KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/11500 E., 2019/4692 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2019
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE ALACAK
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakanı ...’den intikal eden taşınmazların taksim ve tasfiyesi için davalıyı diğer mirasçılar ile birlikte satış yetkisini de içeren 09.02.2007 tarihli vekaletname ile vekil tayin ettiklerini, davalının vekalet görevinin kötüye kullanarak intikal işlemlerini tamamladıktan sonra dava konusu 306 parsel (yenileme ile 34 parsel) sayılı taşınmazdaki payını dava dışı...’a devrettiğini ileri sürerek, çekişme konusu taşınmazın değeri üzerinden miras payına karşılık 10.000.-TL bedelin tazminine karar verilmesini istemiştir. Davalı, zamanaşımı defiyle birlikte davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sebepsiz zenginleşme hükümlerinden kaynaklanan talep yönünden zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “... olayda uygulama yeri bulunmayan sebepsiz zenginleşme nedeniyle 1 yıllık sürenin karara dayanak yapılması doğru değildir. Dava konusu taşınmazın temlik tarihi ile dava tarihi gözetildiğinde, davanın yasal süresinde açıldığı kabul edilmelidir.
Hal böyle olunca, taraf delillerinin toplanması, değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi yolsuzdur.” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin verilen karar bu kez Dairece; “...taraflar arasında intikal vergilerinin ödenmesi ve bu gibi işlemlerin yapılması karşılığında davacının payının satılıp bu paranın davalı tarafından alınmasına ilişkin bir anlaşma yapılmış ise, bunun tarafları bağlayacağı ve bu maddi vakıanın tanıkla kanıtlanabileceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, davalı tarafından süresinde isimleri bildirilen tanıkların dinlenilmesinden sonra bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir...” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/11500, K. 2019/4692, 18 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama