KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/14277 E., 2020/1154 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada:
Davacı, ortak miras bırakan babaları ...’in kayden maliki bulunduğu 2129 parsel sayılı taşınmazın tamamını 1/3’er paylarla davalı oğullar...,..,...,...satış sureti ile temlik ettiğini , ifraz ve tevhit işlemleri sonucu çekişmeli 2226 parsel sayılı taşınmazın davalı ..., 2221 sayılı parselin davalı ...,2222 parsel sayılı taşınmazın ise;davalı ... adına tescil edildiğini,yapılan işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, satışın gerçek olduğunu,davacı ve eşine de taşınmaz veren miras bırakan ...’in denkleştirme amacı ile hareket ettiğini savunmuşlardır.
Mahkemece,davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece, "...miras bırakanın hem davalılara hem davacı kızı ile eşi lehine temlikler yaptığı kayden sabittir. Toplanan tüm deliller yukarıdaki ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde temlikin mal kaçırma amacı ile yapılmadığı, murisin mirasçıları arasında denkleştirme amacı ile hareket ettiği sonucuna varılmaktadır. Hâl böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir...'' gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda dava reddedilmiştir.
Karar,davacı vekili ile davalılar... ve ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Davalılar... ve ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğinden;çekişmeye konu taşınmazlarda davalıların müstakilen malik oldukları, nitekim,2226 parsel sayılı taşınmazın davalı ... , 2121 parsel sayılı taşınmazın ise; davalı ... adına kayıtlı bulunduğu, bu itibarla, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı açıktır. Öyleyse,eldeki davada kendilerini vekille temsil ettiren ve ihtiyari dava arkadaşı olan her iki davalı için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, davalılar ... ve ...yararına tek vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
Öte yandan,muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak pay oranında açılan tapu iptali ve tescil davasında; dava konusu taşınmazların keşfen belirlenen ve yargılama sırasında harcı ikmal edilen değerlerine göre davacının miras payı gözetilerek tespit edilecek miktarlar üzerinden her bir davalı lehine nispi vekalet ücretinin hüküm altına alınması gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile maktu vekalet ücretine karar verilmiş olması da isabetsizdir.
Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından , yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 7. paragrafındaki “Davalılar ... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine’’ ibarelerinin çıkarılarak yerine “Davalılar ... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 3.548,23 TL vekalet ücretinin davacı ...’tan alınarak davalı ...’a,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/14277, K. 2020/1154, 20 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama