İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/2241 K.2018/15470

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar tereke temsilcisi tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu,…

Esas2016/2241Karar2018/15470Tarih12 Aralık 2018Okuma6 dk · 1.120 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2016/2241 E., 2018/15470 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Aralık 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.120 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar tereke temsilcisi tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal tescil, olmadığı takdirde tazminat isteklerine ilişkindir.

Davacılar, kanser hastası olan mirasbırakan ... .... .'nin, ehliyetsiz olduğu dönemde davalı ... .... .... . işlemlerini takip edeceğini söyleyerek hile ile aldığı vekaletnameyi kullanarak, tevkil yetkisi ile vekil tayin ettiği dava dışı ... aracılığı ile mirasbırakanın 121 parsel sayılı taşınmazdaki payını kendi adına, 118 parsel sayılı taşınmazı ise diğer davalı oğlu ... .... . adına satış suretiyle devrini sağlayarak, vekalet görevini kötüye kullandığını, davalıların kötüniyetli olduğunu, temliklerin muvazaalı olup, satış bedellerinin de ödenmediğini ileri sürerek, tapu iptali ve tescile, mümkün olmadığı takdirde tazminata karar verilmesini istemişlerdir.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, mirasbırakanın ehliyetli olduğu ve kendi isteği ile vekaletname verdiği gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar Dairece ‘’...hukuki ehliyetsizliğin kamu düzeni ile ilgili olduğu da göz önüne alınarak önemine binaen öncelikle incelenmesi...akit ve vekâletin veriliş tarihlerinde miras bırakanın ehliyetli olup olmadığı yönünde rapor alınması, ehliyetli olduğunun anlaşılması halinde, diğer hukuki sebepler yönünden gerekli araştırmanın yapılması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek karar verilmesi isabetsizdir.

Kabule göre de, küçükler ... .... .Azgın'ın velayet görevinin ve buna bağlı olarak avukata verdiği vekaletin son bulacağı, bu küçükler yönünden velayet yetkisinin gerçek anne olan ... ..... Özdemir'de olacağı kuşkusuzdur. O halde; gerçek anne olan ... .....

Özdemir'e tebligat yapılarak davada yeralması ve davaya icazet verildiği takdirde dava şartının gerçekleştirildiği gözetilerek davaya onun huzuru ile devam edilmesi veya onun vereceği vekaletname üzerine davanın takip edilmesi gerekirken bu hususun da gözardı edilmesi doğru değildir.’’ gerekçesi ile bozulmuş, bozmaya uylarak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine ilişkin karar Dairece ‘’mirasbırakan ...’e teb’an eldeki davanın açıldığı, terekenin elbirliği ile mülkiyete tabi olduğu gözetildiğinde;

mirasçıların iştirakinin sağlanması gerektiği, ne var ki yaşı küçük davacılar ... .... .gül ve ... .... .’ı velayeti altında bulunduran ... .....

Özdemir’in 22.09.2011 havale tarihli dilekçesinde davaya katılmak istemediğini ve açılan davaya icazette vermediğini beyan ettiği gözetildiğinde, iştirakin sağlanması bakımından terekeye temsilci atanması, bu şekilde davanın görülebilirlik koşulu sağlandıktan sonra bozma ilamı doğrultusunda işin esasının incelenmesi gerektiği " gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak tereke temsilcisi davaya dahil edilmek suretiyle yapılan yargılama neticesinde mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Hemen belirtmek gerekir ki, mirasbırakanın işlem tarihinde ehliyetli olduğu ... Kurumu raporuyla saptanmak suretiyle ehliyetsizlik iddiası yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Tereke temsilcisi vekilinin bu yöne ilişkin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine,

Tereke temsilcisi vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

Bilindiği üzere; bozma ilamına uyulmuş olmakla ilgilileri lehine usulî kazanılmış hak oluşur ve mahkeme bozma gereklerini yerine getirmek zorundadır. Ancak, mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.

Şöyle ki; Dairece verilen ilk bozma kararında taraf teşkilinin sağlanması ve ehliyetsizliğin kamu düzeni ile ilgili olması sebebiyle önemine binaen öncelikle inceleme yapılması gerekeceği, ikinci bozma kararında ise mirasbırakanın terekesine tereke temsilcisi atanmasının sağlanması ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek usuli konularda bozma kararı verilmiş olup mahkeme gerekçesinde sadece ehliyetsizlik iddiasına ilişkin olarak değerlendirme yapıldığı görülmüştür.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakanın 27.03.2009 tarihinde öldüğü, geride eski eşi ... .... . Azgın’dan olma kızı ... .... .nur ile bir dönem fiilen birlikte yaşadığı ... .... . Özdemir’den olma çocukları ... .... .gül ve Teyfikhan’ın mirasçı olarak kaldıkları, mirasbırakanın dava konusu taşınmazları satış yetkisi içeren 13.02.2009 ve 23.02.2009 tarihli vekaletnameler ile davalı kardeşi ...’i vekil tayin ettiği, davalı ...’ın vekaletnamelerdeki tevkil yetkisi ile 24.02.2009 tarihinde vekil tayin ettiği dava dışı ...’ın mirasbırakanın 142 ada 118 parsel sayılı taşınmazdaki payının tamamını davalı ...’e,142 ada 121 parsel sayılı taşınmazını ise davalı ...’e 24.02.2009 tarhinde satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.

Borçlar Kanununun temsil ve vekalet aktini düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.

6098 s. Türk Borçlar Kanununda (TBK) sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 506. maddesinde (818 s. Borçlar Kanununun 390.) maddesinde aynen; "Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir.

Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür.

Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır. Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir.

(TBK'nin 504/1) Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur.

Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi, ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu göz ardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin son fıkrası uyarınca sorumlu olur.

Bu sorumluluk BK'de daha hafif olan işçinin sorumluluğuna kıyasen belirlenirken, TBK'de benzer alanda iş ve hizmetleri üslenen basiretli bir vekilin sorumluluğu esas alınarak daha da ağırlaştırılmıştır.

Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi 4721 s. Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.

Üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, TMK'nin 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

Ne var ki, mahkemece vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiası bakımından bir değerlendirme yapılmadan sadece ehliyetsizlik iddiası yönünden karar verilmiştir.

Hâl böyle olunca; vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiası bakımından yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca inceleme ve değerlendirme yapılarak elde edilecek olguların neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Tereke temsilcisinin bu yöne ilişkin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/2241, K. 2018/15470, 12 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/2241
Karar No
2018/15470
Tarih
12 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2016/2243 K.2018/7837
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/2243 K.2018/11508
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/2246 K.2018/15709
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2016/2246 K.2018/7627
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/2247 K.2018/27557
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/2248 K.2018/27558

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.