KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/3097 E., 2016/3842 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2016
- Dava türü
- TAPU İPTALİ-TESCİL
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar dahili davalı ... vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, 5737 Sayılı Yasanın 17.maddesine dayalı tapu iptal ve vakfı adına tescil isteğine ilişkindir.
Davacı ... İdaresi, 578 ada 15 parsel sayılı taşınmazdaki “... kızı ...” adına kayıtlı 3/24 payın aslının vakıf olduğunu ileri sürerek mahlulen ... Vakfı adına tesciline karar verilmesi istemiyle hasımsız olarak eldeki davayı açmış, yargılama sırasında ... davaya dahil edilmiştir.
Mahkemece, 5737 Sayılı 17.maddesindeki koşulların gerçekleştiği saptanarak vakfı adına tesciline karar verilmiş olmasında kural olarak isabetsizlik yoktur. Bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, Reddine.
Hemen belirtilmelidir ki; bu davaların niteliği gereği hasımsız olarak açılıp görülmesine hukuki bir engel yoktur. Ancak mutasarrıf ya da maliklere 3561 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kayyım tayin edilmiş olan durumlarda, yasal hasım olarak kayyıma husumet yöneltilmesi gerekeceği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; taşınmazın ... adına kayıtlı olmadığı, davanın hasımsız olarak açıldığı, yargılama sırasında ...’nin davaya dahil edildiği anlaşılmaktadır. Ancak usul hukukumuzda dahili davalı şeklinde bir müessese bulunmayıp, dahili dava yolu ile bir kimseye taraf sıfatı verilmesi de mümkün değildir.
Hâl böyle olunca, ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmuş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/3097, K. 2016/3842, 31 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama