KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/6492 E., 2019/1790 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2019
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Davacı, mirasbırakanı...’ın 15151 parsel sayılı taşınmazını davalı torununa satış suretiyle temlik ettiğini, işlemin mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescile, aksi halde tenkise karar verilmesini istemiştir.
Davalı, temlikin bedeli karşılığında yapıldığını, muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine; toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle muris muvazaası iddiasının davacı tarafından kanıtlanamadığı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacının işin esasına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazının REDDİNE,
Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince;
Davacı vekilince kararın 21.12.2016 tarihinde temyiz edildiği, buna ilişkin (temyiz dilekçesi ekli) tebligatın davalı vekiline 22.01.2016 tarihinde tebliğ edildiği, kararın katılma yoluyla 03.02.2016 tarihinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine mahkemece süresi geçtiğinden bahisle temyiz talebinin reddine dair 11.02.2016 tarihli ek kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, davalının bu yöne ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazının REDDİNE,
Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazına gelince;
Bilindiği üzere, muris muvazaası hukuksal sebebine dayalı davalarda dava değeri, taşınmaz ya da taşınmazların tümünün diğeri üzerinden davayı açan mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet eden değer olup, bu değer üzerinden yargılama gideri ve harca hükmedilmesi gerekir.
Somut olayda; davanın, 50.000 TL dava değeri üzerinden harç ödenmek suretiyle açıldığı, dava konusu taşınmaz üzerindeki 1 nolu bağımsız bölümün keşfen belirlenen dava tarihindeki değerinin 125.000-TL, 7 nolu bağımsız bölümün keşfen belirlenen dava tarihindeki değerinin ise 250.000-TL olduğu anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında keşfen belirlenen değerlere göre noksan harç ikmal edilmemiştir.
Bu durumda dava dilekçesinde belirtilen değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/6492, K. 2019/1790, 13 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama