KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/7710 E., 2019/5239 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2019
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakan Hafize Ceylan'ın maliki olduğu 4 parsel sayılı taşınmazını ileride davalı ...'a devredilmek üzere diğer davalı ...'ye satış suretiyle temlik ettiğini, yapılan işlemlerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ile mirasçılar adına tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, iddiaların yerinde olmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece ‘...Mirasbırakanın çekişme konusu taşınmazda yaptığı 1/2 pay temliki yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.’ gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonucunda davalı ... ve Hakan hakkında açılan davanın pasif husumet yönünden reddine, davalı ... hakkında açılan davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla duruşma günü olarak saptanan 15.10.2019 Salı günü saat 09.35 de daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Ancak bilindiği üzere; hakim doğru sicil oluşturmakla yükümlü olup değinilen yönün kamu düzenini ilgilendirdiği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince, davacıların veraset ilamındaki payları oranında iptal ve tescile karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından; mahkeme kararının 3. bendinin tümüyle hükümden çıkarılarak, yerine;
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/7710, K. 2019/5239, 15 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama