KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/8830 E., 2019/3398 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2019
- Dava türü
- TESPİT
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tespit davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı kayyım vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kayıt malikinin davacılar murisi ile aynı kişi olduğunun tespiti isteğine ilişkin olup; 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğü zamanında açılmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK'nın) 382/1. maddesinde; "Çekişmesiz yargı, hukukun, mahkemelerce, aşağıdaki üç ölçütten birine veya birkaçına göre bu yargıya giren işlere uygulanmasıdır" hükmüne yer verilmiş; bu ölçütler ise ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller, ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkın bulunmadığı haller ve hakimin re’sen harekete geçtiği haller olarak ifade edilmiştir.
Kanunda, çekişmesiz yargı işlerinin neler olduğu önce genel çerçevesi belirlenerek, daha sonra da mümkün olduğunca sayılarak belirtilmiştir. Ancak bu sayma sınırlı olmadığından, kanun maddesinde sayılmayan fakat çekişmesiz yargı ölçütlerini taşıyan diğer işlerin de çekişmesiz yargı işi olarak kabulü gerekir. Başka bir deyişle, 382. maddede sayılmamakla beraber çekişmesiz yargının ölçütlerinden birini veya birkaçını taşıyan bir iş de çekişmesiz yargı işi olarak değerlendirilebilir.
Tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi işleri de 6100 sayılı HMK'nın 382. maddesinde belirtilen çekişmesiz yargı işlerinden sayılır. Kaldı ki, 382. maddenin 2-ç/1 fıkrasında "Taşınmaz üzerinde taraf oluşturulmasına ve hak ihlaline sebebiyet vermeyecek düzeltmelerin yapılması" da çekişmesiz yargı işi sayılmıştır.
Ne var ki, ileri sürülen isteğin HMK'nın 382. maddesi kapsamında çekişmesiz yargı niteliğinde bulunduğu ve aynı Kanunun 383. maddesi uyarınca uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği açıktır.
Hal böyle olunca, görevsizlik kararı verilmesi yerine işin esası hakkında hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/8830, K. 2019/3398, 27 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama