İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/9445 K.2020/534

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil, bedel davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın dava şartı yokluğundan reddine, birleştirilen davanın hukuki yarar şartı yokluğundan reddine ilişkin olarak verilen karar asıl davada…

Esas2016/9445Karar2020/534Tarih4 Şubat 2020Okuma5 dk · 989 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2016/9445 E., 2020/534 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Şubat 2020
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

989 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil, bedel davası sonunda, yerel mahkemece asıl davanın dava şartı yokluğundan reddine, birleştirilen davanın hukuki yarar şartı yokluğundan reddine ilişkin olarak verilen karar asıl davada davalı, birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 04.02.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden dahili davacılar vekili Avukat ...ile temyiz edilen davacı Hazine vekili Avukat ..., İhbar olunan ... vekili Avukat... geldiler,

davetiye tebliğine rağmen davalı ... vekili Avukat vd. gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Asıl dava yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen dava yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı bedel isteğine ilişkindir.

Asıl davada davacı idare, 900 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 28.07.2006 tarihinde, toplamda 6 blok, her blokta ise 12 adet bağımsız bölüm olmak şartıyla kat irtifakının kurulduğunu, daha sonra davalılar tarafından D ve F bloklarında mimari projeye ve 28.07.2006 tarihli kat irtifakına aykırı şekilde ortak alan olarak ayrılan yerlerin iş yeri olarak değiştirildiğini, davalı kooperatif tarafından D bloktaki A harfi ile numaralandırılan bağımsız bölümün davalı ...’a, F bloktaki A harfi ile numaralandırılan bağımsız bölümün ise öncelikle dava dışı ...’na, ondan da diğer davalı ...’ya satış suretiyle devredildiğini, davalılar adına oluşan tescil işleminin yolsuz olduğunu ileri sürerek, 28.07.2006 tarihli kat irtifakına göre iptal tescile karar verilmesini istemiştir.

Asıl davada davalı ..., tapu kaydına güvenerek ve bedelini ödeyerek dava konusu yeri iktisap ettiğini, iyi niyetli olduğunu belirterek asıl davanın reddini savunmuş, birleşen davada tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan devletin sorumlu olduğunu ileri sürerek 250.000,00-TL bedele karar verilmesini istemiştir.

Asıl davada davalı ..., dava konusu F blokta A harfi ile numaralandırılan yeri dava dışı ...’ndan bedelini ödeyerek satın aldığını, davalı ... ile diğer davalı Mega Kent Yapı Kooperatifi arasındaki ilişkiyi bilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Asıl davada davalı Mega Kent Yapı Kooperatifi, davaya cevap vermemiştir.

Birleştirilen davada davalı idare, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, asıl davanın TMK’nun 1027. maddesi ve Tapu Sicili Tüzüğünün 85. maddesi uyarınca davacı tarafından doğrudan dava açıldığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine, birleşen davanın ise Tapu Sicil Tüzüğünün 75.maddesi uyarınca Tapu Müdürlüğüne başvuru yapılmadan doğrudan dava açıldığı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 900 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 28.07.2006 tarihinde her birinde 12 adet bağımsız bölüm olmak şartıyla toplamda 6 blok üzerinden kat irtifakının kurulduğu, bahse konu kat irtifakına aykırı şekilde davalı kooperatif temsilcileri tarafından D ve F bloklarında Şarkışla Belediye Başkanlığının 22.07.2006 tarihli genel inşaat projesine aykırı şekilde ortak alan olarak ayrılan kısımların A harfi ile numaralandırılmak suretiyle bağımsız bölüme çevrildiği,

daha sonra davalı Mega Kent Yapı kooperatifi yetkililerince D blokta yer alan ve A harfi ile numaralandırılan bağımsız bölümün davalı ...’a 20.11.2007’de, F blokta yer alan ve A harfi ile numaralandırılan bağımsız bölümün ise önce ihbar olunan ...’na 27.12.2007’de, ondan da 22.02.2008 tarihinde davalı ...’ya satış suretiyle devredildiği anlaşılmaktadır.

Hemen belirtmek gerekir ki, Anayasa’nın 40. maddesinin 3.fıkrasında “Kişinin resmi görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da kanuna göre Devletçe tazmin edilir.” hükmü öngörülmüş; 129. maddenin 5. fıkrasında ise; “Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının ancak idare aleyhine açılabileceği” açıklanmıştır. TMK’nun 1007. maddesi bu bağlamda yorumlandığında, tapu sicillerinin tutulmasından ve bundan doğan zararlardan devletin sorumlu olacağı ilkesinin benimsendiği anlaşılmaktadır.

Yasanın bu açık hükmünün kaynak olduğu devletin sorumluluğu tapu sicilinin tutulması sırasında, sicil memurunun hukuka aykırı işlemi ile sonuç arasında nedensellik bağının varlığı gerekli ise de eylem yada işlemin kusura dayanması gerekmez. Zira devletin sorumluluğu kusursuz sorumluluktur.

Dayanaksız ya da hukuksal duruma uymayan kayıtlar düzenlemek, taşınmazın niteliğinde yanlışlıklar yapmak da aynı kapsamda düşünülmelidir.

Bilindiği üzere; bu tür davaların kural olarak kayıt maliki ya da mirasçıları tarafından açılması gerekir ise de; davacı idarenin Türk Medeni Kanununun 1025. ve 1007. maddeleri ile Tapu Sicili Tüzüğünün 85. maddesi ( yargılama sırasında, 17.8.2013 tarihinde yürürlüğe giren Tapu Sicili Tüzüğünün 74.maddesi) gereğince tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan sorumlu olacağı, TMK’nun 1007. maddesinde düzenlenen sorumluluğun kusursuz sorumluluk olup, bu madde kapsamında Hazinenin tazminat davasına muhatap ve tazminata mahkum olabileceği gözetildiğinde, eldeki davanın açılmasında ve sonuçlandırılmasında davacı idarenin hukuki yararının bulunduğu kuşkusuzdur.

Öte yandan. Tapu Sicili Tüzüğü’nün 85. maddesi “ Kütük üzerinde belgelere aykırı tescil veya yazımın düzeltilebilmesi için ilgililerin yazılı olurunun alınması ve yevmiye defterine kaydedilmesi gerekir. Belgeye aykırı yazımın veya tescilin düzeltilmesine, ilgililerden birisinin yazılı oluru olmazsa, müdür defterdarlık veya mal müdürlüğünden düzeltme için dava açılmasını, talep eder. Hazine avukatı bulunmayan yerlerde bu düzeltmeler için müdürlük tarafından re'sen dava açılır.

İkinci ve üçüncü fıkralardaki durum, ayrıca kütük sayfasının beyanlar sütununda belirtilir. (Değişik son fıkra: 8/11/2004-2004/8109 K.) Kütük, yevmiye defteri ve yardımcı sicillerde belgesine aykırı olarak basit yazım hatası yapıldığının tespit edilmesi halinde, müdür tarafından nedeni düzeltmeler sicilinde açıklanarak, re'sen düzeltme yapılır.” şeklinde olup, doğrudan dava açmaya engel bir yasal düzenleme içermemektedir.

O halde; asıl davada Tapu Müdürlüğünün hatalı gerçekleştirilen çekişmeye konu işleminin düzeltilmesi ile ilgili olarak, birleşen davada ise davalı ...’in TMK'nın 1023. maddesinin "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde ki hükmü uyarınca yukarıdaki ilkelerde dikkate alındığında (bedel istemli) eldeki davayı açabileceği kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca; toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilip, işin esasına girilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Asıl davanın davalısı ile birleştirilen davanın davacısının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.01.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden, asıl davanın davalısı, birleştirilen davanın davacısı ... vekili için 2.540.00. TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 04.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/9445, K. 2020/534, 4 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/9445
Karar No
2020/534
Tarih
4 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/9446 K.2020/1223
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/9459 K.2020/811
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/9461 K.2020/806
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2016/9462 K.2020/2928
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/9463 K.2020/985
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/9464 K.2020/912

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.