KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2017/4214 E., 2020/3746 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakanları ...'in kat irtifakı kurulu ... ada ... sayılı parseldeki ... ve ... nolu dükkanlarını o tarihte 18 yaşından küçük olan torunu ...'ya satış göstermek suretiyle temlik ettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, ...'nin ölümü ile de geride mirasçı olarak anne ve babasının kaldığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile mirasçılar adına payları oranında tescile, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, maaşı ve geliri olmayan mirasbırakanın geçimini sağlayabilmek için dava konusu yerleri sattığını, daha önceden de benzer ihtiyaçları için bir kısım taşınmazlarını elden çıkardığını, mal aileden çıkmasın diyerek davalıların, oğulları ... adına dükkanları aldıklarını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın reddine ilişkin verilen karar Dairece; “... mirasbırakanın, davaya konu bağımsız bölümlerini temlik tarihinde 18 yaşından küçük olan ve alım gücü bulunmayan torunu ...'ye satış suretiyle temlik ettiği, tanık anlatımlarına göre kira gelirleri bulunan ve hayır işleriyle de uğraşan murisin taşınmaz satmaya ihtiyacının olmadığı, ...'nin annesi olan davalı kızı ... ile birlikte yaşadığı, taşınmazların gerçek değerleri ile satış değerleri arasında da fahiş fark bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bütün bu somut bulgu ve olgular yukarıda değinilen ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde, mirasbırakanın taşınmazları temlikteki gerçek iradesinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Hâl böyle olunca; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir...” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı ... vd. vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 14.07.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine Temyiz eden davalı ... ve vekili Av.... geldi. Davetiye tebliğine rağmen temyiz eden Davalı ..., temyiz edilen davacılar ... vd. vekili Avukat gelmedi. Dahili Davalı ..., Dahili Davalı ... gelmedi. Yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekiln sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma ilamında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı ... v.d. vekilinin işin esassına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Davalı ... v.d. vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında dava değerinin, çekişme konusu taşınmazın tümünün değeri üzerinden davayı açan mirasçı ya da mirasçıların paylarına isabet eden değer olduğu kuşkusuzdur.
Somut olayda; davacıların miras payına isabet eden ve harcı tamamlanan değer 80.000,00 TL olup, bu değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2017/4214, K. 2020/3746, 14 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama