KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2018/1652 E., 2020/6059 K.·Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2020
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, ... ....
Noterliği’nin 03.11.2011 tarihli vekaletnamesi ile vekil olarak tayin ettiği davalılardan ...’ın vekaletname ile kendisine verilen yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle adına kayıtlı 2526 ada 3 parselde yer alan 2, 3 ve 4 nolu bağımsız bölümlerini davalı ...’a ve yine kayden maliki olduğu 3200 parsel sayılı taşınmazdaki 1352/2360 payını (4093 ada 20 parselde 169/295 pay) ise diğer davalı ... ...'a (...), onun da davalı ...'ye satış yolu ile temlik ettiğini, temliki işlemlerden sonradan haberdar olduğunu ve 10/01/2012 tarihinde vekillikten azlettiğini,
satış bedelinin gerçek değerinin çok altında bir bedel olmakla birlikte satıştan haberdar edilmediği gibi bedelin de kendisine ödenmediğini, vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını, zararlandırıldığını, davalılar arasında el ve iş birliği bulunduğunu, ... ile ...'ın adli sicil kaydında resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, uyuşturucu madde kullanımına ilişkin suçlardan sabıkaları bulunduğunu, vekaletnameyi verirken sabıka kaydındaki suçlardan ve geçmişlerinden haberdar olmadığını,
sağlık sorunlarının olduğu dönemde işlerinin takibine yardımcı olacakları konusunda uyandırdıkları güvene dayalı olarak vekalet verdiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde bedelin ve ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davacının satıştan haberdar olduğunu, satış konusunda anlaştıklarını bunun üzerine vekaletname verdiğini, satış bedelinin ödendiğini, tapuda devir yapıldığını, temlik sırasında belediye emlak değeri üzerinden işlem yapıldığını, taşınmazın devir tarihinde tapu kaydında davacının borçlarından dolayı birden çok haciz kaydı bulunduğunu, borçların da kendisi tarafından ödenmesi karşılığında taşınmazların devri için anlaştıklarını, taşınmazları devir aldıktan sonra hacze konu borçların ödendiğini, iyiniyetli alıcı olduğunı, davalı ..., davacı ile diğer davalının,
davacının borçları nedeniyle 4 parça taşınmazın alım satımı ve satış bedeli konusunda anlaştıklarını, bu anlaşmanın tarafı olmadığını, hastalık nedeniyle resmi işlemlerin yapılabilmesi için vekalet verildiğini, hatta satış bedellerinin davalının değişik icra müdürlüklerinde bulunan ...-7 adet icra dosyalarının kapatılması için kullanıldığını, emlak vergilerinin, mali borçları ve eşinin banka kredi borçlarının ödendiğini, satışın üzerinden 4 yıl geçtikten sonra açılan bu davada hakkın kötüye kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılar savunma getirmemişlerdir.
Mahkemece, alınan vekaletname kötüye kullanılarak davacı adına kayıtlı taşınmazların muvazaalı bir şekilde davalılara devredildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalının istinaf talebinin ... Bölge Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk dairesince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılardan ... vekili tarafından süresinde duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olmakla duruşma günü olarak saptanan 17.11.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen davalı ... vekili gelmedi, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2018/1652, K. 2020/6059, 17 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama