KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2019/2194 E., 2020/4403 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, davalı ile ortak mirasbırakanı Fikri’nin kayden maliki olduğu 13 parsel (eski 2 parsel) sayılı taşınmazı 28.12.1978 tarihinde davalıya satış suretiyle devrettiğini, temlikin muvazaalı olduğunu ileri sürerek çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, aksi takdirde tenkise karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında ölümü ile mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Davalı, satışın gerçek olduğunu, mirasbırakanın mal kaçırmasını gerektirecek bir nedeninin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece “...Değinilen ilke ve olgular birlikte değerlendirildiğinde, mirasbırakan ...’ın davalı eşine yaptığı temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu yönündeki davacı iddiasının kanıtlanamadığı sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile kabul edilmesi isabetsizdir...” gerekçesiyle bozulmuş, bozma sonrası dahili davacılar davadan feragat ettiklerinden mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde vekalet ücretine hasren temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hâkimi ...'nün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve özellikle gerekçeli karar başlığında ölü olan davacı yerine mirasçılarının isminin yer almamış olmasının mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğu gözetilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik yoktur. Davalının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesinde "Davadan feragat ya da davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır".
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 6. maddesinde "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz." ve yargılama giderlerinden sorumluluğu düzenleyen HMK’nın 326/1. maddesinde “Kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.” hükümleri düzenlenmiştir.
Somut olayda; dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle keşfen saptanan değeri 879.387 TL olup, davacının miras payına (3/16) isabet eden ve harcı tamamlatılan değer 164.885 TL olup, bu değer üzerinden ve dahili davacıların bozma ilamından sonra feragat ettiği gözetilerek vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesi gerekirken, vekalet ücretine ilişkin olumlu olumsuz karar verilmemiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/2194, K. 2020/4403, 24 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama