İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/2610 K.2024/1406

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/2610Karar2024/1406Tarih21 Şubat 2024Okuma6 dk · 1.188 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2022/2610 E., 2024/1406 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Şubat 2024
Mahkemesi
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/521 E., 2021/2598 K.
Hüküm/karar
Kısmen Kabul-Kısmen Ret / Kabul-Karar Kaldırılarak Dava Ret
İlk derece mahkemesi
Sarıkamış Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2013/353 E., 2018/554 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.188 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar ... ile ... ve müşterekleri vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu 141 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit ve tescil edildiğini, oysa taşınmazın evveli itibariyle kök mirasbırakan ...’ya ait olduğunu, ...’nın vefatıyla da mirasçılarına kaldığını, mirasbırakanın terekesinin taksim edilmediğini, davalının taşınmazda hiçbir zaman tek başına zilyet olmadığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile ... mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili tarafından davaya cevap verilmemiş; davalı vekili duruşmalardaki beyanında, mirasbırakandan gelen taşınmazların taksim edildiğini, dava konusu taşınmazın müvekkiline ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davalı tarafından 3. kişilerden satın alındığı,

kalan bölümünün ise tarafların kök mirasbırakanı ... ...’den geldiği ve mirasbırakanın terekesinin taksim edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu 141 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 04.06.2014 tarihli fen bilirkişi raporu ve eki krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümü yönüyle davanın reddine, taşınmazın geriye kalan 2.909,741 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ise tapu kaydının iptali ile ... ...’den gelen miras payları ayrı ayrı hüküm yerinde gösterilmek suretiyle davacılar adına tesciline, kalan payın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın tamamının kök mirasbırakan ...’dan mirasçılarına kaldığını, taşınmazın davalı ile bir ilgisi bulunmadığı halde Mahkemece taşınmazda davalıya pay verilmesinin yanlış olduğunu, öte yandan müvekkillerin bir kısmının mirasbırakanı olan ...’in mirasçılarından ...’ın davaya dahil edilmediğini, bu durumda taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemeyeceğini ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece yapılan değerlendirmenin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde davacılar adına kayıtlı taşınmazlar bulunduğunu, bu durumun dahi mirasbırakanın terekesinin taksim edildiğini gösterdiğini, keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin de bu durumu dile getirdiğini ileri sürerek istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların dava konusu taşınmazın ortak mirasbırakan ... ...'e ait olduğunu iddia ederek kendi hisseleri oranında adlarına tescil talebi ile dava açtıkları, mirasbırakanın davacılar dışında başkaca mirasçılarının da bulunduğu, mirasbırakanın terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu, elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkının ortaklığa giren malların tamamına yaygın bulunduğu, TMK'nın 640 ve 702 nci maddeleri hükümlerine göre elbirliği mülkiyetinde tasarrufi işlemlerde oybirliği arandığı,

kural olarak dava açmanın da tasarrufi bir işlem olduğu, terekeye dahil taşınmaz için bir veya birkaç mirasçının adlarına tescil istemiyle dava açamayacağı, bu istekle açılan davalarda, tüm mirasçılar adına (tereke adına) tescil istenilmediğinden dava dışı diğer mirasçıların davaya katılımlarının sağlanması veya miras şirketine temsilci tayin edilmesi yoluyla dava şartının sağlanması ve davaya devam edilmesinin mümkün olmadığı, aktif dava ehliyetinin sonradan giderilemeyeceği, dava tarihi itibariyle davalı ...'in ortak mirasbırakan ... ...'in mirasçısı olmadığı,

davalının mirasbırakanının yargılama sırasında vefatı ile davalı ... ortak mirasbırakan ...'nın mirasçısı durumuna gelmişse de dava tarihi itibariyle davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığından ve bu eksiklik sonradan giderilemeyeceğinden, davacıların dava açmakta aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

B. Temyiz Nedenleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın uzun yıllar boyunca kök mirasbırakan ... tarafından kullanıldığını, mirasbırakanın vefatı ile de taşınmazın mirasçılarına kaldığını, taşınmaz tereke malı olduğu için her bir mirasçının tek başına dava açabileceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 640, 702 ve 705 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Kadastro sonucunda Kars ili, Sarıkamış ilçesi, Boyalı köyü çalışma alanında bulunan 141 ada 2 parsel sayılı 3.993,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince, dava tarihi itibariyle davalının ... terekesine karşı 3. kişi konumunda olduğu, mirasçılardan birinin terekeye karşı 3. kişi konumunda olan birisi aleyhine kendi payı hakkında açtığı dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılımı veya terekeye temsilci atanması suretiyle devam edilmesine olanak bulunmadığı kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan değerlendirme ve varılan sonuç usul ve yasaya aykırıdır.

Davacılar ... ile ... ve müşterekleri, davalı ... adına kayıtlı dava konusu taşınmazın kök mirasbırakan ... ...’den intikal ettiğini ve mirasçılar tarafından mirasbırakanın terekesinin taksim edilmediğini ileri sürerek terekeye iade istemiyle dava açmışlardır. Kök mirasbırakan ... ..., Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önce 1910 yılında vefat etmiş olup ölüm tarihine göre terekesi paylı (müşterek) mülkiyet hükümlerine tabidir.

Bu mülkiyet şeklinde paydaşların her birinin payları belirli olup aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmamakta ve taraflar birbirlerine karşı üçüncü kişi konumunda bulunmaktadırlar.

Davacıların bir kısmının müşterek mirasbırakanı olan babaları ...'in terekesi ise, ölüm tarihi itibariyle elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğundan, terekeye döndürme istemiyle açılan eldeki davanın, davacıların bir kısmının müşterek mirasbırakanı ...'e ait payla ve davacı ...’un payıyla sınırlı olarak yürütülmesi gerekir.

Hal böyle olunca Mahkemece, ...’in bir kısım mirasçıları olan davacılara, müşterek mirasbırakanları ...’in diğer mirasçılarının davaya muvafakatlerini almak ya da mirasbırakanlarının terekesine temsilci atanmasını sağlamak için süre ve imkan tanınmalı, bu şart sağlandığında işin esasına girilerek adı geçenler yönüyle davaya müşterek mirasbırakan ... terekesi ve davacı ... adına devam edilerek tarafların iddia ve savunması çerçevesinde delilleri toplanıp değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir.

Bölge Adliye Mahkemesince bu husus gözetilmeksizin hüküm kurulması isabetsiz olup davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacılara iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/2610, K. 2024/1406, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Nedenleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2610
Karar No
2024/1406
Tarih
21 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/2611 K.2024/1973
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/2621 K.2024/1151
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/2625 K.2024/860
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/2636 K.2024/2324
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/2637 K.2024/923
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/2639 K.2024/862

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.