İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/2867 K.2024/5290

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/2867Karar2024/5290Tarih30 Eylül 2024Okuma6 dk · 1.278 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2023/2867 E., 2024/5290 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Eylül 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/847 E., 2023/300 K.
Hüküm/karar
Ret / Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
Denizli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/142 E., 2021/297 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.278 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı; ailesinden gizli yaptığı borçları bulunduğunu, bu borçları kapatabilmek amacıyla ...

Emlak adındaki iş yerine giderek ... isimli kişiden 20.000,00 TL borç istediğini, ...’in 20.000,00 TL borcu vermeyi kabul ettiğini, ancak borca teminat olarak taşınmazını belirttiği kişiye devretmesi gerektiğini söylediğini, bu nedenle aldığı borca teminat olarak maliki olduğu 1641 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki 5 nolu bağımsız bölümü davalı ...’e devrettiğini, bir kaç ay sonra söz konusu işyerine giderek borcu ödeyeceğini ve taşınmazını geri almak istediğini söylediğini, kendisine 180.000,00 TL karşılığında taşınmazını geri verebileceklerini söylediklerini, sürekli borçlandığını,

alım-satım ilişkilerinde fayda dengesini gözetmediğini,akıl zayıflığının olabileceğini, temlik tarihinde ehliyetsiz olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiş,11.10.2021 tarihli dilekçesi ile tapu iptali ve tescil talebi kabul edilmez ise taşınmazın devir tarihindeki değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ...; ev alma niyeti olduğu için daha önceden ...

Emlak isimli iş yerine gittiğini, uygun fiyatlı ev olduğunda kendisine haber vereceklerini söylediklerini, ... tarafından aranarak kendisine uygun fiyatlı ev olduğunun söylendiğini, iş yerine gittiğini, iş yerinde davacının da bulunduğunu, davacının acil paraya ihtiyacı olduğu için taşınmazı satmak istediğini söylediğini, ancak satış işleminden eşinin haberdar olmasını istemediğini, evde kiracı olduğunu ve kiracıya da satış işlemini söylemeyerek yaz dönemine kadar bu durumu idare etmesini istediğini, taşınmaz için 200.000,00 TL istediğini, 180.00,000 TL'ye anlaştıklarını, davacının isteği üzerine parayı elden verdiğini,

evi ticari yatırım amacıyla aldığını ve paraya ihtiyacı olduğu için 210.000,00 TL'ye diğer davalıya sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı ...; dava konusu taşınmazı 210.00,00 TL bedel ile satın aldığını, satın alma işlemi için kredi kullandığını, davacının eşinden habersiz sattığı taşınmazı geri alabilmek adına bu yola başvurduğunu, bu durumun kendisinin mağduriyetine yol açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Denizli 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.10.2021 tarihli, 2020/142 Esas, 2021/297 Karar sayılı kararı ile; Adli Tıp Kurumu raporuna göre davacının işlem tarihinde herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bulunmadığının saptandığı, gabinin şartlarının oluşmadığı, taşınmazın gerçek değeri ile resmi senette gösterilen değer arasında fark olmasının tek başına iddiayı ispata yeterli olmadığı, edimler arası oransızlığın sebebinin davacının zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiğinin davacı tarafça ispat edilemediği, davalı ...’in iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Adli Tıp Kurumundan davacının satış tarihi olan 27.12.2017 tarihinde zeka düzeyinin ve kolay kandırılmaya müsait olup olmadığının tespiti yönünden rapor tanzim edilmesinin istendiğini, buna rağmen Adli Tıp Kurumu raporunda Mahkemece talep edilen zeka düzeyinin tespitine ilişkin herhangi bir test yapılmadığını, düzenlenen raporun eksik olduğunu, Mahkemece eksik inceleme ile tanzim edilen bu rapora itibar edilerek karar verilmesinin doğru olmadığını, davacının Manisa Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesinde tedavi görmeye başladığını,

davacıya bipolar bozukluk teşhisi konulduğunu ve tedavisine başlandığını, bu hususların ve Adli Tıp Kurumu raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, gabinin objektif ve subjektif unsurlarının gerçekleştiğini, davalı ...’in taşınmazı 180.000,00 TL ‘ye aldığını beyan ettiğini, oysa bilirkişi raporuna göre ...’e temlik tarihinde taşınmazın değerinin 360.000,00 TL olarak belirlendiğini, davalı ...’in satış bedeli olarak 180.000,00 TL ödediğini yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, davacının taşınmazı devrettiği sırada darda kalma, tecrübesizlik , düşüncesizlik hallerinin bulunduğunun ispat edildiğini,

Denizli 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1341 E, 2020/715 karar sayılı kararı ile TMK’nın 406. maddesi gereğince davacının vesayet altına alınmasına karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da davacı ...’nın kendisini ve ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç halinin bulunduğu gerekçesiyle kısıtlanmasının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek anılan karanın onandığını, davacıda Denizli Devlet Hastanesi raporuna göre orta derecede zeka geriliği bulunduğu,

davacının kandırılmaya müsait olduğunu, davalı ...’in davacıyı sömürme ve yararlanma kastı olduğunun ortaya çıktığını, davalı ... ile diğer davalı ...’in danışıklı olarak birlikte hareket ettiklerini, taşınmazın kısa aralıklarla devri, gerekse taşınmazın devir bedellerinin piyasa değerinin 3-3,5 kat altında olması, gerekse davalıların taşınmazda bulunan kiracıya evi satın aldıklarını bildirmemesi,

6 ay boyunca kira istememeleri, taşınmazı görmeden satın almaları hususları göz önüne alındığında her iki davalının kötü niyetli olduğunun açık olduğunu, davalı ... tarafından kullanılan kredinin diğer davalı ...’in hesabına gönderilmediğini, taşınmazın 2018 yılı Ocak ayında satılmasına rağmen, 2018 yılı Ağustos ayına kadar kimsenin taşınmazdaki kiracıdan kira talep etmediği,

bu döneme kadar taşınmazdaki kiracının kira bedellerini davacının hesabına gönderdiğini, davalı ...’in de taşınmazı satın almasına rağmen içindeki kiracıdan kira talebinde bulunmadığını ve taşınmazı görmeden satın aldığını, davalıların açıkça davacının hiffetsizliğinden yararlandıklarının açığa çıkmaması için uğraştıklarını, taşınmazın bedelsiz devredildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 14.03.2023 tarihli, 2022/847 Esas, 2023/300 Karar sayılı kararıyla.

Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu’nun raporu uyarınca davacının işlem tarihinde hukuki ehliyetinin bulunduğunun anlaşıldığı, davacının Denizli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/1341 E. sayılı dava dosyasında vesayet altına alındığı ve mahkemeden husumete izin istemine karar verildiği, taraf beyanları, deliller, dosya kapsamına göre davalıların taşınmazı devralırken davacının sadece paraya ihtiyacı olduğunu söylediği, gabine dayalı hukuksal koşulların oluşmadığı, irade sakatlığından kaynaklanarak satışın gerçekleştirildiği hususunun ispatlanamadığı,

İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ehliyetsizlik ve gabin hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 28, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. 6100 sayılı HMK’nın 190. maddeleri.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 9., 10., 13., 15. maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının kayden maliki olduğu 1641 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki 5 nolu bağımsız bölümü 27.12.2017 tarihinde satış suretiyle davalı ... ...’e, ...’in de 08.02.2018 tarihinde davalı ...’a devrettiği, Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulunun 14.10.2019 tarihli raporuna göre davacıda fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve hareket serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya zeka geriliği tespit edilmediği, 27.12.2017 tarihinde davacının fiil ehliyetini haiz olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.

2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI.KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 247,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

30.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/2867, K. 2024/5290, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. Vı.karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2867
Karar No
2024/5290
Tarih
30 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2869 K.2024/2914
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/2869 K.2024/10513
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2875 K.2024/2880
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/2878 K.2024/2758
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/2881 K.2024/4777
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/2882 K.2024/6904

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.