İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3390 K.2024/1239

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Esas2023/3390Karar2024/1239Tarih15 Şubat 2024Okuma6 dk · 1.285 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2023/3390 E., 2024/1239 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Şubat 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2013/720 E., 2015/395 K.
Hüküm/karar
Ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.285 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar ve davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar; ... köyünde yapılan hatalı kadastro çalışmaları sırasında kendilerine ait 113 ada ve 10 - 120 ada 4- 121 ada 18- 122 ada 4 - 123 ada 15 ve 124 ada 2 parsel sayılı taşınmazların davalı adına tespit gördüğünü, anılan taşınmazların yüzyıllardan beri kendilerinin ailesi tarafından kullanıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adlarına eşit şekilde tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP

Davalı Hazine temsilcisi; dava konusu taşınmazların özel mülkiyete konu edilmelerinin ve imar-ihya edilmelerinin mümkün olmadığı belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 07.07.2015 tarihli ve 2013/720 E- 2015/395 K sayılı kararıyla; davanın tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olduğu, bu niteliği gereği uyuşmazlık hakkında karar verebilmek için dava konusu taşınmazların başında bilirkişiler eşliğinde keşif yapılması gerektiği, keşif masrafı ve bilirkişi ücretleri için 1.944,50 TL'lik gider avansının dosya kapsamında yer alması gerektiği, dosya kapsamında mevcut olan 700,00 TL'lik gider avansı gözetilerek tamamlanmış işleri etkilememek kaydı ile 1.200 TL'lik gider avansı eksikliğini ikmal etmesi için davacı vekiline muhakemenin 6. celsesinde kesin süre verildiği, ancak davacı vekilinin kendisine verilen kesin süre içerisinde anılan eksikliği gidermediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı Hazine vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle. Mahkeme tarafından dosyada masraf olmasına rağmen 6 ncı celsenin 1 nolu ara kararı ile "Dosya kapsamında yer alan gider avansı yetersiz olduğundan HMK'nın 120 inci maddesi gereğince tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydı ile 1.400,00 TL'lik gider avansının iki haftalık kesin süre içerisinde mahkeme veznesine yatırılmasına,

verilen süre içerisinde yatırılmaz ise davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtarına (ihtarat yapıldı)" şeklinde ara karar kurulduğunu, fakat dosyada masraf olduğunu, yine keşif harcının da bulunduğu hususlarının açık ve net olduğunu, keşif yapılması gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, gerekçeli kararda 1.200 TL'lik gider avansının tamamlanması için süre verildiğinin belirtildiğini, ancak 6 ncı celsede ise 1.400 TL masraf istendiğini, Mahkemenin gerekçesinin çelişkili olduğunu,

dosyada eksik gider avansı olmadığından yargılamaya devamla esastan hüküm kurulması gerekirken davanın usulden reddinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesine rağmen kendileri lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, bu hususun düzeltilmesi gerektiğini bildirmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü madesinin "g" bendi, 115 inci maddesinin 1 ve 2 inci fıkraları, 120 nci maddesi.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 324/1 ve 324/2 nci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 21.04.2015 tarihli 6 ncı celsede; " Dosya kapsamında yer alan gider avansı yetersiz olduğundan HMK'nın 120 nci maddesi gereğince tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydı ile 1.400,00 TL'lik gider avansının iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememiz veznesine yatırılmasına, verilen süre içerisinde yatırılmaz ise davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtarına (ihtarat yapıldı) " şeklinde ara karar kurulduğu, 07.07.2015 tarihli 7 nci celsede ise davacı vekilince önceki celse verilen ara kararı uyarınca gider avansının yatırılmadığının anlaşıldığı belirtildikten sonra davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

2. Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren, 6100 sayılı HMK'nın 114 üncü madesinin "g" bendinde, gider avansının yatırılmış olması dava şartları arasında sayılmış, Kanun'un 115 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, Mahkemenin bu koşulun mevcut olup olmadığını kendiliğinden araştıracağı, ikinci fıkrasında ise, bu şartın noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği öngörülmüştür. HMK'nın "Harç ve Avans Ödemesi" başlıklı 120 nci maddesinin birinci fıkrası harç ve avansların Bakanlıkça saptanacağı, dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacağı, avansın yeterli olmadığının anlaşılması durumunda davacıya iki haftalık kesin süre verileceği düzenlenmiştir.

"Delil ikamesi için avans" başlıklı HMK'nın 324 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin sürede yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler" hükmü düzenlendikten sonra, ikinci fıkrasında; tarafların bu yükümlülüğü yerine getirmemeleri halinde talep ettikleri delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacakları öngörülmüştür.

3. Görüldüğü üzere HMK'nın 324 üncü maddesinde düzenlenen delil ikamesi avansı, HMK'nın 114 üncü maddesinin "g" bendinde belirtilen gider avansından hüküm ve sonuçları itibariyle farklı olup dava şartı niteliğinde değildir. Mahkemenin söz konusu ara kararında istenen avans, (her ne kadar gider avansı olduğu belirtilmiş ise de gider avansı değil) delil ikamesi avansı niteliğinde olup HMK'nın 324 üncü maddesi gereğince, bu avansın süresinde yatırılmamasının hukuki sonucu, delile dayanan tarafın o delilden vazgeçmiş sayılacağıdır.

Ayrıca; davaların kısa zamanda sonuçlandırılması, adaletin bir an önce tecellisi için, taraflarca veya mahkemelerce yapılması gereken bir kısım adli işlemler sürelere bağlanmıştır. Bu sürelerin bazılarını kanun bizzat belirlerken bir kısmını işin özelliğine, tarafların durumlarına göre belirlemesi için hakime bırakmıştır. Kanuni süreler açıkça belirtilen ayrıcalıklar dışında kesindir. Bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 90 ıncı (1086 sayılı HUMK'un 159.) maddesinde açık hükmünde belirtildiği gibi kanunun tayin ettiği süreler hakim tarafından azaltıp çoğaltılamaz. Buna karşın, 6100 sayılı HMK'nın 94 üncü (1086 sayılı HUMK'un 163.) maddesine göre hakimin belirlediği süreler ise kural olarak kesin değildir.

Bu takdirde verilen ikinci süre kesindir. Ancak, hakim kendi belirlediği sürenin kesin olduğuna da karar verebilir. Kesin sürenin tayin edilmesi halinde, karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak doğacağı da kuşkusuzdur. Hemen belirtmek gerekir ki, ister kanun isterse hakim tarafından tayin edilmiş olsun kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak yoktur.

Böylece kesin sürenin kaçırılması; o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, bazen davanın kaybedilmesine dahi neden olmaktadır. Bu itibarla geciken adaletin de bir adaletsizlik olduğu düşüncesinden hareketle, davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere düzenlenen kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır.

Öncelikle, kesin süreye ilişkin ara kararı her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir. Bunun yanında; verilen süre yeterli, emredilen işler gerekli ve yapılabilir nitelik taşımalı, ayrıca hakim süreye uyulmamanın sonuçlarını açıkca anlatmalı, tarafları uyarmalıdır. Öte yandan, kesin süre tarafların yanında hakimi de bağlayacağından uyulmaması halinde gereği hakim tarafından hemen yerine getirilmelidir.

Somut olayda keşif yapılması yönünde kurulan ara kararın yukarıda açıklanan ilke ve usule uygun olduğunu söyleyebilme imkanı yoktur. Bu nedenle Mahkemece, kaç bilirkişi ile keşife gidileceği, bilirkişilerin hazır edilmeleri için gereken davetiye giderleri, bilirkişiler için takdir edilen ücret, yatırılması gereken mahkeme yolluğu, tanıkların keşif mahallinde dinlenilmeleri için gereken tebligat giderleri vs. kalem kalem gösterilmek suretiyle keşif ara kararı kurulması zaruri olup kesin süre içeren ara kararının gereğinin yerine getirilmemesinin doğuracağı sonuçların taraflara hatırlatılması ve bu konuda uyarı yapılması da zorunludur.

4.Hal böyle olunca Mahkemece yukarıda açıklanan ilke ve usule uygun şekilde, hesap edilecek bilirkişi ve keşif giderleri tek tek belirlenmek suretiyle ara karar oluşturulması, bu ara karar doğrultusunda keşif giderlerinin yatırılması için kesin süre verilmesi, belirlenen kesin sürenin sonuçları hakkında tarafları uyarması, kesin sürenin gereğinin yerine getirilmemesi halinde ise HMK'nın 324 üncü maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle, Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, davalının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,

Davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

15.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/3390, K. 2024/1239, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Temyiz
  7. A. Temyiz Yoluna Başvuran
  8. B. Temyiz Sebepleri
  9. C. Gerekçe
  10. V. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3390
Karar No
2024/1239
Tarih
15 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3396 K.2024/519
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/3400 K.2024/1276
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/3400 K.2024/1087
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/3401 K.2024/2615
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/3402 K.2024/1287
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3403 K.2024/967

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.