KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2023/3608 E., 2024/3269 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1667 E., 2023/814 K.
- Hüküm/karar
- Kabul / Kabul-Karar Kaldırılarak Dava Ret -Temyiz Talebi Ret
- İlk derece mahkemesi
- Devrek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/380 E., 2021/257 K.
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2023 tarihli ek kararı ile, kesin nitelikte verilen kararın HMK'nın 362-(1)-a maddesi uyarınca temyiz yoluna başvurulamayan kararlardan olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyiz istemi, temyiz konusu miktar veya değerin kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin temyiz talebinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2023 tarihli ek kararına ilişkindir.
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, mirasçıların kendi payına hasren açtığı bu davada tereke temsilcisi atanmasına gerek ve yer olmadığı halde atandığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, pay oranında açılan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin miras payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur.
Dosya içeriğine göre; mirasbırakanın 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 2310/92160 payını 23.02.2007 tarihinde satış suretiyle davalı oğlu ...’na devrettiği, taşınmazda 02.03.2012 tarihinde yapılan imar uygulaması neticesinde oluşan 103 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 123/160 payın davalı adına tescil edildiği, dava konusu 103 ada 18 parsel sayılı taşınmazdaki 123/160 payın dava tarihi itibari ile keşfe saptanan arsa değerinin 62.605,00 TL, taşınmaz üzerindeki üç katlı ev ve odunluğun dava tarihindeki keşfen saptanan değerinin 272.002,00 TL olup, anılan değerler toplamının 334.607,00 TL olduğu,
bu değerden her bir davacının miras payına (1/8) 41.825,87 TL isabet ettiği, anılan miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238,730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Temyiz talebinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/3608, K. 2024/3269, 7 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama