KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2023/3923 E., 2024/6292 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/501 E., 2023/577 K.
- Hüküm/karar
- Ret / Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/153 E., 2021/247 K.
Karar Metni
1.361 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; davalı şirketlerden Apron Dış Ticaret ile inanç sözleşmesi akdettiklerini ve teminat olarak Apron Dış Ticarete maliki olduğu dava konusu 4091 ada 15 parsel sayılı taşınmazdaki 8 numaralı bağımsız bölümü devrettiğini, Apron Dış Ticaretin edimlerini yerine getirmediği için Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/55 Esas sayılı (Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/898 Esas) davasını açtığını, bu davada 10.02.2012 tarihli tensip zaptı ile tedbir talebinin kabul edildiğini, haklı olduğunun tespit edildiğini ancak depo bedelini yatırmadığı için davanın reddine karar verildiğini,
anılan davanın 19.04.2018 tarihinde kesinleştiğini, bu arada taşınmaza Apron Dış Ticaretin borcu nedeniyle haciz konulduğunu, ipotek borçlusu olarak kıymet takdirinin kendisine de tebliğ edildiğini ve buna itiraz ettiğini, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2018/178 Esas sayılı davayı açtığını, bu davada da tedbir talebinin kabul edildiğini ancak teminatı bir gün sonra yatırdığı gerekçesiyle tedbirin konulmadığını, buna rağmen Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/55 Esas sayılı davasında konulan tedbirin halen kaldırılmamış olduğunu, 2018/178 Esas sayılı davada davanın kabulü ile tapu iptali ve tescile karar verildiğini,
Apron Dış Ticaretin mal kaçırma amacıyla kendisi tarafından depo edilen bedeli diğer davalı NK Geridönüşüme temlik ettiğini, taşınmazdaki tedbir kararına ve verilen tescil kararına rağmen taşınmaz için ihale yapıldığını, taşınmazın .... adlı kişiye ihale edildiğini ve bedeli yatırması için 10 günlük süre verildiğini, kendisinin ihalenin feshi için Antalya 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/720 Esas sayılı davasını açtığını ancak ipotek borçlusu olduğu için husumetten davanın reddine karar verildiğini, ....’ın da 10 günlük sürenin iptali için Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesinde açtığı 2018/730 Esas sayılı davanın kabulüne karar verildiğini,
İcra Müdürlüğü tarafından herhangi bir tebligat yapılmadan ilk ihaleden 1 ay sonra İİK madde 133 uyarınca yeni bir ihale günü belirlendiğini ve taşınmazın ihale ile davalı şirketlerden Uyguralp Yapıya ihale edildiğini, Uyguralp Yapının Antalya civarında sıklıkla ihalelere girdiğini, basiretli tacir gibi davranması gerektiğini, Mahkeme kararı ile taşınmazın adına tesciline karar verildiğini, tescilin yolsuz olduğunu, hem taşınmazını alamadığını hem de 143.765,26 TL ödemek zorunda kaldığını, tüm zararlarını davalı ...
Ticaretin ve perdelerin aralanması kuralı gereği diğer davalı NK Geridönüşümün karşılaması gerektiğini, NK Geridönüşümün Apron Dış Ticaret ile aynı şirket olduğunu, alacaklılardan mal kaçırmak için NK Geridönüşümün kurulduğunu, iki şirketin ortaklarının akraba olduklarını ileri sürerek tapu kaydının iptali ve adına tesciline, mümkün olmazsa uğradığı zararın davalı ... ve NK Geridönüşümden avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı NK Geridönüşüm; davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, şirketlerinin davacı ve diğer davalılar ile alakası olmadığını, sadece alacaklı oldukları davalı ... Ticaretten onun alacağını TBK’nın 183. maddesi uyarınca temlik aldıklarını, davacının iddia ettiği zarar ile ilgilerinin olmadığını, ayrıca Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/178 Esas sayılı davasında verilen ek karar ile depo bedelinin kendilerine ödenmesinden vazgeçildiğini, kendilerine bir ödeme yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Uyguralp Yapı; satış öncesinde Antalya 6. İcra Müdürlüğünün 2017/281 Esas sayılı dosyasında Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/55 Esas sayılı davasında tesis edilen tedbirin satışa engele olup olmadığının sorulduğunu, 2014/898 Esas sayılı davanın 12.02.2018 tarihinde kesinleştiğini, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/178 Esas sayılı davası nedeniyle dava konusu taşınmaza tedbir tesis edilmediğini, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu, kendilerinin taşınmazın mülkiyetini 20.11.2018 tarihinde saat 14:20 itibariyle kazandıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ihalenin usulüne uygun olarak kesinleştiği, yolsuz tescil şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın yolsuz tescil iddialarının ispatlayamadığı, terditli talepler yönünden de yine davacı tarafça ispata yönelik bir delil sunulmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Davanın öncelikle Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/178 Esas sayılı davasında verilen tescil kararı nedeniyle mülkiyet hakkına dayalı yolsuz tescil nedeniyle davalı şirketlerden Uyguralp Yapıya karşı açıldığını, bu isteklerinin kabul edilmemesi halinde ise TBK’nın 112 ve devamı maddeleri uyarınca borcun ifa edilmemesi ve borçlunun temerrüdü nedeniyle davalı şirketlerden Apron Dış Ticarete karşı açıldığını, 2018/178 Esas sayılı davada inanç sözleşmesinin feshi ile taşınmazın müvekkili adına tescil edilmesine karar verildiğini, Mahkemenin bu kararı yanlış anladığını ve eldeki davayı da buna göre yorumladığını,
b. Gerekçenin ve kararın açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu,
c. Mahkeme kararı ile dava konusu taşınmazın mülkiyetinin müvekkiline geçtiğini, müvekkilinin inanç sözleşmesinin teminat niteliğine dayanak olan borçlarını ödediğini, inanç sözleşmesi Mahkeme kararı ile feshedildiğinden ve bu kesin hüküm kesin delil teşkil ettiğinden, davacının zararlarının tazmininin yasa gereği zorunlu olduğunu,
d. Zararın, davacının kusuru olmaksızın mülkiyeti devredilemeyen taşınmazın bedeli kadar olduğunu, dava konusu taşınmazın mülkiyetini öncelikle müvekkilinin edindiğini, ihale alıcısının müvekkilinden sonra tescile hak kazandığını, davanın kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
1. Dosya içeriğinden; dava konusu 4091 ada 15 parsel sayılı taşınmazdaki 8 numaralı bağımsız bölümün davacı tarafından 02.07.2010 tarihinde davalı ...
Ticarete satış suretiyle temlik edildiği, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/898 Esas (Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/55 Esas) sayılı davasında eldeki davaya konu taşınmaz için tapu iptali ve tescil istemli dava açıldığı, davacının ..., davalının Apron Dış Ticaret olduğu, davanın reddine karar verildiği ve kararın 12.02.2018 tarihinde kesinleştiği, 16.03.2018 tarihinde Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/178 Esas sayılı dosyası ile eldeki davaya konu taşınmaz için tapu iptali ve tescil istemli dava açıldığı, davacının ..., davalının Apron Dış Ticaret, temlik alanın NK Geridönüşüm olduğu,
31.12.2019 tarihli karar ile davacının tapu iptali ve tescil isteminin kabulü ile davacı tarafından depo edilen 143.765,26 TL bedelin temlik alana ödenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 01.07.2020 tarihinde kesinleştiği, 02.03.2020 tarihli ek karar ile de depo edilen bedelin Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğünün 2015/15890 Esas sayılı takip dosyasına ödenmesine karar verildiği, anılan ek karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 17.05.2023 tarihinde kesin olarak başvurunun esastan reddine karar verildiği,
dava konusu 8 numaralı bağımsız bölümün icra takibi nedeniyle 20.11.2018 tarihinde davalı Uyguralp Yapıya ihale edildiği, ihale ilanında tedbirin devir ve temlik yasağına ilişkin olup cebri satış işlemlerine engel olmadığının belirtildiği, Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/968 Esas sayılı dava dosyası ile ihalenin feshinin istenildiği, ihalenin feshi isteminin reddedildiği ve kararın 07.02.2020 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
2. Hemen belirtilmelidir ki; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre tapu iptali ve tescil isteminin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
3. Davacı vekilinin tazminat istemine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Somut olayda. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/178 Esas sayılı davasında eldeki davaya konu taşınmaz için tapu iptali ve tescil istemli dava açıldığı, davacının ..., davalının Apron Dış Ticaret, temlik alanın NK Geridönüşüm olduğu, 31.12.2019 tarihli karar ile davacının tapu iptali ve tescil isteminin kabulü ile davacı tarafından depo edilen 143.765,26 TL bedelin temlik alana ödenmesine karar verildiği,
kararın istinaf edilmeden kesinleştiği, anılan karar uyarınca davacı ile davalı ... arasında inançlı işlem sözleşmesi olduğunun ve taşınmazın borcun ödenmesinin teminatı olarak verildiğinin kabul edildiği ve Mahkemece belirlenen bakiye borcun da depo ettirildiği anlaşıldığına göre taşınmaz cebri icra ile davalı Uyguralp Yapıya ihale edilmese idi davacı tarafça mülkiyetin kazanılacağı gözetilerek davacının terditli talebinde haklı olduğunun kabulü gerekir.
4. Hal böyle olunca; davanın mülkiyet hakkına dayalı olduğu, inanç sözleşmesinin tarafının da davalı ... olduğu dikkate alınarak davacının bedel isteminin davalı ... yönünden kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yön itibariyle kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/3923, K. 2024/6292, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama