İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/5817 K.2025/2951

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.04.2025 Salı günü duruşma…

Esas2023/5817Karar2025/2951Tarih12 Haziran 2025Okuma10 dk · 2.022 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2023/5817 E., 2025/2951 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Haziran 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/74 E., 2023/112 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.022 kelime·10 dk okuma·10 bölüm

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.04.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, davalı ... vekili Avukat ... ile davacı ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde. Yığılca ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 147 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davalı ..., 149 ada 32 parsel ve 147 ada 13 parsel sayılı taşınmazların ise ...'nın eşi ve oğlu adına tespit ve tescil edildiğini, kadastro tespitinin gerçeği yansıtmadığını. 147 ada 4 parsel sayılı taşınmazın öncesinde murisleri ...

İnanlı'ya ait olup onun ölümüyle mirasçılarına intikal ettiğini, murisin ölümünden sonra davacıların miras hakkını kullanmalarına izin vermemesi üzerine açılan davada Yığılca Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/32 Esas 1993/58 Karar sayılı kararı ile davalıların müdahalesinin men'ine karar verildiğini, bu taşınmazın kadastro öncesinde ya da sonrasında taksime konu edilmediğini. 149 ada 32 parsel sayılı taşınmazın öncesinde murisleri ...

İnanlı'ya ait olup kadastro çalışmaları sırasında mirastan mal kaçırma amacıyla hareket edilerek davalı ...'in eşi olan davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini. 147 ada 13 parsel sayılı taşınmazın ise öncesinde murisleri ...

İnanlı'ya ait iken ölünceye kadar bakma sözleşmesine istinaden davalı ...'in oğlu ... adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının davacıların veraset ilamındaki hisseleri oranında iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 04.05.2015 tarihli dilekçesiyle davasını ıslah ederek tapu iptali ve tescil talebi kabul görmez ise davalarının tenkis davası olarak devamını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kadastro çalışmalarında davaya konu taşınmazların zilyedi olan davalılar adına tescil edildiğini, 149 ada 32 parsel sayılı taşınmaz muris ...'ın ... Noterliğinin 26.06.1996 tarih ve 10161 yevmiye numaralı taşınmaz satışı ve zilyetliğin devri sözleşmesiyle davalı ...'ye sattığını, 147 ada 4 ve 13 parsel sayılı taşınmazların ...

Noterliğinin 26.06.1996 tarih ve 10160 yevmiye numaralı ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile davalı ...'e devir edileceğinin kararlaştırıldığını ancak kadastro sırasında 147 ada 4 parselin zilyedinin davalı ... olması nedeniyle tespitin adı geçen adına, 13 parselin ise davalı ... adına yapıldığını, taşınmazların devrinin ivazlı sözleşmeler kapsamında yapıldığını, taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi davasından sonra da davalı ...'in 147 ada 4 parsel sayılı taşınmazı kullanmaya devam ettiğini bilahare terekeye dahil 145 ada 1, 2, 3, 4;

147 ada 1, 2, 7 ve 149 ada 33 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sonucunda fiili kullanım ve taksim nazara alınarak davacılar adına tescil edildiğini ve davacıların sonrasında 147 ada 4 parsel yönünden bir taleplerinin bulunmadığını, kadastro çalışması sonucunda davalılar adına tescil edilen taşınmazlar yönünden muris muvazaasına dayalı açılan davanın dinlenme olanağı bulunmadığını, davacıların tenkis talebinin öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 07.01.2016 tarih ve 2014/33 Esas, 2016/2 Karar sayılı kararıyla; davanın muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa tenkis istemine ilişkin olduğu, davacıların asıl talebinin 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının tapuya kayıtlı olmayan taşınmazlar bakımından uygulanma olanağı bulunmadığı belirtilerek reddine, tenkis talebi yönünden ise dava tarihi itibariyle saklı payın ihlali iddiası gündeme getirilmesine karşılık ıslah talebinin 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra ileri sürüldüğü belirtilerek tenkis talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

İlk Derece Mahkemesinin 07.01.2016 tarih ve 2014/33 Esas, 2016/2 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.06.2020 tarihli ve 2016/15400 Esas, 2020/1719 Karar sayılı kararıyla; eldeki davanın, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğu, 147 ada 13 ve 149 ada 32 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davalılar ... ve ...'in muris ...

İnanlı'nın terekesine karşı sıfatları bulunmayıp bir başka ifade ile murisin terekesine karşı 3. kişi durumunda oldukları, bu kapsamda adı geçenlere karşı miras payı oranında dava açılmasına olanak bulunmadığı gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirse de sonucu itibariyle doğru kararın gerekçesi düzeltilerek onanmasına.

147 ada 4 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise öncelikle Yığılca Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/32 Esas, 1993/58 Karar sayılı dosyasının dosya kapsamına alınması, sonrasında mahallinde keşif icra edilerek dava konusu taşınmazın muris ...'den mi yoksa ...'tan mı geldiğinin tespit edilmesi, ...'tan gelmekte ise muris ...’ın ölümünden önce çekişmeli taşınmazı davalı ...'e bağışlayarak zilyetliğini devredip devretmediği,

davacı tarafın dayandığı ve Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp kesinleşen dava dosyasının krokisi uygulanarak anılan dava dosyasındaki yer ile dava konusu yerin aynı yer olup olmadığının tespit edilmesi aynı yer olduğunun anlaşılması halinde anılan kararın eldeki dosya yönünden kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağının usulünce tartışılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, davacılar vekilinin karar düzeltme talebi Daire'nin 21.03.2022 tarihli ve 2021/8494 Esas, 2022/2276 Karar sayılı kararıyla reddedilmiştir.

B. Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.

Yığılca Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/32 Esas, 1993/58 Karar sayılı kararında dava konusu edilen taşınmazın dava konusu yeri de içerisinde almakta olduğu, bilahare kadastro çalışmaları sırasında 147 ada 1, 2, 3 ve dava konusu 4 parsel sayılı taşınmazlara ayrıldığı, aynı kararda dava konusu taşınmazın muris ...'den kaldığının tespit edildiği, dosya kapsamında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların da dava konusu taşınmazın muris ...'ye ait olduğunu ve murisin mal paylaşımı yapmadan vefat ettiğini beyan ettikleri, dava konusu taşınmazın muris tarafından bağışlanmadığı, murisin sağlığında ya da ölümü sonrasında paylaşılmadığı,

geçerli bir paylaşmadan söz edebilmek için tüm mirasçıların ya da yasal temsilcilerinin paylaşmaya katılmalarının zorunlu olduğu ancak böyle bir durumun da ispat olunmadığı, dava konusu taşınmaz yönünden mirasçıların bir kısmı tarafından sürdürülen zilyetliğin kök muris ...'nin terekesi adına sürdürüldüğü, bu kapsamda davacıların dava konusu 147 ada 4 parsel sayılı taşınmazda miras payları oranında hak sahibi oldukları belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde.

İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, Yığılca Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/32 Esas, 1993/58 Karar sayılı dosyasında davaya konu olan ve evvelce dava konusu taşınmazı da içerisine alan geniş bir taşınmaz bölümünün 2000 yılında gerçekleştirilen kadastro çalışmalarında 147 ada 1, 2, 3 ve 4 parsellere ayrılarak tespit ve tescil edildiğini, bu ifrazın tarafların kullanım durumları nazara alınarak yapıldığını, tüm tarafların kök muris ...'den kalan taşınmazdan paylarını aldıklarını, bu kapsamda 147 ada 1 parselin davacı ..., 147 ada 2 parselin davacı ..., 147 ada 6 parselin davacı ...,

147 ada 7 parselin davacı ... adına tespit ve tescil edildiğini, tarafların fiili kullanımı nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Türk Medeni Kanunu'nun 676. maddesi kapsamında mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya yapacakları paylaşma sözleşmesinin mirasçıları bağlayacağını, eldeki davada da tüm mirasçılar arasında ...'den intikal eden taşınmazların fiilen taksim edildiğini ve kadastro tespitinin bu taksim çerçevesinde yapıldığını, eylemli olarak oluşan bu taksime itibar edilmesi gerektiğini,

muris ...'nin davacılar dışında bir mirasçısı bulunmadığını dolayısıyla fiilen gerçekleştirilen bu taksimin tüm mirasçıları bağlayacağını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro sonucunda. Düzce ili, Yığılca ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 147 ada 4 parsel sayılı 7.002.73 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ve taksim nedeniyle davalı ... adına tespit gördüğü, kadastro tespitinin 21.09.2010 tarihinde kesinleştiği, davacıların taşınmazın kök muris ... İnanlı'dan geldiği ve terekenin taksim edilmediği iddiasıyla eldeki davayı açtığı, davalının ise muris ...

İnanlı'dan kalan taşınmazların taksim edildiğini ve bu taksim kapsamında davacılar adına tespit ve tescil edilen taşınmazların da bulunduğunu savunduğu, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda dava konusu taşınmazın muris ...

İnanlı'dan kaldığı ve tüm mirasçıların katılımıyla gerçekleştirilen bir taksimin bulunmadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verildiği görülmekte ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmadığı gibi usul ve yasaya da aykırıdır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki; taraf koşulu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-d maddesi gereğince dava şartı olup aynı Kanun'un 115/1 maddesi kapsamında mahkemelerce re’sen gözetilmelidir.

Davanın açıldığı sırada mevcut olmasına rağmen yargılama sırasında taraflardan birinin ölümüyle taraf ehliyetinin sona ermesi durumunda 6100 sayılı Kanun'un 55. maddesi kapsamında Mahkemece davacının mirasçılarının tamamının tespit edilerek davadan haberdar edilmeleri gerekir.

Eldeki davada, davacı ...'ün yargılama sırasında 20.12.2018 tarihinde öldüğü, buna karşılık İlk Derece Mahkemesince adı geçen davacının ölümü sonrasında taraf teşkilinin sağlanması için herhangi bir usul işlemi yapılmaksızın yargılamanın görülüp sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır.

İlk Derece Mahkemesince, davacının ölümüyle vekâlet ilişkisinin son bulduğu gözetilerek 6100 sayılı Kanun'un 55. maddesinde gösterilen şekilde ölen davacının mirasçıları tebligat yoluyla davadan haberdar edilip davayı takip edip etmeyecekleri belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yargılama sürdürülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

Öte yandan; işin esasına ilişkin olarak dosya kapsamında dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile Yığılca Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.05.1993 tarihli ve 1992/32 Esas, 1993/58 Karar sayılı kararı ve ekindeki kroki nazara alındığında dava konusu 147 ada 4 parsel sayılı taşınmazın muris ... İnanlı'dan kaldığı anlaşılmaktadır. Buna karşılık davalı vekili cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında muris ...

İnanlı'nın terekesine dahil bir kısım taşınmazların fiili kullanım ve taksim nazara alınarak kadastro çalışmaları sonucunda davacılar adına tescil edildiğini ileri sürmüştür.

Nitekim, Daire'nin 30.04.2025 tarihli eksiklik talep yazısı sonucunda dosya kapsamına kazandırılan belgelerden dava konusu 147 ada 4 parsel sayılı taşınmaza komşu 147 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların irsen intikal ve taksim nedeniyle ...'a ait iken 21.10.2009 tarihli hibe senedine istinaden sırasıyla davacılar ... ve ... adlarına, 147 ada 6 parsel sayılı taşınmazın irsen intikal ve taksim hukuki nedeniyle davacı ... adına, 147 ada 7 parselin ise irsen intikal ve taksim nedeniyle davacı ... adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmıştır.

Şu halde uyuşmazlık, muris ...'nin terekesinin usulünce taksim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Buna karşılık, İlk Derece Mahkemesince davalı tarafın taksim savunması üzerinde durularak usulünce taksim araştırması yapılmaksızın sonuca gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.

Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle yargılama sırasında ölen davacı ...'ün mirasçıları tebligat yoluyla davadan haberdar edilip davayı takip edip etmeyecekleri belirlenmeli, sonrasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesi kapsamında hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davanın taraflarından, muris ...'nin ölümünden sonra mirasçıları arasında yapılan taksim ve bu taksim sonucunda paylaşılan taşınmazlara ilişkin açıklamada bulunmaları istenilmeli, taksime konu olduğu belirtilen taşınmazların kadastro tutanak örnekleri dosyaya kazandırılmalı, sonrasında taşınmazlar başında yaşlı, tarafsız,

yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, önceki keşiflere katılan yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, her bir taşınmaza ilişkin olarak mahalli bilirkişiler ve tanıklardan söz konusu taşınmazı hangi tarihten beri kimin ne şekilde kullandığı, davalı tarafın taksim savunması uyarınca muris ...'nin ölümünden sonra terekesinin tüm mirasçılarının katılımıyla taksim edilip edilmediği, taksim varsa taksime kimlerin katıldığı, katılmayan mirasçı varsa temsil edilip edilmediği ya da sonradan taksime icazet verip vermediği,

her bir mirasçıya miras payına karşılık olarak terekeden hangi menkul ya da gayrimenkulün verildiği, taksimden sonra taksime uygun kullanım bulunup bulunmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanların çelişmesi halinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkiler giderilmeye çalışılmalı, beyanlar arasında oluşabilecek çelişkinin giderilememesi halinde hangi beyana ne sebeple üstünlük tanındığı gerekçeli kararda tartışılıp açıklanmalı, bu yolla muris ...'nin terekesinin usulünce taksim edilip edilmediği kesin olarak belirlenmeli ve bundan sonra,

toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Kabule göre de; davacıların dava konusu taşınmazın tapu kaydının miras payları oranında iptali ile adlarına tescilini talep ettiği nazara alınmaksızın dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile ayrı bir parsel numarası altında davacıların miras payları oranında tesciline karar verilmek suretiyle infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi yargılama sonucunda tahsiline karar verilen karar ve ilam harcının davacıların miras payı oranında hesaplanan dava değeri üzerinden belirlenmesi gerekirken dava konusu taşınmazın tamamı üzerinden belirlenmiş olması da isabetsizdir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'ya iadesine,

03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davalı ... vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınmasına,

Dosyanın Yığılca Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

12.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/5817, K. 2025/2951, 12 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Sebepleri
  11. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  12. VI. Karar
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5817
Karar No
2025/2951
Tarih
12 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/5820 K.2025/5440
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/5820 K.2025/4615
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/5845 K.2025/4883
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/5868 K.2025/4479
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/5870 K.2025/4543
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/5878 K.2025/10935

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.