İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2637 K.2025/2643

Bölge Adliye Mahkemesinin 19.02.2024 tarihli tavzih kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili ve asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; davalı vekilinin duruşma isteği değerden reddedilerek süre,…

Esas2024/2637Karar2025/2643Tarih26 Mayıs 2025Okuma7 dk · 1.437 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2024/2637 E., 2025/2643 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Mayıs 2025
Mahkemesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1909 E., 2024/126 K.
İlk derece mahkemesi
Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/490 E., 2021/30 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.437 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesinin 19.02.2024 tarihli tavzih kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili ve asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; davalı vekilinin duruşma isteği değerden reddedilerek süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü;

I. DAVA

1. Davacılar asıl davada; mirasbırakan dedeleri .....'ın .... ada 2, 1038 ada 1, 1036 ada 5 parsel sayılı taşınmazları ile 1175 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 19/1200 payını damadı olan dava dışı ... ...'a satış suretiyle devrettiği, ...'nın da temlik aldığı tüm bu taşınmazları murisin ikinci eşi olan davalı ...'a devrettiği, temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı, ...'nin de taşınmazları dava dışı üçüncü kişilere devrettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.

2.Birleştirilen davada davacılar; mirasbırakan dedeleri ....n'ın 1037 ada 2 parsel sayılı taşınmazını damadı olan dava dışı ... ...'a satış suretiyle devrettiği, ...'nın da taşınmazı murisin ikinci eşi olan davalı ...'a devrettiği, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı, ...'nin de taşınmazı dava dışı üçüncü kişiye devrettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL'nin faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmesini istemişler, yargılama aşamasında asıl ve birleştirilen dava yönünden her bir davacı için ayrı ayrı, toplam 128.587,85'er TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP

Asıl ve birleştirilen davada davalı ...; iddiaların haksız ve yersiz olduğunu, dava konusu taşınmazların evlilik birliği içerisinde alındığını, bu nedenle anılan taşınmazlarda ½ oranında hakkının bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin yurt dışından emekli olduğu, en son aylık 400 Euro maaş aldığı, sürekli alkol alıp emekli maaşının kendisine yetmediği, murisin davalıya devrettiği taşınmazlar haricinde başka taşınmazlarının da bulunduğu, murisin amacının mal kaçırma olmadığı, davacı tarafça iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 25.01.2024 tarihli 2021/1909 Esas, 2024/126 Karar sayılı kararı ile; murisin dört adet taşınmazı aynı anda dava dışı damadı ...'ya devretmesini gerektirir ihtiyacı bulunduğunun ispat edilemediği, tapuda gösterilen değer ile rayiç değerler arasında misli ile fark bulunduğu, murisin banka hesaplarında ödenen paraya rastlanmadığı, ... tarafından murisin ölümünden yaklaşık 3 ay kadar sonra taşınmazların kayınvalidesi olan davalıya devredildiği,

davalının taşınmazları alacak ekonomik gücünün bulunmadığı, devir karşılığı para ödendiğinin ispat edilemediği, temliklerin murisin ilk eşinden olan çocuğundan olma torunlarından mal kaçırma amacıyla yapıldığı, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken somut verilere dayanmayan sosyal, mali ve içtimai durum araştırmasına dayalı olarak davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

yeniden hüküm tesisi ile asıl ve birleştirilen davaların kabulü ile dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiş, 19.02.2024 tarihli tavzih kararı ile 25.01.2024 tarih 2021/1909 Esas, 2024/126 Karar sayılı karar ile asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırıldığı, yeniden hüküm tesis edilerek davanın kabulü ile tapu iptali ve tescil hükmü kurulduğu, ancak dava konusunun taşınmazların dava dışı üçüncü şahıslara devredilmesi nedeni ile tazminat olduğu,

hüküm kurulurken sehven iptal – tescil hükmü kurulduğu, Dairece maddi hata yapıldığı, bu durumda hükmün tashihine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 25.01.2024 tarihli karar, “asıl ve birleştirilen davaların kabulü ile 02.12.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda davacılar ..., ... ve ...'nın miras payları oranında belirlenen ayrı ayrı 128.587,85'er TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara miras payları oranında ödenmesine, bu kararın 25.01.2024 tarih 2021/1909 Esas, 2024/126 Karar sayılı kararın eki sayılmasına” şeklinde tashih edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Bölge Adliye Mahkemesinin 19.02.2024 tarihli tavzih kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili ve asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiştir.

1. Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince asıl davada, birleştirilen davanın dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmediğini, ön inceleme duruşması yapılmadan tahkikata geçildiğini ve birleştirilen davada davacıların delillerinin toplanmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince davaların kabulüne karar verilmesinin doğru olduğunu ancak hükme esas alınan 02.12.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda hesap hatası yapıldığını, bu rapor esas alınarak kurulan hükmün de hatalı olduğunu, ayrıca asıl ve birleştirilen dava için ayrı ayrı harç ve vekalet ücreti hesaplanması gerekirken bu hususa da dikkat edilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince, duruşma açılmadan ve yeni delil toplanmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı tarafça açılan ve sonuca etkili olacak mal rejiminden kaynaklı davanın sonucunun beklenilmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin kabul gerekçesinin olaya ve oluşa uygun olmadığını, birleştirilen davada dava dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmediğini, ön inceleme duruşması yapılmadan tahkikata geçildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tazminat istemine ilişkindir.

1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden. 1933 doğumlu mirasbırakan ...’ın 16.05.2013 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak ilk eşi ...’den olma oğlu ...’dan olan davacı torunları ..., ... ve .... ile ikinci eşi olan davalı ..., ilk eşi ...’den olma dava dışı oğlu ... ve davalı eşi ...’den olma dava dışı çocukları ...,...,..., ve ...’in kaldığı,

murisin dava konusu 1037 ada 2,1038 ada 1,1036 ada 5 parsel sayılı taşınmazları ile 1175 parsel sayılı taşınmazdaki 19/1200 payını 23.11.2010 tarihinde damadı olan dava dışı ... ...’a satış suretiyle devrettiği, ...’nın da temlik aldığı tüm taşınmazları 19.08.2013 tarihinde murisin ikinci eşi olan davalı ...‘ye satış suretiyle devrettiği, asıl ve birleştirilen dava tarihlerinden önce ... tarafından tüm taşınmazların üçüncü kişilere devredildiği,

bu nedenle davacılar tarafından asıl davada 1038 ada 1,1036 ada 5 ve 1175 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, birleştirilen davada ise 1037 parsel 2 sayılı taşınmaz yönünden davalı ...’den tazminat talebinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince, iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verildiği, kararın asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı,

bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırıldığı, yeniden hüküm tesis edilerek asıl ve birleştirilen davanın kabulü ile davacıların miras payları oranında iptal- tescile karar verildiği, 19.02.2024 tarihli tavzih kararı ile de davacılarca dava konusu taşınmazların dava tarihinden önce dava dışı üçüncü şahıslara devredilmesi nedeni ile tazminat talebinde bulunulduğu, ancak hüküm kurulurken sehven iptal- tescil hükmü kurulduğu, Dairece maddi hata yapıldığı,

bu durumda hükmün tashihine karar verilmesi gerektiği belirtilerek 25.01.2024 tarihli kararın, “ asıl ve birleştirilen davaların kabulü ile 02.12.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda davacılar ..., ... ve ...'nın miras payları oranında belirlenen ayrı ayrı 128.587,85'er TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara miras payları oranında ödenmesine, iş bu kararın 25.01.2024 tarih 2021/1909 Esas 2024/126 Karar sayılı kararın eki sayılmasına” şeklinde tashih edildiği anlaşılmaktadır.

2. Hemen belirtmek gerekir ki; Bölge Adliye Mahkemesince,19.02.2024 tarihli tavzih kararı ile davacılar lehine kurulan iptal-tescil kararı hükümden çıkarılarak davacıların tazminat talepleri yönünden hüküm kurulmuş ise de 6100 sayılı HMK’nın 304 ve 305. maddeleri uyarınca hükmün tashih veya tavzih yolu ile değiştirilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığına göre, 19.02.2024 tarihli tavzih kararının usul ve yasaya uygun olduğu söylenemez.

3. Diğer yandan, HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hâkimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.

Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince 25.01.2024 tarihli karar ile asıl ve birleştirilen davanın kabulü ile davacıların miras payları oranında tapu iptali ve tescile karar verildiği, dava konusu taşınmazların davalı ... tarafından dava tarihinden önce üçüncü kişilere devredildiği, bu nedenle de davacılar tarafından davalı ...’den tazminat talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda infazda şüphe oluşturacak şekilde hüküm kurulduğu açıktır.

Hâl böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince, HMK’nın 297/2. maddesi gereğince dava konusu hakkında infaza elverişli şekilde yeniden hüküm kurulması gerekirken, hükmü tamamen değiştirecek şekilde tavzih kararı verilmesi isabetsizdir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Tarafların temyiz itirazlarının değinilen yönlerden kabulüne,

2. Bölge Adliye Mahkemesinin 19.02.2024 tarihli tavzih kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. Bölge Adliye Mahkemesinin 25.01.2024 tarihli kararının HMK’nın 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/2637, K. 2025/2643, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2637
Karar No
2025/2643
Tarih
26 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2638 K.2025/2052
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2640 K.2025/2053
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2641 K.2025/2950
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2643 K.2025/2597
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/2648 K.2025/3155
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2649 K.2025/2671

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.