İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3428 K.2025/3150

Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…

Esas2024/3428Karar2025/3150Tarih19 Haziran 2025Okuma6 dk · 1.252 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2024/3428 E., 2025/3150 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Haziran 2025
Mahkemesi
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/967 E., 2024/152 K.
İlk derece mahkemesi
Ulus Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/299 E., 2021/192 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.252 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; tarafların kök mirasbırakanı ...'ın sağlığında 1955 yılında sahip olduğu tüm gayrimenkulleri 4 erkek evladına elden hibe ederek zilyetliklerini devrettiğini, kızlarına hiç mal bırakmadığını, bu doğrultuda Bartın ili Ulus ilçesi ... köyünde bulunan 194 ada 17, 20 parsel, 195 ada 1, 4 parsel, 196 ada 2 parsel, 197 ada 28, 31 parsel, 198 ada 13 parsel, 199 ada 4 parsel, 200 ada 27 parsel sayılı taşınmazların davacıların babası ...’ye teslim edildiğini, ...'ın 1963 yılında ölümünden sonra davacıların babası ...'nün 1993 yılındaki ölümüne kadar taşınmazları tek başına malik sıfatıyla kullandığını,

1993 yılından sonra kız kardeşleri ... ve ...'nin hisselerini davacı erkek kardeşlerine devretmesi ile taşınmazların davacılar tarafından kullanıldığını, taşınmazlarda davalıların hiçbir şekilde zilyetliğinin bulunmamasına rağmen kadastro tespiti sırasında taşınmazların ...'dan intikalen gelmiş gibi davalılar adına tespit edildiğini, ...'ın taşınmazları devretmiş olması nedeniyle bu taşınmazların terekesinde bulunmadığını, kardeşlerden ...'nin farklı bir davada haksız çıkması üzerine davacıların hisselerini geriye almalarını önlemek amacıyla taşınmazları durumu bilen damadı davalı ...'ye devrettiğini,

davalı ... tarafından açılan farklı bir davada emsal karar verildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazda davalılar adına bulunan tapu kayıtlarının iptali ile eşit hisselerle davacılar adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... cevap dilekçesinde; davaya konu 10 parça taşınmaz ile dava konusu olmayan taşınmazların mirasbırakanlarından kendilerine intikal ettiğini, kök mirasbırakan tarafından usulüne uygun taksimat yapılmadığını, tüm taşınmazları bugüne kadar müşterek kullandıklarını, bu doğrultuda tespitin de müşterek yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... cevap dilekçesinde; kayınvalidesi ...'a ait 1/7 hisseyi 2016 yılında satın aldığını, davacılar taşınmazların taksim edildiğini iddia etmişse de mirasbırakanın çocukları olan halalarının tüm taşınmazlarda kanuni miras paylarının bulunduğunu, miras malı olan taşınmazlarda zilyetliğin esas alınmayacağını, kaldı ki kayınvalidesi ...’nin taşınmazları ekip biçtiğini, 9 yıl sonra açılan davanın kötü niyetli olduğunu, kendisinin de diğer halaları aleyhine dava açmadığını, taşınmazı iyi niyetle satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ..., ..., ... ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde; tüm taşınmazların bugüne kadar müşterek kullanıldığını ve usulüne uygun olarak taksim edilmediğini, bu nedenle müşterek tespit edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Dahili davalı ... cevap dilekçesinde; taşınmazların annesi...'ya babası ...'dan intikal ettiğini,... tarafından açılan diğer davanın davaya konu taşınmazlarla ilgisinin bulunmadığını, kök mirasbırakan ...'ın erkek çocuklarının tamamına değil sadece ... ve ... ...’ye taşınmazın belirli kısımlarını verdiğini, yerlerin tamamını vermediğini, ...'ın ölümünden sonra erkek çocuklarının kalan kısımları kendi aralarında bölerek kadastroya kadar fiilen kullandıklarını, annelerinin yaşlı ve Alzheimer hastası olması nedeniyle taşınmazlar üzerinde hak sahibi olamadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre kök mirasbırakan ...'ın kendisine ait taşınmazları 4 erkek çocuğu arasında paylaştırdığı, dava konusu taşınmazların 60 yıl önce davacıların babası ...'e bırakıldığı ve ...'in ölümüne kadar kullanımında olduğu,

...'in ölümünden sonra çocuklarına kaldığı ve kız çocuklarının taşınmaz üzerindeki hisselerini davacılara devrettiği, davacılar gurbette olduğundan kız kardeşlerin davacılar adına taşınmazları ekip biçtikleri, keşifte dinlenen davacının kız kardeşi ...'nin de taşınmazların 1955 yılında babalarına bırakıldığını ve uzun süre babalarının zilyetliğinde olduğunu belirterek bu hususları doğruladığı, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre ortalama bir insanın ömrü kadar uzun süreli kullanımın taksime karine olarak kabul edildiği,

ayrıca taşınmazlardaki hissesini kayınvalidesi ...'dan devralan davalı ...’nün kötü niyetli olduğu ve devrin mal kaçırma amacıyla yapıldığı, davalıların dava konusu yerlerde hiçbir hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 10 parça taşınmazda davalılar adına kayıtlı olan 3/7'lik kısmın tapu kaydının iptali ile iptal edilen kısımların eşit hisseler halinde davacılar ... ve ... adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazların ortak mirasbırakandan geldiği konusunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı, uyuşmazlığın ... ...’nün sağlığında taşınmazların zilyetliğini davacıların mirasbırakanına devredip devretmediği noktasında olduğu,

tapusuz taşınmazların menkul mal hükümlerine tabi olup yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği, zilyetliğin devrinin her türlü delille kanıtlanabileceği, somut olayda dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre ... ...’nün taşınmazlardaki zilyetliğini davacıların mirasbırakanına devrettiği ve taşınmazların mirasbırakan ... ...’nün terekesinden çıktığı, bu nedenle davanın kabulünde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını,... tarafından açılan davada verilen hükmün bakıma muhtaç haldeki...'nın davayı takip edememesi nedeniyle eldeki davada emsal teşkil edemeyeceğini, anılan davada davalı ... ...’nün davayı kabul ettiğini,...'nın yaşlılığı nedeniyle ... ve ...'ye ait taşınmazları davaya dahil edemediğini, davacıların iddiaları ve keşif mahallindeki tanık ifadelerinin dava konusu taşınmazların hibe edildiğini ve mirasbırakanın muvazaalı hareket ettiğini tasdikler nitelikte olduğunu,

tanık beyanlarının mirasbırakanın kız çocuklarına herhangi bir hak bırakmamak iradesiyle böyle bir tasarrufta bulunduğunu açıkça ortaya koyduğunu, Mahkemece taksimin kanuna ve dürüstlük kurallarına uygun yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, taksim yapıldığına ilişkin kesin ve inandırıcı delil olmaması halinde mirasçılık durumunun devam edeceğini ve zilyetliğin tüm mirasçılar adına sürdürüleceğini, tanıkların beyanının kök mirasbırakandan değil köy içerisindeki konuşmalardan duyuma dayalı olduğunu, saklı payın ihlal edildiğinin açık olduğunu,

mirasbırakanın kız çocuklarının yapılan bu hibe işleminden haberdar olmadığını ve hisselerini devir iradelerinin bulunmadığını, buna ilişkin somut bir delil de sunulmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosyanın incelenmesinden; tarafların ortak mirasbırakanı ...'ın 1987 yılında ölümüyle geriye çocukları ..., ..., ... ve davalı ...'nın kaldığı, kök mirasbırakanın çocuklarından ...'nın ölümüyle geriye davacılar ... ve ... ile dava dışı kardeşleri ... ve ...'nin kaldığı, davalı ...'in kök mirasbırakanın çocuklarından ...'ın oğlu ve ...'nin damadı olduğu, diğer davalıların kök mirasbırakanın kızı ... mirasçıları oldukları ve davalı ...'nın yargılama sırasında ölümüyle mirasçılarının davaya dahil edildiği,

194 ada 17, 20 parsel, 195 ada 1, 4 parsel, 196 ada 2 parsel, 197 ada 28, 31 parsel, 198 ada 13 parsel, 199 ada 4 parsel, 200 ada 27 parsel sayılı taşınmazların 7 hisse itibarıyla 1/7 hissesinin ... ..., 1/7 hissesinin ..., 1/7 hissesinin ... ve 4/7 hissesinin ...'nün zilyetliğinde bulunduğu belirtilerek 1/7 payının davalı ..., 1/7 payının bir kısım davalılar mirasbırakanı ..., 1/7 payının davalı ...'nün kayınvalidesi olan ... ve 4/7 payının elbirliği halinde ... mirasçıları adına 26.08.2009 tarihinde tespit edildiği,

194 ada 20 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde ahşap iki katlı ev ve su kuyusunun ...'ye ait olup davacılar ... ve ... tarafından kullanıldığının belirtildiği, kadastro tespitinin 26.11.2009 tarihinde kesinleştiği, tespit maliki ...'ın davaya konu taşınmazlar ve dava dışı bir kısım taşınmazdaki 1/7 payını 29.04.2016 tarihinde davalı ...'ye sattığı, davacıların kızkardeşleri olan ... ve ...'nin taşınmazlarda bulunan hisselerini 23.11.2018 tarihinde eşit hisselerde davacılar ... ve ...'ye devrettiği, tespit maliki ...'nın ölümü üzerine hisselerinin 30.10.2018 tarihinde mirasçılarına intikal ettiği,

davanın 26.11.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Bir kısım davalılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 2.658,16 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3428, K. 2025/3150, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3428
Karar No
2025/3150
Tarih
19 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/3429 K.2025/9219
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3429 K.2025/3055
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/3430 K.2025/2450
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/3431 K.2025/9956
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/3431 K.2025/11157
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3432 K.2025/3047

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.