KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2024/3429 E., 2025/3055 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1930 E., 2024/1357 K.
- İlk derece mahkemesi
- Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/924 E., 2022/162 K.
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; ortak murisleri ...'ın 187 parsel sayılı taşınmazı 1967 yılında dava dışı ... haricen satın alıp ölene dek kullandığını, 1978 yılında yapılan kadastro tespiti sonucu taşınmazın dava dışı ... adına tescil edildiğini, muris tarafından dava dışı ... aleyhine tapu iptali ve tescil davası açıldığını, ...'in murise, kendisine bir miktar daha para ödemesi halinde taşınmazı devredebileceğini söylemesi üzerine muris Almanya'da çalışmakta olduğundan vekil kıldığı davalı aracılığıyla dava dışı 267 parsel sayılı taşınmazını satarak satış parasını ...'e verdiğini,
ancak 187 parsel sayılı taşınmaz muris tarafından satın alınmasına rağmen satıcı ...'in taşınmazı davalıya devrettiğini, davalının taşınmazı alım gücünün bulunmadığını, temlikin mirastan mal kaçırma amacıyla yapıldığını ileri sürerek 187 parsel sayılı taşınmaz bakımından miras payı oranında tapu iptali ve tescile, mümkün olmazsa tenkise karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; taşınmazı dava dışı 3. kişiden satın aldığını, satış bedelini de kendisinin ödediğini, alım gücünün bulunduğunu, taşınmazın murisle bir ilgisinin olmadığını, murise vekaleten sattığı dava dışı taşınmazın bedelini de murise ödediğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tapu iptali ve tescil isteği bakımından muvazaa iddiasının ispatlanamadığı, tenkis isteği bakımından ise hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın muris Kani adına hiç devredilmediği, davalının taşınmazı 3. kişiden bedelini ödeyerek satın aldığı, muvazaa iddiasının ispatlanamadığı, murisin 23.09.2006 tarihinde öldüğü, davanın 11.12.2017 tarihinde açıldığı, tenkis isteği bakımından Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen 1 ve 10 yıllık hak düşürücü sürelerin geçtiği, davanın reddinin usul ve kanuna uygun olduğu gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava dilekçesindeki iddialarını yineleyip eksik inceleme ile karar verildiğini, davaya konu taşınmazın gerçekte muris tarafından satın alındığını, bu hususun tanık beyanları ile de sabit olduğunu, satış tarihinde davalının mali durumunun araştırılmadığını, dinlenen tanıkların davalı ile akraba olup aynı yerde ikamet etmeleri sebebiyle etki altında kalarak gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarını, muvazaa iddiaları ispatlandığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tenkis isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...'ın 23.09.2006 tarihinde öldüğü, geride mirasçıları olarak eşi dava dışı ... ile çocukları davacı ..., davalı ... ve dava dışı Müjgan'ın kaldığı; davalının davaya konu 187 parsel sayılı taşınmazı 27.09.1988 tarihinde dava dışı ... satın alma yoluyla edindiği; davanın 11.12.2017 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle muris muvazaası hukuki nedeni bakımından somut olayda muris tarafından davalıya yapılan bir temlik bulunmadığından 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yerinin bulunmadığı anlaşıldığına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3429, K. 2025/3055, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama