KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2024/4017 E., 2025/2910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/257 E., 2024/600 K.
Karar Metni
1.094 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilleri tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle birlikte duruşma talebinden vazgeçilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; muris anneleri ...'nin babası olan kök murisleri ...'nun 1965 yılı ve sonrasında dava konusu 128, 298, 299, 300, 301, 303, 304, 308, 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315, 317, 318, 319, 320, 329, 331, 332, 385, 405, 407 parsel sayılı taşınmazlarını satış göstermek suretiyle oğulları olan ..., ..., ... ve ...'e devrettiğini, adı geçenlerin taşınmazları kullandıklarını, gelirlerinden istifade ettiklerini, destekleme primleri aldıklarını, bir kısmını ise satış suretiyle devrettiklerini, ..., ..., ... ve ...'in ölümü ile taşınmazların mirasçıları olan davalılara intikal ettiğini, anneleri ...'ye miras paylarının verilmediğini,
davanın muris muvazaasına dayandığını ileri sürerek davalılar adına kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, devredilen taşınmazlar yönünden miras payları oranında bedelin faiziyle birlikte davalılardan tazminine, ecrimisil ve destekleme primlerinin tespiti ile yasal faiziyle birlikte söz konusu alacağın tahsiline karar verilmesini istemişler, aşamada 6100 sayılı HMK'nın 125. maddesi uyarınca yargılama sırasında devredilen bir kısım taşınmazlar yönünden davaya tazminat davası olarak devam edeceklerini bildirmişler,
bilahare davacılardan Serdal'ın ölümü üzerine mirasçıları davaya devam etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar ... vd. ile davalılar ... vd. cevap dilekçelerinde; hak düşürücü ve zamanaşımız sürelerinin geçtiğini, murisin dava konusu taşınmazları bedeli karşılığında sattığını, davacı tarafın iddiasını destekler bir delili bulunmadığını, murisin dava konusu taşınmazların satış bedeli ile her bir kızına altın aldığını, iki tane ev alarak kızlarına paylaştırdığını, mal kaçırma amacı bulunmadığını, kanser hastası olan murisin pahalı ilaçlarla tedavi olduğunu, bu dönem işleri ile uğraşamadığından taşınmazlarını sattığını, murislerinin kök muris babalarına destek olduklarını, bakımı ile ilgilendiklerini, muvazaanın şartlarının gerçekleşmediğini,
tapu iptali ve tescil dışındaki taleplerin de dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlar, yargılama sırasında davalılardan ... ve ...'ın ölümü nedeniyle mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; tüm talepler yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davalılar ..., ..., ... ve ...'in bir kısım mirasçılarına husumet yöneltilmediği ve usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadığına değinilerek mirasçıların tamamının davaya katılımı ile usulüne uygun taraf teşkili sağlanması gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1/a-4 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu karar üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davada yer almayan mirasçılar davaya dahil edilmek suretiyle dava konusu 128, 298, 299 ve 405 parsel sayılı taşınmazların kök muris ile bir ilgisi bulunmadığından bu parseller yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine.
313, 314, 315, 329, 331 ve 332 parsel sayılı taşınmazların senetsizden zilyetliğe dayalı olarak tespit ve tescillerinin yapıldığı, tapusuz taşınmazlar bakımından 01.04.1974 tarih gün 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı, davanın dinlenme olanağı olmadığı gerekçesiyle 313, 314, 315, 329, 331 ve 332 parseller yönünden davanın reddine; murisin mal kaçırma amacıyla temliki gerçekleştirdiği iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle dava konusu diğer taşınmazlar yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekilleri ayrı ayrı verdikleri temyiz dilekçelerinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıların paylaştırma savunmasına, kız çocuklara verildiği iddia edilen taşınmazlara ilişkin delillerin dosyaya getirtilmediğini, bu hususun ispatlanamadığını, davalı tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, eksik araştırma yapıldığını, gerekçenin içtihatlarla bağdaşmadığını, mevcut delil durumuna göre hatalı olduğunu, davalı tanık beyanlarında çelişkiler bulunduğunu, davacılara verildiği iddia edilen taşınmazın muris tarafından eşi ...'ye devredildiğini,
hak dengesini gözeten bir paylaşım yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, böyle bir kazandırma bulunmadığını, davalı taraf savunmalarının doğru olmadığını, davanın ispatlandığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, tazminat, ecrimisil ve alacak (destekleme primleri) istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden.
1902 doğumlu kök muris ...'nun 27.07.1973 tarihinde ölümü ile geride eşi ..., kızları ..., ..., ..., ..., oğulları ... ve ...'in kaldığı, ...'nin 27.06.1988 tarihinde öldüğü, ...'nin 29.09.1989 tarihinde ölümü ile de geride mirasçıları olarak davacıların kaldığı, davalıların ise ... ve ...'in mirasçıları olduğu, dava konusu 128 parselin tapu kaydı nedeniyle dava dışı... ... adına tespit edildiği, söz konusu tespite itiraz davası açıldığı ve anılan parselin halen davalı olduğu.
298 parselin belgesizden dava dışı... adına tespit ve tescil edildiği. 190 parselin Maliye Hazinesi adına hükmen 06.02.1987 tarihinde (kök murisin ölüm tarihinden sonra) tescil edildiği, 2000 yılında ifrazı sonucu çekişme konusu 405 parselin oluştuğu.
313, 314, 315, 331 ve 332 parsel sayılı taşınmazların kök muris ... malik sıfatıyla zilyetliğinde iken harici ve rızai satışı nedeniyle belgesizden davalılar murisleri ... ve ... adlarına 1/4'er paylarla tespit ve tescil edildiği, 329 parselin ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle bir kısım davalılar murisi ... adına tespit ve tescil edildiği, kadastro tespitlerinin 18.10.1969 tarihinde kesinleştiği; kök muris ...
Mart 1945 tarihli tapuda adına kayıtlı taşınmazları 07.04.1965 tarihinde ... ve ...
1/2'şer paylarla, kalan 2/4 payını ise...'a satış suretiyle devrettiği, ... ve ...Anonim Ortaklığı arasında 3 parça taşınmaza ilişkin 21.06.1965 tarihli ve 1201 yevmiye numaralı akitle ifraz ve satış işlemi yapıldığı, bilahare ... taşınmazlardaki adına kayıtlı paylardan 1/4'ünü 07.05.1968 tarihli ve 1058 yevmiye numaralı işlemle satış suretiyle ...'e devrettiği, kadastro çalışmaları sırasında söz konusu tapu kayıtları dayanak alınmak suretiyle, 299 parsel sayılı taşınmazın ...Anonim Ortaklığı adına, 300, 301, 303, 304, 307, 308, 309, 310, 311, 312, 317, 318,
319 ve 320 parsellerin ise ... ve ... adlarına 1/4'er paylarla tespit ve tescil edildiği (tespitlerin bir kısmının itirazsız 1969, bir kısmının komisyon kararı ile 1971 yılında kesinleştiği), 307 parselin ifrazı ile 385, 310 parselin ifrazı sonucunda ise 407 parsel sayılı taşınmazın oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/4017, K. 2025/2910, 10 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama