İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1154 K.2025/3392

Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi…

Esas2025/1154Karar2025/3392Tarih30 Haziran 2025Okuma7 dk · 1.363 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2025/1154 E., 2025/3392 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Haziran 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/247 E., 2024/251 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.363 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı; davalı ...'ün, dava dışı ağabeyi ...'in hesabına 120.000,00 TL yatırdığını bildirmesi üzerine satış bedellerinin ödendiği inancıyla diğer davalı ...'ı vekil tayin ederek 358 ve 2008 ada 12 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile 2008 ada 14 parselin 1/2 payını davalı ...'ya devrettiğini, tapuların biran önce devredilmesi gerektiğini, davalıya ait taşınmazların 2006 yılının yaz aylarında kendisi adına vekaleten alındığını, inandırıcı olması için tapular devredilinceye kadar senet verdiğini,

bilahare dava dışı ...'in Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/217 Esas sayılı dosyası ile açtığı alacak davasında satış bedelini geri aldığını, 2009/217 Esas sayılı davada paranın dava konusu üç taşınmaz için gönderildiği beyanın dikkate alınmadığını, kesinleşen o dava nedeniyle tapuların iadesinin gerektiğini, davalının hile ile taşınmazları adına tescil ettirdiğini ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde bedel ve manevi tazminata hükmedilmesini istemiş, yargılama sırasında 15.06.2015 tarihli dilekçesi ile davalı ... yönünden davasından feragat etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ...; davacının vekili olarak talimatına istinaden çekişme konusu taşınmazları temlik ettiğini, alıcı olan diğer davalıyı tanımadığını, davacının telefon talimatı üzerine işlemi yaptığını, bedel alınmadan işlemin yapıldığını, davacının dava dilekçesindeki beyanlarına katıldığını belirterek davanın husumetten reddini savunmuştur.

Davalı ...; süresinde davaya cevap vermemiş, aşamada, davacı ile uzun süredir tanıştıklarını, davacının Antalya bölgesinde taşınmaz aldığını ve yüksek karla sattığını, üçüncü kişilerin paraları ile taşınmaz aldığını ve sonrasında onlara devrettiğini, yatırım maksadıyla ve davacının kendilerinde oluşturduğu güven sebebiyle davacıya 17.10.2006 tarihinde satış bedeli olan 22.000,00 TL'yi gönderdiğini, bu bedelin tapu masraflarını ve bedeli kapsadığını, dava konusu taşınmazların adına tescil edildiğini, davacının bedelin düşük gösterildiği iddiasına dayanamayacağını,

davacının dava dışı ... tarafından gönderilen 120.000,00 TL'nin dava konusu taşınmazların satış bedeli olduğuna ilişkin iddiasının doğru olmadığını, 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacıya manevi bir zarar verilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/136 Esas, 2016/41 Karar sayılı kararı ile; muvazaa iddiasının yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği, davacının davalı ... yönünden iddiasını kanıtlayamadığı, diğer davalı ... yönünden ise davadan feragat ettiği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Mahkemenin 26.01.2016 tarihli kararının davacı ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 01.02.2018 tarihli ve 2017/5270 Esas, 2018/688 Karar sayılı kararı ile; iddianın içeriğinden ve ileriye sürülüş biçiminden davada hile hukuksal nedenine dayanıldığı, Mahkemece hak düşürücü süre üzerinde durulmadığı gibi hile iddiasının kanıtlanması bakımından davacının bildirdiği tanıkların dinlenilmediği, delillerin toplanılmadığı, öncelikle davanın TBK'nın 39. maddesinde düzenlenen süre içerisinde açılıp açılmadığının açıklığa kavuşturulması,

süresinde açıldığı saptanırsa işin esasına girilip taraf delilleri toplandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken değinilen hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuş, bozma gerekçesine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığı belirtilmiştir

Mahkemenin 17.09.2019 tarihli ve 2018/102 Esas, 2019/216 Karar sayılı kararıyla; davacının hile olgusunu Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/217 Esas sayılı dosyasının yargılaması sırasında öğrendiği ve anılan dosyanın kesinleşmesinden 3 yıl sonra eldeki davayı açtığı, davanın ... yönünden hak düşürücü süre nedeniyle, diğer davalı ... yönünden ise feragat nedeniyle reddi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin 17.09.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 14.03.2022 tarihli ve 2022/1575 Esas, 2022/2082 Karar sayılı kararı ile; davacının dava konusu 3 parça taşınmazı 07.02.2007 tarihinde davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiği, davalı tarafından davacıya 17.10.2006 tarihinde 22.000,00 TL açıklamasız havale yapıldığı, 20.10.2006 tarihinde de davacının ağabeyi ... tarafından 120.000,00 TL tutarlı ikinci havalenin yapıldığı,

akabinde ... tarafından davacıya karşı Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/217 Esas sayılı dosyasında 10.06.2009 tarihinde açılan alacak davasında, davacıya 120.000,00 TL’yi kendisine taşınmaz alması için gönderdiğini ancak davacının edimini yerine getirmediğini ileri sürerek 120.000,00 TL bedelin davacıdan tahsilini talep ettiği, Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesince 24.05.2011 tarihinde davanın kabulüne karar verildiği ve kararın derecattan geçerek 02.07.2012 tarihinde onanarak kesinleştiği, davacının 05.06.2012 tarihinde davalı ...’den şikayetçi olduğu,

şikayet dilekçesinde davalının yukarıda bahsi geçen alacak davasında yalan tanıklık yaparak eldeki davaya konu taşınmazların satış bedeli olarak gönderilen 120.000,00 TL’nin ...’na iadesini sağladığını, Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen kararın henüz kesinleşmediğini ve şikayeti sonucu yürütülecek soruşturmanın alacak davasını etkileyeceğini belirttiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 08.06.2012 tarihinde takipsizlik kararı verildiği, davacının itirazı üzerine Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012-2641 D.

İş sayılı kararı ile davacının itirazının reddine karar verildiği, davacının kanun yarına bozma yoluna başvurduğu ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.01.2014 tarihli kararı ile davacının başvurusu kabul edilerek itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012-2641 D.

İş sayılı kararının kanun yararına bozulmasına karar verildiği, bunun üzerine takipsizlik kararının kaldırıldığı ve davalının 18.11.2014 tarihinde alınan ifadesinde suçlamayı kabul etmediğini ve davacıya 3 parça taşınmaz için 22.000,00 TL gönderdiğini, 120.000,00 TL’nin ise ... için taşınmaz alınması amacıyla gönderildiğini belirttiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 08.07.2015 tarihinde takipsizlik kararı verildiği, eldeki davanın ise 19.01.2015 tarihinde açıldığı,

davacı tarafın sözleşme ile bağlı olmadığını 05.06.2012 tarihi itibariyle bildirdiği anlaşılmakta olup TBK’nın 28 ve 39. maddelerine yanlış anlam yüklenerek sözleşmeden dönme olgusunun “dava açma” olarak kabul edilmesi ve hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın davalı ... yönünden reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı, davalı ile 3 adet taşınmazın satışına ilişkin davalı tarafından 17.10.2006 tarihinde 22.000,00 TL, 20.10.2006 tarihinde 120.000,00 TL tutarlı iki adet havale yapıldığını, 120.000,00 TL bedelli havalenin davalının talimatı ile abisi tarafından gönderildiğini iddia ettiği, dosya davalısının tanık olarak dinlenildiği Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/217 Esas sayılı dosyasının 22.09.2010 tarihli celsesinde "abisinin davalıya (dosyamız davacısına) 120 milyar para gönderdiğini ancak davalının maddi yönden zor duruma düştüğü için arsa alamadığını,

parayı da iade etmediğini, davacıya beklemesini, maddi durumdan kurtulunca parayı ödeyebileceğini söylediğini ancak sonradan malın hacizli olduğunu öne sürerek ödeme yapmadığını, halen de ödeme yapmadığını" beyan ettiği, davacı tanığı olarak dinlenilen ...'ın aynı zamanda eldeki dava davalısı olduğu, tanık beyanları nazara alındığında davacı tanıklarından ...'ın davalı ...'in eşi olduğu ve dava konusu satış olayında davalı ...'nın vekalet verdiği kişi olduğu, tanıkların davacının iddiasında bahsettiği hileye ilişkin bir beyanlarının olmadığı,

dava konusu taşınmazların resmi devir senetlerinde yazan tutarın davalı tarafından davacıya ödendiği, taşınmazların bedeli hususunda daha fazla bir miktara anlaşıldığı hususunun davacı tarafça yazılı delil ile ispata muhtaç olduğu, bu hususun takdiri delil olan tanık beyanı ile ispat edilemeyeceği, tapuda daha düşük bedel göstererek devir yapan davacının ya da vekilinin daha sonradan anlaşılan bedelin daha fazla olduğunu beyan etmesi ve hile olgusuna dayanmasının kişinin kendi muvazaasına dayanamayacağı kuralına aykırı olduğu,

taşınmazın satış değeri ile dosyada mevcut bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazların satış tarihindeki değerleri arasındaki farkın tek başına hileye delalet edemeyeceği, davacının üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dinlenilen tanık beyanları ile müvekkilinin davalı tarafça yanılgıya düşürüldüğünün ve buna bağlı olarak da maddi zarara uğratıldığının açık olduğunu, delillerin eksik değerlendirildiğini, tanık beyanlarının yanlış yorumlandığını, müvekkilinin ciddi bir hak kaybına uğradığını, bozmaya uyulduktan sonra buna aykırı karar verilmemesi gerektiğini, usuli kazanılmış hak oluştuğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. hükmünün yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle hakimin reddi şartlarının gerçekleşmediği, Dairenin 01.02.2018 ve 14.03.2022 tarihli bozma kararlarında davacı lehine işin esasına yönelik herhangi bir usuli kazanılmış hak oluşmadığı anlaşılmakla davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/1154, K. 2025/3392, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1154
Karar No
2025/3392
Tarih
30 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/1154 K.2025/6089
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1155 K.2025/4752
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1157 K.2025/4644
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2025/1160 K.2025/8206
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1160 K.2025/4825
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/1160 K.2025/3365

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.