KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/1368 E., 2025/2742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1845 E., 2024/1546 K.
- İlk derece mahkemesi
- Safranbolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/358 E., 2022/227 K.
Karar Metni
559 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I .DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; .... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda davacının babasının malik olduğu 194 ada 5 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının hatalı olarak 194 ada 3 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bırakıldığını ileri sürerek bu kısmın Köy Tüzel Kişiliği adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile 194 ada 5 parsel sayılı taşınmaza eklenerek tapuya tescilini istemiştir.
Yargılama sırasında muris...terekesine davacı ... temsilci olarak atanmıştır.
II. CEVAP
Davalı ... Köy Tüzel kişiliği cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; çekişmeli taşınmazda dava konusu edilen kısımda davacı tarafın ekonomik amaca uygun zilyetliğinin aktif olarak bulunmadığı, kadastro öncesi 20 yıllık zilyetlik şartının davasız ve aralıksız devam ettirildiğinin ispat edilemediği, davacı lehine TMK 713. maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 194 ada 3 parsel sayılı taşınmazın dava konusu edilen bölümü üzerinde davacı tarafın ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığı, davacı taraf lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap şartlarının gerçekleşmediği, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tapu iptali istenen kısmın keşif sırasında gösterildiğini, bilirkişiler tarafından sınırlar çizilerek gerekli hesaplamaların yapıldığını, dosya kapsamında sınır yerine ilişkin ihtilaf mevcut iken davacıya ait zilyetliğe ilişkin ihtilaf bulunmadığını, hem tanıkların hem de davalı tarafın davacının zilyetliğini açıkça kabul ettiğini, bu şekilde zilyetliğe ilişkin iddialarını tanık beyanları ile ispatlandığını, Mahkemece sınıra ilişkin ihtilafın giderilmesi gerektiğini, bilirkişi tarafından düzenlenen rapordaki çelişkilerin giderilmediğini ya da bu beyanlara neden değer verilmediğinin kararda gösterilmediğini belirterek ve re'sen tespit edilecek nedenlerle kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.
... ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, 194 ada 3 parsel sayılı 601,64 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz arsa vasfı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... Köy Tüzel Kişiliği adına tespit ve tescil edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/1368, K. 2025/2742, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama