İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1975 K.2025/3337

Mahkeme kararı dahili davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor…

Esas2025/1975Karar2025/3337Tarih26 Haziran 2025Okuma13 dk · 2.505 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2025/1975 E., 2025/3337 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Haziran 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2024/290 E., 2025/40 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.505 kelime·13 dk okuma·14 bölüm

Mahkeme kararı dahili davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı ... ... dava dilekçesinde.

Rize ili, Güneysu ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 148 ada 7, 8 parsel ve 323 ada 3 ve 9 parsel sayılı taşınmazların muris ...’den intikalen 30 yılı aşkın süredir kendilerine ait olduğunu ancak kadastro çalışmaları sırasında 148 ada 8 ve 323 ada 3 parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... adına tespit ve tescil edildiğini, tespitin hatalı yapıldığının fark edilmesiyle ablası ...'nin eşi ...'ın tespit maliki ...'den taşınmazın iadesini talep etmesi üzerine tespit malikinin taşınmazı geri vermeyi kabul ettiğini ve bedelsiz olarak taşınmazın ...’a satış yoluyla devredildiğini,

ablası ...'ın ise yokluklarını fırsat bilerek 148 ada 7 ve 323 ada 9 parseli adına tespit ve tescil ettirdiğini, yine kendilerine ait olan 142 ada 18, 20 ve 22 parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin doğru yapıldığını ileri sürerek davaya konu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescilini talep etmiştir.

148 ada 8 parsel ve 323 ada 3 parsel sayılı taşınmazların yargılama sırasında ...'ye devredildiğinin anlaşılması üzerine davaya, adı geçen tapu malikine husumet yöneltilmek suretiyle tapu iptali ve tescil istemi ile devam olunmuştur. Davacı yargılama sırasında, davaya konu olan 148 ada 7 parsel ve 323 ada 9 parsel sayılı taşınmazların maliki olan ... ve mirasçıları hakkında bir talebi bulunmadığını ve bu kişilerin bu davada dava dışı bırakılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı davaya süresinde cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2019 tarihli ve 2017/1250 Esas, 2019/425 Karar sayılı kararıyla; tapusuz taşınmazların intikalleri resmi şekle bağlı olmadığından adi yazılı senetle satışının mümkün olduğu, tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazların TMK'nın 762. maddesi hükmüne göre menkul mal niteliğinde olduğu, aynı Kanun'un 763. maddesi uyarınca bu gibi malların mülkiyetinin devrinin zilyetliğin karşı tarafa teslimi ile gerçekleştiği, tapusuz taşınmazın satışı resmi şekle bağlı olmadığından adi yazılı senetle satışının mümkün olduğu,

hal böyle iken davacı ve davalı tanıklarının ortak anlatımlarından yola çıkarak davacının payını 400 Mark karşılığında davalıya devrettiği, hatta 12.09.1995 tarihli ....

Noterinin 30307 yevmiye numaralı vekaletnamesi incelendiğinde davacının davalıya tüm taşınmazlarını kapsayacak şekilde taşınmaz devrini gerçekleştirmesi için vekaletname verdiği, söz konusu vekaletname verildiği tarihte dava konusu taşınmazların kadastroları kesinleşmediğinden tapuya da tescil edilmedikleri, dava konusu taşınmazların kadastrosu kesinleşmeden yani 2005 yılından itibaren davalı ve eşi tarafından kullanılıyor olduğunun davacının da kabulünde olduğu,

bu durum ile birlikte tanık beyanlarının davacının tapusuz taşınmazlarını vekaletnamenin verildiği 1995 yılında davalıya bedeli karşılığında devrettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirilen kararına karşı süresi içerisinde davacı asıl istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Kaldırma Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin 20.12.2019 tarihli ve 2019/1335 Esas, 2019/2247 Karar sayılı ilamı ile; dosyaya getirtilen kayıt ve belgelerden çekişmeli taşınmazlardan 148 ada 8 ve 323 ada 3 parsel sayılı taşınmazların yargılama sırasında el değiştirdiği ve kayden satış yoluyla üçüncü kişi adına tapu kaydı oluştuğunun anlaşıldığı,

Mahkemece HMK'nın 125. maddesi uyarınca davacı tarafa seçimlik haklarından hangisini kullanmak istediği sorulmadan ve davacının davaya yeni malike karşı tapu iptali ve tescil davası olarak devam etmek istemesi halinde, çekişmeli taşınmazı devralan kişinin davaya dahil edilmesi için süre ve imkan tanınması gerektiği göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, davacının dava dilekçesinin konu başlığında "ablam ... adına yapılan tapuların iptal edilerek"düzeltilmesini talep etmesine, dava dilekçesi içeriğinde "ablam ...

148 ada 7 ve 323 ada 9 parseli adına tespit ve tescilini yokluğumuzdan istifade ederek yanlış bilgi verip kendi adına tespit ve tapuya tescil ettirdiğini" açıklamasına ve 22.12.2017 tarihli beyan dilekçesinde de dava konusu taşınmazların 148 ada 7 ve 8 ile 323 ada 3 ve 73 parseller olduğunu açıklaması karşısında mahkemece 148 ada 7 ve 323 ada 9 parsellerin dava konusu yapılmasına rağmen anılan parseller hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği gibi, çekişmeli 148 ada 7 ve 323 ada 9 parsel sayılı taşınmazların ... adına tapuda kayıtlı olması ve ...'ın da 2013 yılında ölümü ile geriye ..., ...,

... ve ... mirasçı olarak bırakmasına rağmen adı geçenlere dava dilekçesi ile duruşma gününün tebliğ edilmediği, taraf koşulu sağlanmaksızın karar verildiği, taraf koşulu dava şartlarından olup Mahkemece bu şart yerine getirilmedikçe davanın esasına girilerek hüküm kurulamayacağı, hal böyle olunca, Mahkemece davacı tarafa 148 ada 8 ve 323 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacıya seçimlik haklarından hangisini kullanmak istediğinin açıklattırılması,

davaya yeni malike karşı tapu iptali ve tescil davası olarak devam etmek istemesi halinde, çekişmeli taşınmazı devralan kişi ile ... mirasçıları olan ..., ..., ... ve ... 'a yöneltmesi için süre ve imkan tanınarak taraf koşulunun sağlanması, varsa tarafların iddia ve delillerinin incelenip toplanması,

bundan sonra tarafların tüm delilleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de taşınmazlara ilişkin davalarda mahalli bilirkişi ve tanıkların keşif yapılarak taşınmazlar başında dinlenilmesi ve uyuşmazlığın bu şekilde çözüme kavuşturulması gerekir iken Mahkemece keşif yapılmış ise de taraf tanıklarının duruşmada dinlenilmiş olmasının dahi isabetsiz olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

C. Kaldırma Kararı Sonrasında İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2021 tarih ve 2020/20 Esas, 2021/127 Karar sayılı kararıyla.

Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu 148 ada 8 parsel ve 323 ada 3 parsel sayılı taşınmazların el değiştirdiği, 148 ada 7 parsel ve 323 ada 9 parsel hakkında karar verilmediği belirtilerek önceki kararın kaldırıldığı, davacının seçimlik hakkını kullanarak yeni malike karşı tapu iptali ve tescil davası olarak davaya devam etmek istediğinin görüldüğü, bu hususta yeni tapu maliki olan ...'nin davaya katılımının sağlandığı,

davacıya 148 ada 7 parsel ve 323 ada 9 parselde malik olan ...'ın mirasçılarının davaya dahil etmesi için süre verildiği ancak davacının 13.03.2020 tarihli beyan dilekçesinde bu kişileri davaya dahil etmek istemediğini belirttiği, bu durumda bu iki parsel yönüyle taraf teşkili sağlanamadığı görülerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, dava konusu diğer 148 ada 8 ve 323 ada 3 parsel yönüyle mahallinde taraf tanıkları ve mahalli bilirkişiler eşliğinde keşif yapıldığı, tanık ve mahalli bilirkişiler beyanlarında taşınmazları ölmeden önce davacının babası olan ...'nin kullandığı,

... öldükten sonra taşınmazları ...'ın fiilen ve yarıcıya vermek suretiyle kullandığı, davacının bu kullanıma ilişkin bir itirazının olmadığını beyan ettikleri, nitekim dosyada bulunan ....

Noterliğinin 12.09.1995 tarihli 30307 yevmiye nolu vekaletname ile davacının önceki malik olan ...'a taşınmazlardaki hakkını satma yetkisi ve taksim etme yetkisi verdiği, tapusuz taşınmazlarda devrin resmi şekil şartına bağlı olmadığı, taşınmazı ölene kadar kullandığı belirtilen ...'nin 16.05.1984 tarihinde öldüğü, bu tarihten sonra ...'ın kadastro tespitine kadar 20 yılı aşkın zilyetliğinin bulunduğu ve davacı tarafından bu kullanıma da itiraz edilmediği,

tanık beyanlarından davacının bu taşınmazlardaki hakkını devrettiğinin anlaşıldığı tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının açmış olduğu davada haklılığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

E. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin 18.11.2021 tarih ve 2021/834 Esas, 2021/1254 Karar sayılı kararı ile; Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 15.02.2024 tarih ve 2022/1033 Esas, 2024/1245 Karar sayılı kararıyla; muris ...'nin 1984 yılında öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı ... ve dava dışı 4 kardeşi ile davalı kardeşi ...'yi terkettiği, davalı ...'ın 2013 yılında ölen davalı ...'nin eşi olduğu, davaya konu 323 ada 9 parsel ve 148 ada 8 parsel sayılı taşınmazların ... adına tespit edildiği,

ancak dava tarihinde ölü olan davalı ...'nin mirasçılarının verilen süre içerisinde davaya dahil edilmediği ve davacının 13.03.2020 tarihli dilekçesi ile bu taşınmazlar hakkındaki davadan vazgeçtiği, 2011 yılında yapılarak 2012 yılında kesinleşen kadastro çalışmalarında temyize konu 323 ada 3 parsel sayılı 2.319,83 metrekare yüz ölçümündeki çay bahçesi vasıflı taşınmazın irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edildiği ve 29.01.2013 tarihinde tespit maliki tarafından davalı ...'a devredildiği,

temyize konu 148 ada 8 parsel sayılı 1.893,39 metrekare yüz ölçümündeki çay bahçesi vasıflı taşınmazın irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edildiği, her iki taşınmazın dava tarihinden sonra 20.06.2018 tarihinde davacının dava dışı kardeşi ...'nin oğlu ...'ye devredildiğinin anlaşıldığı, Mahkemece davacının 1995 tarihli vekaletname ile davalıya taşınmazları satış yetkisi verdiği,

murisin ölümünden sonra davalının kadastro tespitine kadar 20 yılı aşkın zilyetliğinin bulunduğu ve tanık beyanlarına göre davacının miras payını davalı ...'e devrettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonucun dosya kapsamına uygun bulunmadığı, dava dilekçesi davalı tarafa 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi uyarınca 13.04.2018 tarihinde tebliğ edilmiş olup davalı ...'ın delilleriyle birlikte davaya karşı savunmalarını 21.11.2018 tarihli dilekçe ile sunduğu,

cevap dilekçesinin HMK'nın 317. maddesinde öngörülen yasal süre içerisinde sunulmaması nedeniyle davalı tarafın süresinden sonra sunduğu bu dilekçede yer alan vakıa ve delillerin davacı tarafın açık muvafakati bulunmaksızın hükme esas alınamayacağı, öte yandan, davacı tanığı ... kaldırma kararı öncesindeki beyanında temyize konu taşınmazların muris ...'ye aitken 1984 yılında ölümü üzerine 2005 yılına kadar mirasçıları tarafından, 2005-2012 yılları arasında davacının kardeşi ... tarafından kullanıldığını, 148 ada 8 parsel sayılı taşınmazın yanlışlıkla davalı ... adına tespit edildiğini,

323 ada 3 parsel sayılı taşınmazın ise yanlışlıkla ... adına tespit edildikten sonra davalı ...'in diğer mirasçıların Rize'de bulunmuyor oluşundan faydalanarak taşınmazı hibe yoluyla devraldığını.

323 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki ve davacı tanığı ... taşınmazların 50 yıllık zilyeti olan ...'nin 1984 yılında ölümünden sonra kadastro tespitine kadar mirasçıları tarafından kullanıldığını ve hatalı olarak davalı ... ve kendisi adına tespit edildiğini, davalı ...'in diğer mirasçıların miras payını satın aldığını beyanı üzerine kendisi adına tespit edilen 323 ada 3 parsel sayılı taşınmazı davalı ...'e bedelsiz olarak devrettiğini beyan ettiği, kaldırma kararı sonrasında dinlenen yerel bilirkişiler ise muris ...'nin ölümünden sonra taşınmazların yarıcıya verilerek kullanıldığını,

mirasçılar arasında yapılan herhangi bir taksim veya miras payının devrinden haberdar olmadıklarını ancak taşınmazların davalı ... ve diğer davalının babası ... tarafından yarıcıya verildiğini beyan ettiği, davacı tanığı ... ise beyanını değiştirerek ilk tanıklığından sonra davacı ve kardeşlerinin taşınmazları kardeşleri ...'ye satarak karşılığında İstanbul'da bir yer aldığı hususlarını davacı...'den duyduğunu, ...'nin ölümünden sonra taşınmazları ...'in kullandığını, davalı ...'in bu taşınmazları davacının hak iddiasını bilerek satın aldığını söylediği,

görüldüğü üzere, dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında muris ...'nin ölümünden sonra taşınmazların taksim edildiği yahut bir kısım mirasçıların miras payını davalı tarafa devrettiği hususlarının kanıtlandığını söylemenin olanaksız olduğunu, kadastro tespiti miras payının satıldığı iddia olunan ... adına değil davalı ... ve dava dışı ... adına yapılmış olup dinlenen tanıkların kadastro tespitinin hatalı yapıldığı yönünde beyanda bulundukları,

davalı taraf süresinden sonra verdiği savunma dilekçesi ekinde mirasçılar tarafından kendisine verilen ve miras payını satış yetkisini içerir vekaletnameleri sunmuş ve bu doğrultuda tanık dinletmiş ise de süresinde sunulmayan bu delillerin hükme esas alınması isabetsiz olduğu gibi davaya konu taşınmazdaki miras payının davalı ...'e devredildiğine ilişkin dosya içerisinde somut bir delil bulunmadığı, dinlenen tanık ve yerel bilirkişilerin de taksim veya miras payının devri gibi hususlardan haberdar olmadığı gibi, murisin ölümünden sonra taşınmazların mirasçılar tarafından kullanıldığı,

2005 yılından sonra davalı tarafça kullanılmış ise de bunun sebebini bilmediklerini beyan ettikleri, ek olarak, dava dışı kardeşler olan ... ve ...'ın Mahkemeye sundukları dilekçede paylarını davalı ... veya dava dışı kardeşleri ...'ye satmadıklarını beyan ettikleri, Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/251 Esas sayılı davasında bu kişilerin bedel ödemeksizin miras paylarını edinmeye çalıştıklarını ve kendilerinin ise taşınmazlardan gelen gelirleri camiye bağışladıklarını beyan ettikleri, bu hususun eldeki davada dinlenen yerel bilirkişi beyanlarıyla doğrulandığı,

toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde murisin ölümünden sonra tüm mirasçıların katıldığı bir taksimin yapıldığı veya mirasçılardan bir kısmının miras payını devrettiği net olarak ortaya konulamadığı gibi davada menfaati bulunmayan davacı tanığı ...'in beyanı dahi murisin ölümünden sonra taşınmazların tereke adına kullanıldığı ve kadastro tespitlerinin hatalı yapıldığı, miras payının devrine ilişkin savunmanın ise davalı ...'in beyanına ve duyuma dayalı olduğu hususlarını ortaya koyduğu, hal böyle olunca;

temyize konu taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bozmaya uyularak verilen İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davasını ispatladığı, sunulan mirasçılık belgesinde davacının muris ...'nin 1/6 oranında mirasçısı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Rize ili, Güneysu ilçesi, ... köyü 323 ada 3 parsel ve 148 ada 8 parsel sayılı taşınmazlardaki davalı ... adına kayıtlı 1/6 hissenin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Dahili davalı ... temyiz dilekçesinde özetle.

Yerel Mahkeme kararının delillerin eksik ve hatalı değerlendirilmesine dayandığını, özellikle davacı tanığı ...’nin, mirasçıların aralarında anlaşarak miras paylarını rızaen devrettiklerini ve taşınmazların bu şekilde taksim edildiğini ortaya koyan beyanlarına itibar edilmediğini, bu beyanların resmi belgelerle desteklendiğini, davacı tarafın istinaf dilekçesi ekinde sunduğu tapu senedinde de bu durumun açıkça görüldüğünü, buna rağmen Mahkemenin, taksimin veya miras payı devrinin net şekilde ortaya konulamadığı gerekçesiyle davayı kabul etmesinin hatalı olduğunu,

ayrıca dava konusu taşınmazların davacının da babası olan muris ... tarafından ölümüne kadar kullanıldığını, ölümünden sonra ise ...’ın bu taşınmazları fiilen ve yarıcıya vermek suretiyle kullanmaya başladığını, bu kullanıma davacının bir itirazının olmadığını, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının da bu durumu doğruladığını, davacının ...’a taşınmazlardaki hakkını satma ve taksim yetkisi verdiğini gösteren noter vekâletnamesinin dosyada mevcut olduğunu, bu şekilde murisin öldüğü 16.05.1984 tarihine kadar taşınmazları kullandığı,

bu tarihten sonra ise ...'ın kadastro tespitine kadar 20 yılı aşkın bir süredir zilyetliğinin bulunduğunu, davacının miras payını devrettiğinin kendi delilleriyle sabit olduğunu, davacının davasını ispatlayamadığı gibi sunduğu delillerle kendi iddialarını çürüttüğünü, ayrıca dava dışı kardeşler ... ve ...'ın sunduğu dilekçedeki beyanların gerçeği yansıtmadığını, bu kişilerin kötü niyetle hareket ettiklerini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosyanın incelenmesinden; muris ...'nin 1984 yılında öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı ... ve davacının dava dışı 4 kardeşi ile davalı kardeşi ...'yi terkettiği, davalı ...'ın 2013 yılında ölen davalı ...'nin eşi olduğu, davaya konu 323 ada 9 parsel ve 148 ada 8 parsel sayılı taşınmazların ... adına tespit edildiği,

ancak dava tarihinde ölü olan davalı ...'nin mirasçılarının verilen süre içerisinde davaya dahil edilmediği ve davacının 13.03.2020 tarihli dilekçesi ile bu taşınmazlar hakkındaki davadan vazgeçtiği, 2011 yılında yapılarak 2012 yılında kesinleşen kadastro çalışmalarında temyize konu 323 ada 3 parsel sayılı 2.319,83 metrekare yüz ölçümündeki çay bahçesi vasıflı taşınmazın irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden ... adına tespit edildiği ve 29.01.2013 tarihinde tespit maliki tarafından davalı ...'a devredildiği,

temyize konu 148 ada 8 parsel sayılı 1.893,39 metrekare yüz ölçümündeki çay bahçesi vasıflı taşınmazın irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edildiği, her iki taşınmazın dava tarihinden sonra 20.06.2018 tarihinde davacının dava dışı kardeşi ...'nin oğlu ...'ye devredildiği anlaşılmıştır.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; danili davalı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII.KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Dahili davalı ...'nin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 1.040,27 TL bakiye onama harcının temyiz eden dahili davalı ...'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/1975, K. 2025/3337, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Kaldırma Kararı
  9. E. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  10. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  11. A. Bozma Kararı
  12. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  13. VI. Temyiz
  14. A. Temyiz Sebepleri
  15. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  16. Vıı.karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1975
Karar No
2025/3337
Tarih
26 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/1977 K.2025/9413
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/2036 K.2025/4751
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/2044 K.2025/3466
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/2098 K.2025/4815
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/2106 K.2025/4444
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/2108 K.2025/3203

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.