KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/1980 E., 2025/6190 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/148 E., 2025/532 K.
- İlk derece mahkemesi
- Sungurlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/365 E., 2024/570 K.
Karar Metni
656 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının İstanbul'da ikamet ettiğini, davaya konu taşınmazlarını ekip biçmek amacıyla zaman zaman köyüne geldiğini, ekim işlerini yaptıktan sonra tekrar İstanbul'a döndüğünü, yaşının ilerlemesi nedeniyle dava konusu taşınmazları icara vermek istediğini, bu nedenle tarlaların kiralanması hususunda davalı ile anlaşmaya vardıklarını ancak davalının, icara konu taşınmazlara ilişkin olarak doğrudan gelir desteği, mazot ve gübre desteği alabilmek için davacıya tapuda işlem yapmaları gerektiğini söyleyerek ve herhangi bir bedel ödemeden 2022 yılı Ocak ayı içerisinde taşınmazları adına tescil ettirdiğini,
davacının icar parasını alma düşüncesi ile ...'ya geldiğinde dava konusu taşınmazların rızası dışında davalı adına tescil edildiğini öğrendiğini ileri sürerek dava konusu 1039, 777, 401, 4 02... parsel sayılı taşınmazlar ile 3041, 30 42... parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı ile dava konusu tarlaların kiralanmasına yönelik herhangi bir görüşme veya anlaşması olmadığını, dava konusu tarlaların ... isimli kişi tarafından icarla ekilip biçildiğini, daha sonra davacının dava konusu tarlaları satmak istemesi ve İnegazili köyünden bir başka kişiye tarlaları 250.000,00 TL bedel karşılığında satacağını söylemesi üzerine davacının kardeşi olan ...nun taraflar arasındaki akrabalık ilişkisi nedeniyle davalıyı arayarak taşınmazların satılacağını bildirdiğini, akabinde davacı ile anlaşarak dava konusu tarlaları satın aldığını,
davacının iddia ettiği gibi tarlaları bedelsiz olarak değil bedelini ödemek suretiyle satın aldığını, satış bedelinin 230.000,00 TL'sini banka kanalı ile ödendiğini, bakiye 20.000,00 TL’nin ise davacıya elden verildiğini, davacıya ödediği bu parayı çekmiş olduğu kredi ile temin ettiğini, davacı tarafın her ne kadar eldeki davayı irade sakatlığına dayalı olarak açmış ise de tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile dava konusu taşınmazların satışının gerçekleştiğini, davacının banka emeklisi olup iyi düzeyde okur-yazar olduğunu,
yine davacının işi gereği resmi işlemleri iyi bilen bir insan olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; iddianın kanıtlanamadığı, davacının dava konusu taşınmazları satmak amacı ile işlem yaptığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların devir tarihindeki gerçek değerlerinin davalı tarafından ödenen bedelin üzerinde olduğunun tespit edildiğini, fiilen ödenen bedel arasında fahiş fark bulunduğunu, davalının akıl sağlığı ve iyi işitmediği yönündeki iddiaları yönünden araştırma yapılmadan karar verildiğini, davalı tarafın hileli işlem yaptığını kabul edercesine satış üzerinden zaman geçtikten sonra davacı adına rapor aldırmış olmasının da iddialarının doğruluğunu ispat eder nitelikte olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; davacının 8 parça taşınmazını 21.12.2021 tarihinde davalıya satış suretiyle devrettiği anlaşılmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/1980, K. 2025/6190, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama