KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/2564 E., 2025/5045 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2014 E., 2024/1913 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kilis 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/223 E., 2021/202 K.
Karar Metni
609 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle duruşma isteğinin reddine karar verilip; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; ... ... ... ... ... Vakfına ait 4 56... parsel sayılı taşınmazın uzun yıllar önce ... olarak inşa edilmiş tarihi bir bina olduğunu, kadastro çalışmaları yapılırken binanın şeyh ve mürşit dairesi olarak kullanılan kısmının komşu parsel olan 2 nolu parselin içinde kaldığını, tekkeye ait olan müştemilatın tekkenin sınırları içinde gösterilmediğini, bu durumun binanın yapı bütünlüğüne aykırı olduğunu belirterek taşınmazdaki sınırlandırma hatasının giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasa yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava dilekçesindeki iddialarını yinelemiş; Vakfın taşınmazının kamusal niteliğe sahip olup Devlet malı imtiyazından faydalanacağını, hak düşürücü süreye ve zamanaşımı süresine tabi olmadığını, özel mülkiyete konu olamayacağını, öte yandan davacı harçtan muaf olduğundan davacı tarafından yatırılan başvuru ve tamamlama harcının iadesine karar verilmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin ayrı ayrı gerekçelendirme yapmaksızın basma kalıp ifadelerle istinaf taleplerinin reddine karar verdiğini, karar başlığına vekil olarak eklenmeleri gerekirken eklenmediklerini belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu′nun 12/3. maddesinde; kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı belirtilmiştir.
Kadastro sonucu; Kilis ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu 4 56... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının 10.04.1973 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 23.01.2017 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
7531 sayılı Yasa'nın 20. maddesi uyarınca değiştirilen 5737 sayılı Yasa'nın 77. maddesi uyarınca davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken harçtan sorumlu tutulması doğru değildir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan cümlenin tümden hükümden çıkartılarak yerine “7531 sayılı Yasa'nın 20. maddesi uyarınca değiştirilen 5737 sayılı Yasa'nın 77. maddesi uyarınca davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 31,40 TL peşin harç ile 257,00 TL tamamlama harcının talep halinde davacıya iadesine," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2564, K. 2025/5045, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama