KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/3096 E., 2026/1878 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2026
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/399 E., 2025/121 K.
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- KARAR -
Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkin olup taşınmazın ihdasen tescil edilmesi üzerine tapu iptali-tescil isteğine dönüşmüştür.
10.08.1960 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan taşınmaz "taşlık" olması nedeniyle tescil harici bırakılmış, yargılama sırasında 1 23... parsel numarasıyla Hazine adına ihdasen tescil edilmiştir.
Davacı vekili; ... ili, ... ilçesi, ... köyünde davacıya ait 542 parsel sayılı taşınmaza bitişik yaklaşık 10.0 00... taşınmazın 40-50 yıldan beri davacının zilyetliğinde olmasına rağmen kadastro çalışmaları sonucunda tescil harici bırakıldığını ileri sürerek davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalılar; ayrı ayrı sundukları cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (B) harfi ile gösterilen 3.795, 34... taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş, kararın davalı Maliye Hazinesi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, eksik araştırma yapıldığı gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (X) harfi ile gösterilen 5.241, 25... taşınmazın davacı adına tesciline, davalılar ... ve ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, kararın davalı Maliye Hazinesi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, infaza elverişli ve usuli kazanılmış hakka uygun karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1 23... parsel sayılı taşınmazda (B) harfi ile gösterilen 3.795, 34... taşınmazın davalı Hazine adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, davalılar ... ve ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Mahkemece ilk bozma kararı öncesinde taşınmazın 3.795,34 metrekarelik bölümü yönünden kısmen kabul kararı verildiği, hükmün davacı tarafından temyiz edilmemesine göre bu kısımlar yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşıldığından davacı vekilinin taşınmazın tamamı üzerinden kabul kararı verilmesi yönündeki temyiz itirazının reddine, vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının ise bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ne var ki; dosya içeriğinden, dava konusu 1 23... nolu parselin toplulaştırma işlemine tâbi tutulduğu anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca; mahallinde yeniden keşif yapılarak fen bilirkişiden dava konusu taşınmaza isabet eden taşınmazların belirlendiği ayrıntılı ve krokili rapor alınması ve tespit edilen taşınmazlara ilişkin güncel tapu kayıtlarının getirtilmesi; taşınmazın toplulaştırma işlemi ile gittiği taşınmazların Hazine adına mı yoksa 3. kişiler adına mı kayıtlı olduğunun saptanması, ondan sonra tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3096, K. 2026/1878, 10 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama