KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2025/5979 E., 2026/1820 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2026
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/509 E., 2023/410 K.
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu, ... ili, ... ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan 1 36... parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 1 36... parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescilinin yapıldığını, ancak davalı lehine zilyetlik koşullarının oluşmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazdaki zilyetliğinin 20 yılı aşkın bir zamandır devam ettiğini ve üzerinde ağaçlarının bulunduğunu, açılan davanın yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay ( Kapatılan) 16.Hukuk Dairesince.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde davalı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve incelemenin karar vermeye yeterli bulunmadığı, taşınmaz başında yapılan keşifte alınan beyanların soyut nitelikte olup, taşınmazın evveliyatında hangi amaçla kullanıldığının araştırılmadığı, zirai bilirkişiden rapor alınmadığı, komşu parsel tutanak ve dayanak belgeleri getirtilip uygulanmadığı, çekişmeli taşınmazın niteliği ile üzerindeki zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresinin araştırılmadığı ve hava fotoğraflarından yararlanılmadığı,
bu şekilde eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek karar bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, dava konusu taşınmazın 2004 yılında yapılan kadastro çalışmaları neticesinde davalı adına tespit ve tescil edildiği, 1970-1983-1998-2013-2019 tarihli hava fotoğraflarının incelenmesinde, dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı ve müştemilatının yer almadığı, tarımsal faaliyetin yapılmadığının tespit edildiği, keşif sonucu yapılan incelemede ise, taşınmaz üzerinde ekonomik değeri olmayan bakımsız durumda çalı tipli ağaçların olduğu,
tarımsal faaliyette bulunulduğunu gösterir bir kanıt olmadığı ve üçüncü sınıf kuru tarım arazisi niteliğinde olduğunun belirlendiği, keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişilerin davalının taşınmazı dernekten devraldığını, herhangi bir kullanımının bulunmadığını, ilgili taşınmazın köyün merası olarak bilindiğini beyan ettikleri,dava konusu taşınmazın davalı tarafından kullanılmadığı, üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyet yürütülmediğinin anlaşıldığı, davalı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5979, K. 2026/1820, 9 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama