KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2026/375 E., 2026/1843 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2026
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/8 E., 2015/62 K.
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar ile asli müdahil; murisleri ... ’ye ait 55... parsel sayılı taşınmazlarla ilgili olarak intikal gibi bir takım işlemlerin yapılması amacıyla verdikleri vekaletnamelerin dava dışı vekiller tarafından kötüye kullanılıp taşınmazların davalıya satış suretiyle temlik edildiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemişlerdir. Davacılar vekili; yargılama sırasında 58 parsel sayılı taşınmaz yönünden istemlerinden vazgeçmiştir.
Davalı; taşınmazların muris dedesi İsmail'in mirasçıları arasında yapılan anlaşma ile babası dava dışı ...'e verildiğini, terekenin bir kısmının da davacılara bırakıldığını, davacıların miras paylarını bu şekilde paylaştıklarını, bir yıl sonra taşınmazları babası ...'ten satın aldığını, vekaletnamelerin davacıların iradesine uygun şekilde düzenlendiğini, eldeki davanın gerçeğe uygun olmayan kamulaştırma söylentileri üzerine kötü niyetle açıldığını, dolandırıcılık suçlaması ile hakkında yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece. 1 66... parsel sayılı taşınmaz yönünden, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark olduğu, davalının taksim savunmasını kanıtlayamadığı, dinlenen davacı tanıklarının davacıların iddialarını doğruladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş.
1 66... parsel sayılı taşınmaz bakımından ise taşınmazın tapu kaydında hisselendirme hatasının bulunduğunun anlaşıldığı, kaydın düzeltilmesi için davacı tarafa yetki ve süre verildiği, davacı tarafça herhangi bir müracaat yapılmadığı ve davadan vazgeçtiklerinin beyan edildiği, asli müdahil vekilinin ise davanın mevcut delil durumuna göre karara bağlanmasını talep ettiği, hisselendirme hatasının verilen kesin süreye rağmen giderilmediği, mevcut tapu kaydına göre hüküm kurulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı asli müdahil vekili ile davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı 3.946,90 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/375, K. 2026/1843, 9 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama