KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2019/1980 E., 2023/11770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
1.177 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.09.2013 tarihli ve 2013/72 Esas, 2013/272 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve sanık ... için 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.09.2013 tarihli ve 2013/72 Esas, 2013/272 Karar sayılı kararının, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.10.2014 tarihli ve 2014/3085 Esas, 2014/10990 Karar sayılı kararı ile;
"Sanıklar Mehmet Nuri ve Fikret haklarında verilen kararın Kızıltepe C.Başsavcılığınca yürütülen 2012/2790 soruşturma sayılı dosyada 3. Ara yakalama olarak belirtilen olaya ilişkin teknik araçlarla izleme ve fiziki takiplere konu kararlar ve bunlara ilişkin evrakların getirtilerek bu sanıklar haklarındaki etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılması gerektiği" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/349 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve sanık ... için 58 inci maddesi uyarınca 5 yıl hapis ve 100.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet Savcısnın temyiz istemi özetle
Hakkında hüküm kesinleşen diğer sanıklar hakkında teknik takibi suç tarihinden önce başladığı ve sanıklar Fikret ve Mehmet Nuri'nin Veysi ve İsa hakkındaki beyanlarının soruşturmayı yeni bir boyuta taşımadığı gerekçesiyle sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasının usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ... müdafinin temyiz istemi özetle
1. Sanık hakkında diğer sanıklar Veysi ve İsa'nın aksine fiziki takip kararı olmadığını ve diğer sanıklarla istirak iradesinin bulunmadığına, 2. Sanık ...'nin başından beri kaçak sigara taşıdığını sandığına ve uyuşturucu maddelerden haberinin olmadığına, 3. Suça konu uyuşturucu madde paketlerinin üzerinde sanığa ait parmak izi bulunmadığına, 4. Suçu kabul etmemekle birlikte sanığın eyleminin yardım eden olarak değerlendirilmesi gerektiğine, 5. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık ... Sarıbatur'un temyiz istemi özetle
1. Olayla hiçbir ilgisinin bulunmadığına, 2. Suçlamayı kabul etmediğine, 3. Beraatini talep ettiğine, 4. Verilen adli para cezasını ödeyecek durumu olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
"Her ne kadar sanık ... suça konu maddelerin uyuşturucu madde olduğunu bilmediğini, kaçak sigara zannettiğini beyan etmiş ise de, gerek telefon görüşmeleri, gerekse sanık İsa beyanı birlikte dikkate alındığında, sanık ...'nin bu beyanının hayatın olağan akışına uymadığı kabul edilerek, sanıklar Mehmet Nuri ve Fikret'in uyuşturucu madde naklettikleri kabul edildiği gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine;
Yargıtay bozma kararına göre yapılan incelemede, Kızıltepe C.Başsavcılığının 2013/1039 soruşturma sayılı evrakında; bir kısım olayların tetkik edilerek Bingöl, Şanlıurfa, Torbalı, İstanbul ve Şereflikoçhisar C.Başsavcılıklarına gönderildiği, davamıza konu olan 3. ara yakalamaya ilişkin evrakların bulunduğu dosyanın Bingöl 1. Ağır Ceza mahkemesinin 2013/131 Esas sayılı dosyasının içerisinde bulunduğu, Bingöl 1. Ağır Ceza mahkemesinin 2013/131 Esas sırasına kayıtlı dosyanın evraklarının getirtilmesi üzerine yapılan incelemede;
Sanıklar İsa ve Veysi haklarında soruşturma aşamasında elde edilen delillerin teknik takip ve izleme ile sınırlı olduğu, bu yöntemle elde edilen deliller içerisinde sanıklar İsa ve Veysi'nin suça karışmışlar ise ne şekilde eylem yaptıkları hususunun net olarak telefon görüşmelerine yansımadığı, içinde bulundukları aracın durdurulması sırasında Kayseri'de yapılan aramada da herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı ve serbest bırakıldıkları, sanıklar Mehmet ve Fikret'in 13.08.2012 tarihinde kollukta alınan ilk ifadelerinde olayı tüm ayrıntıları ile anlattıkları, 07.01.2013 tarihinde C. Savcısı tarafından ifadesi alınan sanık İsa suçlamaları reddettiği, aynı gün ifadesi alınan sanık Veysi'nin suçlamayı kabul
ettiği, sanıklar Mehmet ve Fikret'in beyanlarının alınmasının üzerinden 5 ay geçtikten sonra, sanıklar İsa ve Veysi'nin beyanlarının alındığı, bu beyanda da İsa'nın suçlamayı hiç kabul etmediği, sanık Veysi'nin de bu aşamada ve 5 ay geçtikten sonra suçlamayı kabul ettiği, sanıklar İsa ve Veysi'nin suça konu olayla irtibatlanıp mahkûmiyetlerine karar verilmesinde, sanıklar Fikret ve Mehmet'in beyanlarının önemli olduğu,
sanıklar Fikret ve Mehmet'in beyanlarında belirttikleri yerler ile sanıklar Mehmet ve Fikret'in beyanlarında geçen telefon görüşmelerinin zamanları ile dinlemelerde belirlenen sanık Veysi'nin yapmış olduğu telefon saatlerinin uyumlu tutularak sanıklar Veysi ve İsa'nın mahkûmiyetlerine karar verildiği, sanık İsa'nın telefon görüşmesinin hiç bulunmadığı hususları birlikte alındığında, sanıklar Veysi ve İsa'nın suça konu olay ile irtibatlanıp mahkûmiyetlerine karar verilmesinde sanıklar Fikret ve Mehmet'in beyanlarının etkili olduğu kabul edilerek,
sanıklar Fikret ve Mehmet haklarında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına" karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
"Sanık ... hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmişse de; tekerrüre esas alınan Kızıltepe 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2012 tarih, 2011/215 esas, 2012/320 karar sayılı ilamının elektrik hırsızlığı suçundan TCK’nın 142/1-f maddesine göre hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin olduğu anlaşıldığından, söz konusu kanun maddesinin 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 82. maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılarak TCK'nın 163/3. maddesinde yeniden düzenlenmesi ve anılan Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında;
elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyeti bulunan kişinin anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde zararı tamamen tazmin etmesi halinde verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılacağının hükme bağlanmış olması karşısında, tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonuca göre sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi bakımından değerlendirme yapılması ve tekerrüre esas alınıp alınmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür."
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin ve 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasına, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'in
temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2019/1980, K. 2023/11770, 28 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama