İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/17842 K.2025/1648

2. Beraat (sanıklar ..., ..., hakkında)

Esas2020/17842Karar2025/1648Tarih19 Şubat 2025Okuma14 dk · 2.708 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2020/17842 E., 2025/1648 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Şubat 2025
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2014/264 E., 2015/455 K.
Suç
Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler
1. Mahkûmiyet (sanıklar ..., ..., , ..., ..., ..., ..., hakkında
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.708 kelime·14 dk okuma·33 bölüm

2. Beraat (sanıklar ..., ..., hakkında)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ

1. Onama (sanıklar ..., ..., ...,hakkında) 2. Bozma (sanıklar ..., ..., ...,hakkında)

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle

1. Kararın bozulması gerektiğine, 2. 5271 sayılı CMK'nın 135. maddesi uyarınca verilen iletişim tespiti kararının hukuka aykırı olduğuna, 3. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 4. Sanığın atılı suçu işlemediğine, 5. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına, 6. Lehe olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine, İlişkindir.

B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanığın atılı suçu işlemediğine, 3. 5271 sayılı CMK'nın 135. maddesi uyarınca verilen iletişim tespiti kararının hukuka aykırı olduğuna, 4. Hukuka aykırı elde edilen delillerin hükme esas alınmaması gerektiğine, 5. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, 6. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir.

C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle

1. Kararın gerekçesiz olduğuna, 2. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 4. Sanığın atılı suçu işlemediğine, 5. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir.

Ç. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir.

D. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle

1. Sanığın atılı suçu işlemediğine, 2. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, 3. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5. Lehe olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine, İlişkindir.

E. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanığın atılı suçu işlemediğine, 3. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, 4. Mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına, 5. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. F. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararı temyiz ettiğine ilişkindir.

G. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle

1. Eksik inceleme ile karar verildiğine, 2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3. Kararın bozulması gerektiğine, İlişkindir.

Ğ. Sanık ...'in temyiz sebepleri özetle

1. Sanığın atılı suçu işlemediğine, 2. Kararın bozulması gerektiğine, İlişkindir.

H. Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Lehe olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine, 3. Kararın bozulması gerektiğine, İlişkindir.

I. Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle

1. Sanığın atılı suçu işlemediğine, 2. Kararın bozulması gerektiğine, İlişkindir.

İ. Sanık ...'un temyiz sebepleri özetle

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Sanığın atılı suçu işlemediğine,

3. Eksik inceleme ile karar verildiğine,

4. 5271 sayılı CMK'nın 135. maddesi uyarınca verilen iletişim tespiti kararının hukuka aykırı olduğuna,

5. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine,

6. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,

7. Hukuka aykırı elde edilen delillerin hükme esas alınmaması gerektiğine,

İlişkindir.

J. Sanık ...'nun temyiz sebepleri özetle; kararı temyiz ettiğine ilişkindir.

K. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanıklar ..., ..., ..., ... haklarında mahkûmiyet kararları verilmesi gerekirken beraat kararları verilmiş olması ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'un haklarında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanarak artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE

A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, sanığın savunmasının 09.09.2014 tarihli celsede alındığı,

sanığın savunmasının alındığı celsede ve hüküm tarihinde, 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür.

B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis

cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, sanığın savunmasının 31.03.2015 tarihli celsede alındığı, sanığın savunmasının alındığı celsede ve hüküm tarihinde, 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür.

C. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, sanığın savunmasının 22.06.2015 tarihli celsede alındığı,

sanığın savunmasının alındığı celsede ve hüküm tarihinde, 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür.

D. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, sanığın savunmasının 09.09.2014 tarihli celsede alındığı,

sanığın savunmasının alındığı celsede ve hüküm tarihinde, 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür.

E. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki

düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, sanığın savunmasının 09.09.2014 tarihli celsede alındığı,

sanığın savunmasının alındığı celsede ve hüküm tarihinde, 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür.

F. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

Cumhuriyet savcısının aleyhe temyizi üzerine yapılan inceleme neticesinde,

5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, sanığın savunmasının 09.09.2014 tarihli celsede alındığı,

sanığın savunmasının alındığı celsede ve hüküm tarihinde, 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür.

G. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

Cumhuriyet savcısının aleyhe temyizi üzerine yapılan inceleme neticesinde,

5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, sanığın savunmasının 09.09.2014 tarihli celsede alındığı, sanığın savunmasının alındığı celsede ve hüküm tarihinde, 6545 sayılı Kanun'un

yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür.

H. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

Cumhuriyet savcısının aleyhe temyizi üzerine yapılan inceleme neticesinde,

5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, sanığın savunmasının 09.09.2014 tarihli celsede alındığı,

sanığın savunmasının alındığı celsede ve hüküm tarihinde, 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür.

I. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

Cumhuriyet savcısının aleyhe temyizi üzerine yapılan inceleme neticesinde,

5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, sanığın savunmasının 09.09.2014 tarihli celsede alındığı,

sanığın savunmasının alındığı celsede ve hüküm tarihinde, 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı görülmüştür.

İ. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi bulundurulması gereken suçlardan olduğu, 08.12.2015 tarihli son duruşmada davanın sonucuna etkili olacak işlemlerden olan ve sanık müdafiine tebliğ edildiğine dair belge bulunmayan esas hakkında mütalaa verildiği ve sanık müdafiine "hazır bulunmadığı, mazeret de bildirmediği, duruşmaya gelmediği takdirde duruşmaya yokluğunda devam edilip karar verileceğine" dair ihtarat veya tebligat da yapılmadığı gözetilmeden, yargılamaya sanık müdafiinin yokluğunda devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür.

K. Sanık ... Hakkında kurulan hüküm yönünden

5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi bulundurulması gereken suçlardan olduğu, 08.12.2015 tarihli son duruşmada davanın sonucuna etkili olacak işlemlerden olan ve sanık müdafiine tebliğ edildiğine dair belge bulunmayan esas hakkında mütalaa verildiği ve sanık müdafiine "hazır bulunmadığı, mazeret de bildirmediği, duruşmaya gelmediği takdirde duruşmaya yokluğunda devam edilip karar verileceğine" dair ihtarat veya tebligat da yapılmadığı gözetilmeden, yargılamaya sanık müdafiinin yokluğunda devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür.

L. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

Cumhuriyet savcısının aleyhe temyizi ve sanık müdafiinin temyizi üzerine yapılan inceleme neticesinde, 18.11.2013 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan ...'a uyuşturucu madde satışı eylemine ilişkin olarak, sanıklar ... ve ...'ın eylemlerinin bağlantılı olması sebebiyle yargılamanın (E) ve (M) numaralı bozma nedeninde isimleri belirtilen sanıklarla birlikte yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

M. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

18.11.2013 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan ...'a uyuşturucu madde satışı eylemine ilişkin olarak, sanıklar ... ve .... eylemlerinin bağlantılı olması sebebiyle yargılamanın (E) ve (L) numaralı bozma nedeninde isimleri belirtilen sanıklarla birlikte yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

N. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

Cumhuriyet savcısının aleyhe temyizi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin, sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

O. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasının hukuka uygun olduğuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Ö. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu

olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; eleştiri ve aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Olay tutanakları, ifade tutanakları ile tüm dosya kapsamından 23.12.2013 tarihinde sanığın hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan ...'de ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sattığı eylemi sabit ise de, 23.12.2013 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan ... ve ...'ta ele geçirilen uyuşturucu maddeleri satmış olduğuna dair kuşku sınırlarını aşan mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, tek eylemi sabit olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.

P. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

Kendisinde herhangi bir uyuşturucu madde ele geçirilemeyen sanığın savunmasının aksine, 20.11.2013, 29.11.2013, 15.01.2014 suç tarihlerinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan ..., ..., ..., İbrahim Okçu'da ele geçen uyuşturucu maddeleri satmış olduğuna dair, içeriği değişik anlamlara gelebilecek iletişim tespiti tutanakları dışında, kuşku sınırlarını aşan mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

R. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden

Cumhuriyet savcısının aleyhe temyizi ve sanık müdafiinin temyizi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Kendisinde herhangi bir uyuşturucu madde ele geçirilemeyen sanığın savunmasının aksine, 14.11.2013 ve 15.01.2014 suç tarihlerinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan ... ve ...'da ele geçen uyuşturucu maddeleri satmış olduğuna ilişkin, içeriği değişik anlamlara gelebilecek iletişim tespiti tutanakları dışında kuşku sınırlarını aşan mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

A. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;

Gerekçe bölümünün (N) ve (O) bentlerinde açıklanan nedenlerle, İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi kararında Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında kurulan hükümler yönünden;

Gerekçe bölümünün (A), (B), (C), (D), (E), (F), (G), (H), (I), (İ), (K), (L), (M), (Ö), (P), (R) bentlerinde açıklanan nedenlerle, İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik Cumhuriyet savcısı, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.02.2025 tarihinde, oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/17842, K. 2025/1648, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tebliğname Görüşleri
  4. I. Hukuki Süreç
  5. II. Temyiz Sebepleri
  6. A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle
  7. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle
  8. C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle
  9. Ç. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle
  10. D. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle
  11. E. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle
  12. G. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle
  13. Ğ. Sanık ...'in temyiz sebepleri özetle
  14. H. Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle
  15. I. Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle
  16. İ. Sanık ...'un temyiz sebepleri özetle
  17. III. Gerekçe
  18. A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
  19. B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
  20. C. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
  21. D. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
  22. E. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
  23. F. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
  24. G. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
  25. H. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
  26. I. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
  27. İ. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
  28. K. Sanık ... Hakkında kurulan hüküm yönünden
  29. L. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
  30. M. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
  31. N. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
  32. O. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
  33. Ö. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
  34. P. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
  35. IV. Karar
  36. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2020/17842
Karar No
2025/1648
Tarih
19 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/17853 K.2025/982
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/7 K.2025/2088
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2021/46 K.2025/69
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/66 K.2025/2110
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/97 K.2025/1148
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/113 K.2025/1769

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.