KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2020/20945 E., 2025/7251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hükümler
- İstinaf başvurularının esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
Karar Metni
1.111 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Her ne kadar ... Tebliğnamede sanık olarak gösterilmiş ise de, bu sanık hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyiz talebi bulunmadığından inceleme dışında tutulmuştur. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar .......... ve .... müdafileri ile sanık ...'ın duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle
1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
2. 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanmaması gerektiğine,
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. Eylemlerin yardım etme niteliğinde olduğuna,
5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
6. Somut ve yeterli delil bulunmadığına,
İlişkindir.
B.Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Eylemlerin yardım etme niteliğinde olduğuna,
3. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına,
4. 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmayacağına,
5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
6. Somut ve yeterli delil bulunmadığına,
İlişkindir.
C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle
1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 2. Somut ve yeterli delil bulunmadığına, 3. 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanmayacağına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5. Eksik soruşturma yürütüldüğüne, 6. İletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir.
D. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle
1. Eylemlerim kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 2. Birden fazla nitelikli halin oluşmadığına, 3. Kesin delil olmadığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 5. İletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, 6. Sanık aleyhine olan beyanların soyut olduğuna, İlişkindir.
E. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle
1. Somut ve yeterli delil bulunmadığına, 2. Kararın hukuka aykırı olduğuna, 3. Tedbir kararlarının yasaya aykırı olduğuna, 4. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına, 5. 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanmayacağına, 6. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 7. Eylemlerin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 8. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, İlişkindir.
F. Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle
1. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 2. Birden fazla nitelikli halin oluşmadığına, 3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 4. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına, İlişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
Sanık müdafiinin, kanuni süresi içerisinde temyiz sebeplerini öne sürdükten sonra, sanığın 07.09.2021 ve sonraki tarihli dilekçeleri ile sanık müdafii Av. A. ... ... 16.02.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteğinden vazgeçtiklerini bildirdikleri ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır.
B. Sanıklar ..., ........ ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
İddianamede 8. ara yakalama olarak geçen 27.05.2018 tarihli eylemde sanıklar İbrahim ve ... arasındaki uyuşturucu madde alışverişinin 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesinde belirtilen yerde gerçekleştiği; sanık ...'nin, diğer sanık ...'den almış olduğu uyuşturucu maddeyi araçtaki alıcılara vereceğinin iletişim tespit tutanaklarına göre sabit olduğu, bu durumda sanık ... hakkında da 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ve hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı; dosya dışı şahıslar hakkındaki soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin, sanıkların soyut beyanlara göre başlatılmadığının anlaşılması karşısında sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının yerinde olduğu;
dosya içerisinde yer alan fiziki takip tutanakları ve olay yeri basit krokilerine göre, 26.03.2018 tarihli 2. ara yakalamada sanık ... ile sanık ...'un, 18.04.2018 tarihli 3. ara yakalamada sanık ...'nun, 27.05.2018 tarihli 8. ara yakalamada sanık ...'in eylemlerini gerçekleştirdiği yerlerin TCK'nın 188/4-b maddesinde belirtilen yerlerden olduğu ve suça konu uyuşturucu maddelerin niteliği itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesi kapsamında kaldığı, bu durumda iki nitelikli halin birlikte ihlal edilmesi nedeniyle sanıklar hakkındaki temel ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılmasının yerinde olduğu anlaşılmakla;
sanıklar ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
C. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ve hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı; dosya dışı şahıslar hakkındaki soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin, sanığın soyut
beyanına göre başlatılmadığının anlaşılması karşısında sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının ve iki eylemi sabit olan sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının yerinde olduğu anlaşılmakla sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde aşağıda belirtilen hususlar dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanığın sorumlu tutulduğu eylemleri TCK'nın 188/4-a maddesi kapsamında kalsa da; 23.04.2018 tarihli 4. ara yakalamada diğer sanık ...'ya, 25.04.2018 tarihli 5. ara yakalamada ise alıcılara, suça konu uyuşturucu maddeleri araç içerisinde verdiği ve araçların “umumi veya umuma açık yer” kapsamında olmadığı, bu nedenle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 188/4-b maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı, bu durumda iki nitelikli hal ihlal edilmediğinden temel cezanın tayin edilmesinde alt sınırdan uzaklaşmanın yerinde olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında hükmedilen temel ceza üzerinden 5237 sayılı TCK’nın 188/4-a-b maddeleri uyarınca artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı CMK'nın 266/1. maddesi gereği temyizden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliği ile İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanıklar ..., Birol, Mutlu, İbrahim ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararında sanıklar ve müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/20945, K. 2025/7251, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama