KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2020/21913 E., 2024/16361 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/41 E., 2015/352 K.
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2015/41 Esas, 2015/352 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın usûl ve kanuna uygun olmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Dosyadaki mevcut delillere göre, sanığın uyuşturucu madde sattığına, verdiğine dair fiziki takibin bulunmadığı, tanıkların uyuşturucu aldıkları ana ilişkin de fiziki takibin bulunmadığı, sanığın suçlamaları kabul etmediği, teşhise elverişli parmak izinin bulunmadığı, tutanak ve tutanak tanıklarının beyanları incelendiğinde sanığın metruk yere gelirken görevlileri görünce elindeki bir fişek eroini yere attığının sabit olduğu, sanığın bu eroini tanık ...'e getirdiğine dair ...'in soyut ve çelişkili beyanları dışında delil bulunmadığı,
...'in uyuşturucu maddeyi alırken yanında bulunduğunu söylediği arkadaşı ... ...'in beyanlarının ...'in beyanlarını teyit etmediği, olay yerinin metruk yer olması, ele geçen uyuşturucu madde miktarı ve dosya kapsamına göre sanığın sabit olan eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturmasına rağmen suç vasfında yanılgıya düşülerek uyuşturucu ve uyarıcı madde satışı yapmak suçundan mahkûmiyetine karar verilerek fazla ceza tayini usul ve yasaya aykırı olduğu görülmüştür.
V. KARAR
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/21913, K. 2024/16361, 11 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama