KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2020/6640 E., 2023/9926 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- Sanıklar müdafileri ile sanıklar Mazlum ve ...
- Tebliğname görüşü
- Onama-Bozma
Karar Metni
2.646 kelime·13 dk okuma·28 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2014 tarihli ve 2014/367 Esas, 2014/156 Karar sayılı kararı ile Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/266 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/266 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B.
Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli ve 2014/266 Esas, 2015/230 Kararı ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve sanık ... hakkında 58 inci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına; sanık ...
Hacı hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına;
sanık ... hakkında ayrı ayrı üç kez uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına;
sanık ... hakkında ayrı ayrı iki kez uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanık ... hakkında ayrı ayrı iki kez uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü
fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanıklar hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümlerin onanması, diğer sanıklar hakkındaki hükümlerin bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle
1. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, 2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle
Delillerin mahkûmiyet için yeterli olmadığına,
E. Sanık ... Hacı müdafiinin temyiz sebepleri özetle
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
F. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle
Suçun unsurlarının oluşmadığına,
G. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
H. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklardan Mazlum hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin istihbari bilgilerin edinildiği ve sanığa ait GSM hattına ilişkin iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması kararı verilmiş, sanık ...'un diğer sanıklarla irtibatının tespit edilmesi sonucu diğer sanıklar hakkında da iletişimin tespiti ve dinlenmesi kararı verilmiştir.
07.12.2013 tarihli eylem yönünden; sanık ... hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan hakkında dava açılan ve dosyada tanık olarak dinlenen Mehmet ile uyuşturucu madde alışverişine dair görüşme yaptıklarının tespit edildiği, sanık ...'in diğer sanık ...'i aradığı ve ondan uyuşturucu madde aldığının değerlendirildiği, sanık ... ile tanık Mehmet'in buluştukları ve birbirlerine bir şey alıp verdiklerinin görüldüğü ve tanık Mehmet'te iki adet mdma içeren hapın ele geçirildiği somut olayda, sanıkların savunmaları ve iletişimin tespiti tutanakları gerekçesiyle sanıklar İsmail ve ...'in mahkûmiyetine karar verilmiştir.
07.02.2014 tarihli eylem yönünden; sanık ... hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında dava açılan ve dosyada tanık olarak dinlenen Muharrem ile uyuşturucu madde alışverişine ilişkin görüşmeler yaptıklarının tespit edildiği, sanık ...'in tanıklar Ahmet ve Muharrem ile buluşup ayak üstü konuştuklarının görüldüğü, sanık ...'in ayrılması sonrası tanıkların yanına gidildiği ve tanık Ahmet'in ayağının dibinde daralı 4 gram esrar olduğu değerlendirilen maddenin ele geçirildiği somut olayda; iletişimin tespiti tutanakları, sanıkların savunmaları ve tanık beyanları gerekçesiyle sanık ...'in mahkûmiyetine karar verilmiştir.
16.04.2014 tarihli eylem yönünden ise; kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında dava açılan ve dosyada tanık olarak dinlenen ... ile sanık ...'un uyuşturucu madde alışverişine ilişkin görüşme yaptıkları, bu sırada sanık ...'in telefonu alarak ... ile konuştuğu, tanık ...'ın sanık ...'in evinin bulunduğu sokağa araçla giriş yaptığı, ancak sokağın dar olması sebebiyle fiziki takibe devam edilemediği, kısa bir süre sonra sokaktan çıkan tanık ...'ın içinde bulunduğu aracın durdurulduğu ve ...'ta daralı 4 gram esrar olduğu değerlendirilen maddenin ele
geçirildiği somut olayda; iletişimin tespiti tutanakları, tanık beyanları ve sanıkların savunmaları gerekçesiyle sanık ...'in mahkûmiyetine karar verilmiştir.
19.04.2014 tarihli eylem yönünden ise; kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında dava açılan tanık Tolga'nın sanık ... Hacı'yı arayarak, sanık ...'un numarasını istediği, daha sonra sanık ...'u arayarak uyuşturucu madde istediği, sanık ile tanığın buluşup ayrıldıkları, tanık Tolga'da daralı 8 gram esrar olduğu değerlendirilen maddenin ele geçirildiği somut olayda; iletişimin tespiti tutanakları, sanıkların savunmaları ve tanığın beyanları nazara alındığında; sanık ...'nın eyleminin tanık Tolga'ya sanık ...'un numarasını vermekten ibaret olduğu gerekçesiyle yardım eden olarak mahkûmiyetine karar verilmiştir.
22.04.2014 tarihli eylem yönünden ise; kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında dava açılan tanık Volkan'ın sanık ...'u aradığı, Mazlum'un telefonu sanık ...'e verdiği, daha sonra sanıklar Mazlum ve ...'in, sanık ...'ı aradıkları, sanık ...'ın suça konu maddeyi tanık Volkan'a verdiğinin değerlendirildiği ve tanık Volkan'ın araçtan attığı daralı 6 gram esrar olduğu değerlendirilen maddenin ele geçirildiği somut olayda; sanıkların savunmaları, tanık beyanları ve iletişimin tespiti tutanakları gerekçesiyle sanıklar Mazlum, ... ve Alican'ın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
09.05.2014 tarihli eylem yönünden ise; sanıklar Mazlum ve Enis'in buluşacakları, Enis'in Mazlum'a uyuşturucu hap getireceğine dair görüşmelerin tespit edildiği, ancak sanık ...'un buluşma yerine gelmediği, sanık ...'in durdurulmak istendiği sırada kaçtığı ve kaçış güzergahında 17 adet mdma içeren hapın ele geçirildiği somut olayda; sanıkların savunmaları ve iletişimin tespiti tutanakları gerekçesiyle sanıklar Mazlum ve Enis'in mahkûmiyetine karar verilmiştir.
21.05.2014 tarihli eylem yönünden ise; kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında dava açılan tanık Şervan'ın sanık ... ile uyuşturucu madde alışverişine ilişkin görüşme yaptıklarının tespit edildiği, tanık Şervan'ın park halindeki araca binerek sokaktan ayrıldığının tespiti üzerine durdurulduğu, araçta daralı 2 gram esrar olduğu değerlendirilen maddenin ele geçirildiği somut olayda; sanık savunması, tanık beyanı ve iletişimin tespiti tutanakları gerekçesiyle sanık ...'in mahkûmiyetine karar verilmiştir.
04.06.2014 tarihli eylem yönünden ise, sanık ...'ın olay tarihinde evinde arama yapıldığı, daralı 8 gram esrar ve esrarın yanında hassas terazinin ele geçirildiği, sanığın savunması ve diğer sanıklarla ilişkisi nazara alınarak mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden
Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan seçimlik hareketlerden başkasına vermek amacıyla uyuşturucu madde bulundurduğu, bu nedenle mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ve aynı maddede 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 27.06.2017 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
C. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden
Tüm dosya kapsamına göre; 07.12.2013 tarihinde diğer sanık ...'in kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma başlatılan tanık Mehmet A.' ya uyuşturucu madde sattığı olayda; suçlamayı kabul etmeyen, kendisinde herhangi bir uyuşturucu madde ele geçmeyen sanığın, diğer sanık ...'in eylemine iştirak ettiğine ilişkin, içeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek soyut telefon görüşmeleri dışında kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı anlaşıldığından, atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
D. Sanık ... Hacı İkiz hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden; Sanığın, ölen sanık ...'un tanık Tolga'ya daralı 8 gram uyuşturucu olduğu değerlendirilen maddeyi vermesi eyleminden sorumlu tutulduğu olayda, ele geçen maddenin uyuşturucu veya uyarıcı madde olup olmadığı konusunda, uzman bir kurum veya kuruluşa bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, ziraat mühendislerinin verdiği ekspertiz raporları ile yetinilerek eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
E. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden
Sanığın 22.04.2014 tarihinde sanık ... ve ölen sanık ... ile birlikte tanık Volkan'a verdiği daralı 6 gram esrar olduğu değerlendirilen maddenin uyuşturucu veya uyarıcı madde olup olmadığı konusunda, uzman bir kurum veya kuruluşa bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, ziraat mühendislerinin verdiği ekspertiz raporları ile yetinilerek eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
F. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden
A. 07.12.2013 tarihli eylem yönünden
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ve aynı maddede 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. 07.02.2014 tarihli eylem yönünden
Sanık hakkında hükme esas alınan 07.02.2014 tarihli eylemde ele geçen maddenin uyuşturucu olup olmadığı hususunda bir tespit yapılmamış ise de; olay tutanak içeriğine göre sanık ile tanık Ahmet F. arasında uyuşturucu madde alışverişinin görülmediği, dosyada tanık olarak dinlenen Ahmet F.'nin tüm
aşamalarda olay yerinde ele geçen maddeyi sanıktan almadığına dair savunması, üzerinde ve evinde yapılan aramada herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine, soyut ve değişik anlamlara gelebilecek iletişimin tespiti tutanakları dışında, kuşkuyu aşan kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, bu eylem yönünden beraati yerine mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
G. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden
1. 16.04.2014 ve 22.04.2014 tarihli eylemlerle ilgili olarak;
a. 16.04.2014 ve 22.04.2014 tarihlerinde ele geçen maddelerin uyuşturucu veya uyarıcı madde olup olmadığı konusunda, uzman bir kurum veya kuruluşa bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, ziraat mühendislerinin verdiği ekspertiz raporları ile yetinilerek eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi,
b. Kabule göre; sanığın 16.04.2014 tarihli eylemde tanık ...'a daralı 4 gram esrar olduğu değerlendirilen maddeyi verdiği, 22.04.2014 tarihli eylemde sanıklar Mazlum ve Alican ile birlikte tanık Volkan'a daralı 6 gram esrar olduğu değerlendirilen maddeyi verdiği somut olaylarda; aynı suçu farklı tarihlerde birden fazla işleyen sanık hakkında zincirleme suç hükümleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
2. 21.05.2014 tarihli eylem yönünden;
Sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilen 21.05.2014 tarihli eylemde ele geçen maddenin uyuşturucu olup olmadığı hususunda bir tespit yapılmamış ise de; olay tutanak içeriğine göre sanık ile tanık Şervan arasında uyuşturucu madde alışverişinin görülmediği, dosyada tanık olarak dinlenen Şervan'ın tüm aşamalarda ele geçen maddeyi sanıktan almadığına dair savunması, üzerinde ve evinde yapılan aramada herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine, soyut ve değişik anlamlara gelebilecek iletişimin tespiti tutanakları dışında, kuşkuyu aşan kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, bu eylem yönünden beraati yerine mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
H. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
Sanığın kan analiz raporu sonucuna göre kanında uyuşturucu madde tespit edilememiş ise de; 04.06.2014 tarihinde evinde yapılan aramada ele geçen maddenin niteliği ve miktarı, ele geçen hassas terazi üzerinde
inceleme yapılmaması, yine sanığın diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine ilişkin mahkûmiyetine yeterli kesin delilin bulunmaması karşısında, bu haliyle sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu, ancak sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımıı süresinin öngörüldüğü ve karar tarihinden inceleme tarihine kadar bu sürenin dolduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli ve 2014/266 Esas, 2015/230 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli ve 2014/266 Esas, 2015/230 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
C. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli ve 2014/266 Esas, 2015/230 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
D. Sanık ... Hacı İkiz hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden;
Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklanan nedenlerle Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli ve 2014/266 Esas, 2015/230 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
E. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden
Gerekçe bölümünün (E) bendinde açıklanan nedenlerle Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli ve 2014/266 Esas, 2015/230 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
F. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden
1. 07.12.2013 tarihli eylem yönünden; Gerekçe bölümünün (F bendinin 1 numaralı bölümünde) açıklanan nedenlerle Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli ve 2014/266 Esas, 2015/230 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2. 07.02.2014 tarihli eylem yönünden;
Gerekçe bölümünün (F bendinin 2 numaralı bölümünde) açıklanan nedenlerle Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli ve 2014/266 Esas, 2015/230 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
G. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden
Gerekçe bölümünün (G bendinin 1 ve 2 numaralı bölümlerinde ) açıklanan nedenlerle Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli ve 2014/266 Esas, 2015/230 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/6640, K. 2023/9926, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama