KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2020/902 E., 2024/19591 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/1540 E., 2019/886 K.
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- İstinaf başvurularının esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması
Karar Metni
664 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2019 tarihli ve 2016/55 Esas, 2019/36 Karar sayılı kararı ile, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yetki itirazında bulunarak, yetkili mahkemenin suçun işlendiği yer mahkemesi olan Diyarbakır mahkemeleri olduğuna, 2. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5. Fiziki takip yapan kolluk görevlilerinin dinlenmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, 6. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 8. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, İlişkindir.
III. GEREKÇE
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun işlendiği yer itibarıyla dosyaya bakmada yetkili Mahkeme olduğuna, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ve 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamından sanığın adil yargılanma hakkının ihlaline sebebiyet verecek bir işlemin bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B.
Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında 05.11.2014 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 04.03.2015 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; sanığın 24.05.2014 tarihinde işlediği başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 06.01.2016 tarihli iddianame ile dava açıldığı ve Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/236 Esas sırasında derdest olduğu ve her iki dosyanın suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, belirtilen davaların birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç,
iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
C. Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken birden fazla suçtan hükümlülüğü içeren ilamdaki hangi cezanın tekerrüre esas alındığının gösterilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/902, K. 2024/19591, 27 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama