İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/18148 K.2025/3024

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin…

Esas2021/18148Karar2025/3024Tarih18 Mart 2025Okuma6 dk · 1.120 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2021/18148 E., 2025/3024 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Mart 2025
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Suç
Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm
İlk derece mahkemesi hükmünün kaldırılması suretiyle mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
Temyiz isteminin düzeltilerek esastan reddi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.120 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKİ SÜREÇ

A. Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusuna ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan,mahkûmiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Sanığın, yaşı küçük ... ve ...'e uyuşturucu madde temin ettiği anlaşılmakla 5237 sayılı TCK'nın 188/3-son cümlesi gereği cezanın 15 yıldan az olamayacağının gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

A. Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri ve aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. İlk derece mahkemesi tarafından kurulan "5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ve 660 TL adli para cezası ile adli para cezasının on eşit taksitle tahsiline" şeklindeki hükmün sadece sanık lehine temyiz edilmiş olması dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın kazanılmış hakkı gözetilmeden, "5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ve 660 TL adli para cezası ile adli para cezasının dört eşit taksitle tahsiline" şeklinde hüküm kurulmuş olması, hukuka aykırı olarak değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün,

Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmındaki "4 eşit taksitte" ibaresinin çıkartılarak yerine "10 eşit taksitte" ibaresinin yazılması,

Suretiyle, hükümdeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan Vekili ...'in değişik gerekçesi ve oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.03.2025 tarihinde karar verildi.

DEĞİŞİK GEREKÇE

5237 sayılı TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesinde; uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin, kullanılması dışında bir amaçla ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satılması, satışa arz edilmesi, başkalarına verilmesi, sevk edilmesi, nakledilmesi, depolanması, satın alınması, kabul edilmesi ve bulundurulması hallerinde, fail hakkında on yıldan az olmamak üzere hapis cezası ile cezalandırılacağı, aynı fıkranın 2. cümlesinde ise uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin bir çocuğa satılması veya verilmesi durumunda hapis cezasının on beş yıldan az olmayacağı belirtilmiştir.

5237 sayılı TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan düzenleme, 28 Haziran 2014'te yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK’ya eklenmiştir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde satılan veya verilen kişinin çocuk olması hâlinde verilecek cezanın arttırılmasını öngören bu düzenlemenin Kanun’a eklenmesindeki amaç, madde gerekçesinde, uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin etkilerinden çocukların korunması ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarıyla mücadeleyi güçlendirme olarak açıklanmıştır.

TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan bu düzenlemede kanun koyucu hareket çeşitliliği yönünden bir sınırlamaya gitmiştir. TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrasının 2. cümlesinde, 1. cümlede yer verilen hareketlerden sadece “satmak” ve “başkalarına vermek” hareketlerine yer verilmiştir.

Şu hâlde, diğer hareketler yönünden bu arttırım maddesinin uygulanması mümkün değildir. Kaldı ki, “satmak” ve “başkalarına vermek” seçimlik hareketlerinin meydana geliş şekilleri de göz önüne alındığında, bu iki hareket dışındaki hareketlere fıkranın 2. cümlesinde yer verilmesi Kanun’un düzenleniş amacına da uygun değildir. Kanun koyucunun bu düzenlemeye yer vermesinin altında yatan sebep, bir kazanç unsuru içersin içermesin uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin bir çocuğa verilmesinin veya satılmasının yaratacağı tehlikenin, bir yetişkine verilmesi veya satılmasının yaratacağı tehlikeden daha büyük oluşudur.

Diğer bir açıdan da, fıkranın 2. cümlesinde, 1. cümlede yer alan seçimlik hareketlerden sadece “satmak” ve “vermek” hareketlerine yer verilmiş olması, kendisine uyuşturucu veya uyarıcı madde satılan çocuk ile bu uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kendisine satan veya veren fail arasında bir iştirak iradesinin bulunmaması gerektiğine işaret eder.

Söz konusu iki seçimlik hareketin gerçekleşme şekillerine bakıldığında, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin satılması veya verilmesi ile satan veya verenin bu uyuşturucu veya uyarıcı madde üzerindeki fiili hakimiyeti sonlanır.

Fail ile çocuk arasında bir iştirak ilişkisi varsa suç konusu üzerinde bir hakimiyet kaybı veya değişikliği olmayacağından, TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrasının 2. cümlesi anlamında “vermek” veya “satmak” hareketlerinin gerçekleştiği söylenemez, suç konusu üzerinde hakimiyet el değiştirmemiştir. Hakimiyeti değiştirmeden, fiziken vermek şeklinde gerçekleşen davranışlar bu kapsamda değerlendirilemez.

Bu durumda, uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi hem alan hem veren, aynı suçun faili konumundadır.

Failin, uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi, nakletmesi, bulundurması, depolaması için iştirak ilişkisi içerisinde birlikte hareket ettiği çocuğa vermesi hallerinde, suçu, iştirak iradesi altında birlikte gerçekleştirdiklerinden bu nitelikli hal uygulanma alanı bulmaz. Çocuk, uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kendisine veren failin fiiline “birlikte fail” olarak veya “yardım eden” sıfatıyla da suça katılsa, uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi çocuğa veren fail hakkında nitelikli hal uygulanmayacaktır.

Kanun metnine ve gerekçesine bakıldığında, uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi satın alan veya kabul eden çocuğun, suça konu maddeyi, kendisiyle iştirak ilişkisi içinde olmayan failden alırken bir amaca sahip olması gerektiğine ilişkin bir şart aranmamıştır. Bu nedenle çocuk, suç konusunu kendi kullanımı için almışsa da bir başkasına satmak için almışsa da bu nitelikli hal uygulama alanı bulur.

Bu açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde;

Suça konu uyuşturucu maddenin tanık ...’ın üzerinde ele geçtiği, bu maddeyi diğer tanık ... ile birlikte sanık ... adına sakladıkları, suça konu maddenin bir kısmını okula girmeden önce tanıklar ve sanığın birlikte kullandıklarını, ele geçen maddeyi ise okula girmeden önce sanığın tanıklara saklamaları için verdiği anlaşılmıştır.

Tanıklar ve sanığın aşamalardaki beyanlarından, suça konu uyuşturucu maddenin okula sokulmasından önceki aşamada birlikte hareket ettikleri ve okula sokulmasından sonra da suç konusu uyuşturucu maddeyi birlikte içmek niyetinde olduklarını beyan ederek suç konusu üzerindeki hakimiyetlerini devam ettirdikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda suç konusu üzerinde tanıklar ve sanığın aynı amaç doğrultusunda birlikte bir hakimiyet kurdukları ve bu nedenle de iştirak iradesi altında hareket ettikleri anlaşılmakla, sanığın suç konusu uyuşturucu maddeyi tanık ...’a teslim etmesi TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrasının 2. cümlesi anlamında “vermek” fiili olarak nitelendirilemez. Her ne kadar tanıklar hakkında yargılama yapılmamışsa da sanık ve tanıklar aynı suça iştirak eden faillerdir.

Açıkladığım nedenlerle; Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne yönelik temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşlerine katılmakla birlikte, sanık hakkında TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrasının 2. cümlesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna dair eleştiri yapılmasına ilişkin sayın çoğunluğun kararına katılmamaktayım. 18.03.2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/18148, K. 2025/3024, 18 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.hukuki Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Gerekçe
  6. IV. Karar
  7. Değişik Gerekçe

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2021/18148
Karar No
2025/3024
Tarih
18 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/18154 K.2025/2782
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/18154 K.2025/2354
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/18167 K.2025/5523
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/18175 K.2025/2923
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/18178 K.2025/2624
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/18181 K.2025/4930

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.