KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2021/4968 E., 2022/10207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2022
- Mahkeme
- İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
2) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin 21/12/2020 - 2019/4522 esas ve 2020/3289 sayılı kararı ile a) İstinaf başvurularının esastan reddi; (Sanık ... yönünden) b) İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi; (Sanık
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
1) Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Sanık ve müdafiinin yokluğunda verilip, 25/01/2021 tarihinde sanık müdafiine tebliğ edilen hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 291. maddesinde öngörülen on beş günlük yasal süresinden sonra 15/02/2021 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin temyiz dilekçesindeki sebeplerin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede,
CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince, Bölge Adliye Mahkemelerince "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın
bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkında “TCK’nın 43. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığına karar verilerek, sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkarılması ile,
TCK’nın 188/3 ve 4-a maddeleri uyarınca belirlenen ‘21 yıl hapis ve 2250 gün adli para cezası’ üzerinden TCK’nın 62/1. maddesi uyarınca 1/6 indirim uygulanması ile, ilk derece mahkemesince tespit edilen ‘21 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 2343 gün adli para cezası’ ibaresinin çıkarılıp, yerine ‘ 17 yıl 6 ay hapis ve 1875 gün adli para cezası’ ibaresinin yazılması ve TCK’nın 52. maddesi uyarınca gün cinsinden para cezasının, adli para cezasına dönüştürülmesiyle sonuç cezanın, ‘21 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 46.860 TL adli para cezası’ yerine, ‘17 yıl 6 ay hapis ve 37.500 TL adli para cezası’ olarak tespit edilmesi” yönünde karar verilebilmesi için,
CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, CMK'nın 280/1-a maddesi kapsamına girmediği halde, duruşma açılmadan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/4968, K. 2022/10207, 12 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama