KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2022/3099 E., 2023/11118 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Karar Metni
1.012 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, süresinden sonra olması ve hükmedilen ceza süresine göre 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2018 tarihli ve 2018/27 Esas, 2018/75 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2018/800 Esas, 2019/1485 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ve 7078 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası,
dördüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin sabit olmadığına, suçun manevi unsurunun oluşmadığına, 2. Eylemin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğuna, 3. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dosya kapsamında yer alan ihbar ve olay tutanaklarının, uzmanlık raporunun, cezai ehliyetine ilişkin adli raporun ve sosyal inceleme raporunun içerikleri ile sanığın aşamalardaki savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ikametinde uyuşturucu madde satışı yaptığına ilişkin ihbar üzerine adrese
gidildiğinde, sanığın annesi olan ihbarcı tanık Erife'nin kapıyı açarak, oğlunun evde olmadığını söyleyip, evde bulduğu poşet içindeki 152 fişek halinde net 113 gram sentetik kannabinoidi teslim ettiği , olay gecesi beklenmesine rağmen ikametine gelmeyen sanığın saat 14:30 sıralarında yakalandığı, aşamalarda, ele geçen uyuşturucu maddenin kendisine ait olmadığına, kovuşturma aşamasında tanık olarak dinlenen Fatih ve ...'in saklaması için kendisine verdiklerine ilişkin soyut beyanda bulunduğu;
tanıkların ise iddiaları kabul etmedikleri olayda, sanığın evinde kullanma amacı dışında uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlediğinin sabit olduğu, temel cezanın 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, aynı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütlere göre 10 yıl hapis ve 60 gün adli para cezası olarak belirlendiği, suç konusunun niteliği gereği 1/2 oranında arttırım yapıldığı,
sanığın suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olması nedeniyle aynı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/3 oranında indirim ve ardından 1/6 oranında takdiri indirim uygulandığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamında yer alan ihbar ve olay tutanaklarının, uzmanlık raporunun, cezai ehliyetine ilişkin adli raporun, sosyal inceleme raporunun içerikleri ile sanığın aşamalardaki savunmaları birlikte göz önüne alındığında, sanığın annesinin, oğluna uyuşturucu madde sattırıldığına ilişkin ihbarı üzerine, olay tarihinde ikamete gelen kolluk görevlilerine evde bulduğu 152 fişek halindeki net 113 gram sentetik kannabinoidi teslim etmesinin ardından yakalanan sanığın, söz konusu maddelerin tanık ... tarafından saklanması için kendisine verildiğini ve tanık Fatih'in de bu şahısla irtibatlı olduğunu beyan ettiği olayda;
sanığın, ikametinde kullanım sınırının üzerinde uyuşturucu maddenin bulundurmak suretiyle "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlediğinin sabit olduğu, suç tarihinde 12-15 yaş aralığında olması nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiği, ancak İlk Derece Mahkemesince aynı maddenin üçüncü fıkrasının uygulandığı; yine sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi için tanıklar Fatih ve ... hakkında açılan kamu davalarının sonucunun makul süre beklenmediği dikkate alınarak, sanık hakkındaki davanın yeniden görülmesine karar verildiği,
adı geçenlerin yargılandığı davada, Mahkemesince, mütalaaya uygun olarak, suçu işledikleri sabit olmadığından 16.05.2019 tarihinde beraat kararı verildiği, dolayısıyla sanığın beyanı ile suç ortaklarının suçunu ortaya çıkardığından bahsedilemeyeceğinden hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı, temel cezanın 6545 sayılı Kanun ve 7078 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, aynı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütlere göre 10 yıl hapis ve 1000 gün adli para cezası olarak alt sınırdan belirlendiği, suç konusunun niteliği gereği 1/2 oranında arttırım yapıldığı,
sanığın suç tarihinde 12-15 yaş aralığında olması nedeniyle aynı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası
uyarınca 1/2 oranında indirim yapıldığı, aynı fıkranın son cümlesi uyarınca verilecek hapis cezası 7 yılın üzerinde olamayacağından, hapis cezasının 7 yıl olarak belirlendiği, ardından 1/6 oranında takdiri indirim uygulandığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2018/800 Esas, 2019/1485 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/3099, K. 2023/11118, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama