Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2023/12729 E. , 2023/11010 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden onama; sanık ... hakkındaki hüküm yönünden bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hük
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2023/12729 E. , 2023/11010 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Sanık ... hakkındaki hüküm yönünden onama; sanık ... hakkındaki hüküm yönünden bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2014 tarihli ve 2014/38 Esas, 2014/109 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanıklar müdafileri taraflarından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.06.2022 tarihli ve 2020/7938 Esas, 2022/7176 Karar sayılı kararı ile; "1- Olay tarihinde sanık ...’in elindeki poşetten ve üstünden usulüne uygun olarak ele geçirilen kişisel kullanım sınırları üzerindeki esrar ile amfetamin ihtiva eden tabletlerin sanık ... tarafından verildiği sabit ise de; sanık ...’ya ait olan "Ata Tuhafiye" isimli işyerinde yapılan arama işlemine dayanak teşkil eden dosya kapsamındaki Cumhuriyet savcısı tarafından imzalanan yazılı arama emrinde 5271 sayılı CMK’nın 119. maddesine aykırı olacak şekilde aramanın nedenini oluşturan fiilin, aranılacak kişi ve aramanın yapılacağı yerin adresinin bulunmadığı, işyerinde yapılan arama sonucunda ele geçirilen hassas terazide bulunan eroin ve kokain bulaşıkları nedeniyle sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 188/4. maddesinde belirtilen nitelikli hal uyarınca ceza artırımı yapıldığının anlaşılması karşısında, suç tarihinde sanığın işyerine ilişkin CMK'nın 116 ve devamı maddeleri uyarınca usulüne uygun biçimde verilmiş bir adli arama kararı veya yazılı arama emri bulunup bulunmadığının araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 188/4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2- (1) numaralı bozma sebebine göre yapılacak araştırma sonucunda sanık ...’nın işyerine ilişkin olarak usulüne uygun olarak verilmiş bir adli arama kararı veya yazılı arama emri bulunmaz ise sanık ...’nın işyerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile hassas terazi üzerinden ele geçirilen uyuşturucu kalıntıları hükme esas alınamayacağından, sanık ...’in istikrarlı savunmalarında kendisinde ele geçirilen esrarı ve amfetamin ihtiva eden tabletleri Ata’nın verdiğini beyan etmek suretiyle, bu maddelerin Ata tarafından verildiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı aşamada beyanlarıyla Ata’nın suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiğinin kabulü ile hakkında TCK’nın 192/3. maddesinin uygulanması gerekeceğinden, arama kararının varlığına ilişkin yapılacak araştırmanın sonucuna göre sanık ...’in hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması, 3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 4- İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce şahit numune olarak alınan uyuşturucu maddelerin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve suç konusu uyuşturucu maddenin müsaderesine ilişkin kanun maddesinin TCK’nın 54/4. maddesi olarak gösterilmemesi," Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. C. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2023 tarihli, 2022/320 Esas, 2023/76 Karar sayılı kararı ile; Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ...'nın temyiz sebepleri özetle; 1. Suçu işlemediğine, 2. Delillerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine, 3. 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delillerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine, 2. Sanığın beyanlarının dikkate alınmadığına, 3. Sanığın mahkûmiyeti için yeterli delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bozmaya uyulduğu, olay ve takip tutanaklarının içerikleri, tutanak tanıklarının beyanları karşısında sanık ...'in üzerinde yakalanan uyuşturucu maddeler hükme esas alınarak, sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri sabit görülerek haklarında mahkûmiyet hükümleri kurulduğu, sanık ...'ya ait işyerinde yapılan aramaya ilişkin usulune uygun verilmiş bir arama emri veya kararı bulunmadığından bu işyerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeler hükme esas alınmayarak sanık ... yönünden 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmayıp, sanık ... hakkında da 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanmak suretiyle mahkûmiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı, sanık hakkında takdiri indirimin uygulandığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Hükmün verildiği 11.04.2023 tarihli oturuma ilişkin duruşma tutanağının başında, sanığın ve sanık müdafiinin duruşmaya katıldığının belirtildiği ve duruşma tutanağının devamında, sanığın duruşma salonundan ayrıldığına dair bir ibare bulunmadığı hâlde, duruşma tutanağının sonunda "Sanıklar huzurda bulunmadığından son sözleri sorulamadı" denilerek, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşüne karşı diyeceklerinin sorulması ve son söz hakkı verilmesi gereken sanığın duruşmada hazır bulunup bulunmadığı hususunda çelişki oluşturulması hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle; İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2023 tarihli ve 2022/320 Esas, 2023/76 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.04.2023 tarihli ve 2022/320 Esas, 2023/76 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.