Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2023/13400 E. , 2024/26029 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2023/13400 E. , 2024/26029 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 30.10.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/10511 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/60983 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/60983 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Sanığın inceleme dışı 19.04.2019 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı inceleme konusu Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesini 2019/239 esas sayılı dosyasında devam eden yargılamanın bulunduğu gerekçesiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeksizin doğrudan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2020 tarihli ve 2020/32 esas, 2020/448 sayılı kararı ile mahkûmiyetine, hukuki kesinti oluşmaması nedeniyle Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2019 tarihli ve 2019/239 esas, 2019/383 sayılı dosyasındaki 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsubuna dair kararın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 09.12.2021 tarihli ve 2021/922 esas, 2021/2161 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmakla, anılan karardaki hukuka aykırılığın 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi uyarınca giderilebileceği, 29.08.2019, 14.11.2019 ve 29.11.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonunda, Bucak Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11.01.2019 tarihli ve 2018/2759 soruşturma, 2019/2 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karanın usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle kovuşturma şartı bulunmadığından bahisle açılan davanın durmasına ilişkin Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli ve 2021/143 esas, 2021/872 sayılı kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede; Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16.06.2021 tarihli ve 2020/18965 esas, 2021/7640 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21.06.2021 tarihli ve 2020/21397 esas, 2021/7865 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği, Somut olayda, adı geçen şüphelinin 02.08.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan, Bucak Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11.01.2019 tarihli ve 2018/2759 soruşturma, 2019/2 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmesini müteakip, Bucak Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/2759 soruşturma sayılı dosyasının, Bucak Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/3867 soruşturma dosyasında birleştirildiği, Bucak Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/3867 soruşturma dosyasındaki erteleme kararında suç tarihinin 25.10.2018 olduğu, sanığın denetim süresi içinde 16.03.2019 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediğinden bahisle Bucak Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2019 tarihli ve 2018/3867 soruşturma, 2019/439 esas ve 2019/435 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda sanığın mahkûmiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2019 tarihli ve 2019/239 esas, 2019/383 sayılı kararının verildiği, anılan kararın 30.10.2019 tarihinde kesinleştiği, Şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Bucak Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11.01.2019 tarihli ve 26.12.2018 tarihli kararlarda itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usûlüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 25.10.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bucak Cumhuriyet Başsavcılığının 26.12.2018 tarihli ve 2018/3867 Soruşturma, 2018/44 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın, 03.01.2019 tarihinde şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için Burdur Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüpheli hakkında, 02.08.2018 tarihinde işlediği aynı nitelikteki suçtan yapılan soruşturma sonunda, Bucak Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2019 tarihli ve 2018/2759 Soruşturma, 2019/2 Karar sayılı kararı ile beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararda itiraz süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, daha sonra erteleme kararının kaldırılarak soruşturmanın, 2018/3867 sayılı soruşturma ile birleştirilmesine karar verildiği, C. Şüphelinin 16.03.2019 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması üzerine erteleme kararının kaldırılarak Bucak Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2019 tarihli ve 2018/3867 Soruşturma, 2019/439 Esas, 2019/435 sayılı iddianamesi ile Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, D. Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26.09.2019 tarihli ve 2019/239 Esas, 2019/383 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2020 tarihli ve 2020/32 Esas, 2020/448 Karar sayılı kararının incelenmesinde; Sanık hakkında 02.08.2018 tarihli eylem ve 19.04.2019 tarihli eylem nedeniyle açılan kamu davasında, Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2020 tarihli ve 2020/32 Esas, 2020/448 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezadan Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/239 Esas, 2019/383 Karar ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası mahsup edilerek 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 09.12.2021 tarihli ve 2021/922 Esas, 2021/2161 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği, anlaşılmıştır. F. Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli ve 2021/143 Esas, 2021/872 Karar sayılı kararının incelenmesinde; Sanık hakkında, 29.08.2019, 14.11.2019 ve 29.11.2019 tarihli aynı nitelikteki eylemleri nedeniyle Bucak Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2021 tarihli ve 2019/2746 Soruşturma, 2021/102 Esas, 2021/96 sayılı iddianamesi ile doğrudan açılan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda, Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli ve 2021/143 Esas, 2021/872 Karar sayılı kararı ile 11.01.2019 tarihli erteleme kararında itiraz süresinin 7 gün olarak gösterilmesi nedeniyle kararın usulsüz olduğu gerekçesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8-2. cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının 28.01.2022 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. G. Dosyalar kapsamına göre; Sanığın, 19.04.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeksizin doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda, Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2020 tarihli ve 2020/32 Esas, 2020/448 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine, hukuki kesinti oluşmaması nedeniyle Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2019 tarihli ve 2019/239 Esas, 2019/383 Karar sayılı dosyasında verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsubuna karar verildiği, kararın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 09.12.2021 tarihli ve 2021/922 Esas, 2021/2161 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmakla, anılan karardaki hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nın 308/A maddesi uyarınca giderilmesi gerektiği, 29.08.2019, 14.11.2019 ve 29.11.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonunda, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın usulsüz olması nedeniyle kovuşturma şartı bulunmadığı gerekçesiyle davanın durmasına ilişkin Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli ve 2021/143 Esas, 2021/872 Karar sayılı kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Bucak Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, kararda, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, 5271 sayılı CMK'nın 173/1. maddesinin karar tarihinde yürürlükte olan haline göre "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 172 ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle ihlâl kabul edilen 16.03.2019 tarihli eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden sözedilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bucak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2019 tarihli ve 2019/239 Esas, 2019/383 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.