KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2023/13409 E., 2024/23476 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Metni
1.647 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
2. Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
1. 2016/267 E., 2017/315 K. 2. 2018/127 E., 2018/178 K.
SUÇLAR
1. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma 2. Değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Akçakale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 29.12.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, eylemin, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli niteliğinde olduğu gerekçesiyle Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 11.07.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2020/4700 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58418 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58418 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" 1- Akçakale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2017 tarihli ve 2016/267 Esas, 2017/315 Karar sayılı kararı yönünden yapılan değerlendirmede,
Sanığın 17.04.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2015 tarihli ve 2015/2102 soruşturma, 2015/19 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine, bir yıl süre ile tedaviye tabi tutulmak suretiyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğ edilerek infazı için 10.05.2016 tarihinde Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararının kaldırılarak 30.11.2016 tarihli ve 2016/3338 soruşturma, 2016/639 esas, 2016/601 sayılı iddianame ile Akçakale 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
Akçakale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2017 tarihli ve 2016/267 Esas, 2017/315 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 29.12.2017 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmakla,
Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının tebliğ edilmesi üzerine şüphelinin müdürlüğe başvurduğu, 30.05.2016 tarihinde bilgilendirme formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, hastanede idrar tahlilinde uyuşturucu madde tespit edilmesi üzerine 6 oturumluk bağımlılık programına alındığı, uyarılmasına karar verildiği, uyarı yazısının müdürlükte 16.08.2016 tarihinde elden tebliğ edildiği, 16.08.2016 tarihinde yeniden hastaneye sevkedildiği, hastaneye başvurduğu, tedavi takvimi düzenlendiği,
hastanenin 25.10.2016 tarihli raporunda doktor kontrollerine ve eğitim toplantılarına gelmemesi nedeniyle tedaviye uyumsuz olduğunun bildirilmesi üzerine dosyanın kapatılmasına karar verilerek 22.11.2016 tarihinde Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, 6545 sayılı Kanun’la yükümlülüklerine uygın davranmamakta ısrar etmesinin dava şartı olarak düzenlendiği, şüphelinin uyarılması üzerine müdürlüğe geldiği, hastaneye sevkedildiği, hastaneye başvurmasından sonra yeniden yükümlülük ihlalinde bulunduğu,
bu nedenle tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı aşamasında, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağ uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen başvuruda bulunmadığı veya yeniden yükümlülük ihlalinde bulunduğu takdirde denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar ettiğinin kabul edilebileceği anlaşıldığından, kovuşturma şartı olan ısrar şartının gerçekleşmemesi nedeniyle de durma kararı verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.07.2018 tarihli ve 2018/127 Esas, 2018/178 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede,
Yukarıda belirtilen gerekçeler ışığında, ısrar şartı gerçekleşmediğinden Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karar ile verilen denetimin, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.07.2018 tarihli ve 2018/127 Esas, 2018/178 sayılı kararına konu 17.02.2018 tarihli suç tarihinde de devam ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, 17.02.2018 tarihli suçun sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın ihlali niteliğinde olduğu cihetle, söz konusu suça ilişkin ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağından kamu davasının düşürülmesi ile birlikte ihbarda bulunulması gerektiği halde, yazılı şekilde yalnızca ihbarda bulunulmakla yetinilerek karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
A. Akçakale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/267 Esas ve 2017/315 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1. Şüpheli hakkında, 17.04.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2015 tarihli ve 2015/2102 Soruşturma, 2015/19 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin gösterilmediği, kararın şüpheliye 25.11.2015 tarihinde tebliğ edilerek infazı için 10.05.2016 tarihinde Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2. Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararının kaldırılarak 30.11.2016 tarihli ve 2016/3338 Soruşturma, 2016/639 Esas, 2016/601 sayılı iddianame ile Akçakale 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
3. Akçakale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 23.11.2017 tarihli ve 2016/267 Esas, 2017/315 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 29.12.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
4. Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi ve 5271 sayılı CMK’nın 171, 172 ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; şüpheli hakkında Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 21.10.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz kanun yolu ve merciinin gösterilmesine rağmen itiraz süresinin gösterilmediği, şüpheli hakkında verilen kamu
davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 25.11.2015 tarihinde şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresi olan 15 günün belirtilmemesi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği anlaşıldığından; açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden Akçakale 2. Asliye Ceza Mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek,
şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi için Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar
verilmesi, Kanun'a aykırı olduğu gibi,
Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının tebliğ edilmesi üzerine şüphelinin müdürlüğe başvurduğu, Bilgilendirme Formu imzalatılarak infaz işlemlerine başlanıldığı, uyarılmasından sonra yeniden hastaneye sevkedildiği, hastaneye başvurduğu, tedavi takvimi düzenlendiği, hastanenin 25.10.2016 tarihli raporunda doktor kontrollerine ve eğitim toplantılarına gelmemesi nedeniyle tedaviye uyumsuz olduğunun bildirilmesi üzerine dosyanın kapatılmasına karar verilerek 22.11.2016 tarihinde Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
6545 sayılı Kanun’la yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesinin dava şartı olarak düzenlendiği, şüphelinin uyarılması üzerine müdürlüğe geldiği, hastaneye sevkedildiği, hastaneye başvurmasından sonra yeniden yükümlülük ihlalinde bulunduğu, bu nedenle tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı aşamasında, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa " yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması,
bu tebligata rağmen başvuruda bulunmadığı veya yeniden yükümlülük ihlalinde bulunduğu takdirde denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar ettiğinin kabul edilebileceği anlaşıldığından, kovuşturma şartı olan ısrar şartının gerçekleşmemesi nedeniyle de mahkemece "durma" kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanun'a aykırıdır.
Sonuç olarak; 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren, 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde
kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi için Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup Kanun yararına bozma istemi yerindedir.
B. Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/127 Esas ve 2018/178 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1. Sanık hakkında, 17.02.2018 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 20.03.2018 tarihli ve 2018/18990 Soruşturma, 2018/10299 Esas, 2018/1469 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 188/3-4-a, 53, 54, 55 ve 63. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
2. Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 03.07.2018 tarihli ve 2018/127 Esas, 2018/178 Karar sayılı kararı ile, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi kapsamında kaldığı sonucuna varılarak Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/2102 soruşturma, 2015/19 karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli niteliğinde olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmadan Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verildiği, kararın 11.07.2018 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
3. Yukarıda belirtilen nedenlerle, Akçakale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2017 tarihli ve 2016/267 Esas, 2017/315 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulması nedeniyle bozma sonrası Akçakale 2. Asliye Ceza Mahkemesince "kamu davasının durmasına" karar verileceğinden, 17.02.2018 tarihli eylemin, erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş suç haline geleceği, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen aynı nitelikteki eylemlerin tek suç olarak kabul edilmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi gereğince temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşıldığından;
Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesince, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilmesi ve Akçakale 2. Asliye Ceza Mahkemesi ile Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde yalnızca ihbarda bulunulmakla yetinilerek karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/13409, K. 2024/23476, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama