İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13567 K.2024/25769

Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2. maddesinin (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiş, hükmün, istinaf edilmeksizin…

Esas2023/13567Karar2024/25769Tarih9 Aralık 2024Okuma7 dk · 1.442 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2023/13567 E., 2024/25769 K.

Karar tarihi
9 Aralık 2024
Konu
Dolandiricilik İban Magduriyeti
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ :
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İstanbul

Karar Detayı

1.442 kelime·7 dk okuma

Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2. maddesinin (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiş, hükmün, istinaf edilmeksizin 08.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/7952 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/65358 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/65358 sayılı kanun yararına bozma isteminin.

“Dosya kapsamına göre, 1-Sanığın 12/03/2019 tarihli eylemi nedeniyle İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/10/2019 tarihli kararı ile, " ... sanığın suç tarihinde uyuşturucu madde kullanmak amacıyla bulundurduğu ve kullandığının kabulü gerekecektir. Bunun dışında herhangi bir olay sebebiyle sanıktan elde edilmiş herhângi bir uyuşturucu madde bulunmamaktadır.

Bu itibarla sanığın üzerine atılı bulunan suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli delil ve kanaat elde edilemediğinden ... " şeklindeki gerekçe ile sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmış ise de, Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14/09/2020 tarihli ve 2020/687 esas, 2020/3414 sayılı ilâmında yer alan, " ...

Mahkemece, erteleme süresi zarfında işlendiği iddia edilen ikinci suça ilişkin olarak mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına kanaat getirilmesi hâlinde yargılamanın asıl konusunu oluşturan ilk suça ilişkin olarak CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca “durma kararı” verilmesi gerekirken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir kovuşturma konusu yapılmasına yasal engel bulunan ikinci suça ilişkin olarak beraat kararı verilmesi ... " şeklindeki açıklamaları ile,

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.", 191/3. maddesinde, "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgarî bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4-b maddesinde, "b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,...hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklinde düzenlemeler yer aldığı, yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesinde, "Beraat kararı;

e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması, ,... hâllerinde verilir." biçimindeki düzenlemeleri dikkate alındığında, Somut olayda ise sanığın 21/02/2018 tarihindeki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma fiilini işlediğinin kendi ikrarı ile de sabit olduğu, bu itibarla sanığın 12/03/2019 tarihindeki ikinci fiili işlemediği gerekçesi ile beraat kararı verilemeyeceği, aksi hâlde uyuşturucu madde kullanmak suçundan bir daha kovuşturma yapılmasının mümkün olmayacağı, bu halde kamu davasının açılması bir şarta (Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması,

kabul etmesi veya bulundurması) bağlanmış olduğundan, mahkemece sanığın tekrar uyuşturucu madde kullanma suçunu işlemediği kanaatine varılması durumunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde beraat kararı verilmesinde, 2-Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22/12/2021 tarihli ve 2021/14488 esas, 2021/14122 sayılı ilâmında yer alan "... kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılmasının 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na göre usulsüz olduğu,

kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden sözedilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatlar hukuki sonuç doğurmayacağı..." şeklindeki açıklama ile Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09/12/2019 tarihli ve 2019/2360 esas, 2019/7718 karar sayılı ve aynı Dairenin 24/02/2020 tarihli ve 2020/250 esas, 2020/1242 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere,

şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavî ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik şüphelinin 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz hâkkının bulunduğu ve erteleme kararında itiraz hâkkı ile itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi gerektiği, itiraz hâkkı bulunduğu hususunu içerir bahse konu karar kendisine hiç tebliğ edilmeyen yahut usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen tedavî ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,

anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının da bir önem arz etmediği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde yer alan, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." şeklindeki, 191/3. maddesinde "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4. maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,

b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hâllerinde, davanın düşmesine karar verilir.

Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir.

Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemeler karşısında, mahkemece kovuşturma şartının henüz gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği, 7201 sayılı Kanun'un 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi,

bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,

merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, Somut olayda,

adı geçen şüphelinin 21/02/2018 tarihli eylemi sebebiyle stanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20/07/2018 tarihli ve 2018/69260 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın şüphelinin mernis adresine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi nedeniyle usule aykırı şekilde yapılmış olduğu,

buna göre anılan kararın usulüne uygun olarak sanığa tebliğ edilmemesi sebebiyle kesinleşmediğinden erteleme süresinin işlemeye başlamayacağı ve ikinci eyleme konu suçun erteleme süresinde işlendiğinin kabul edilemeyeceği, dolayısıyla kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, Mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden “durma kararı” verilerek,

sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hâkimliğine itiraz hâkkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A.

Şüpheli hakkında, 21.02.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2018 tarihli ve 2018/69260 Soruşturma, 2018/3544 Karar sayılı kararı ile.

5237 sayılı TCK'nın 19/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, karara karşı şüphelinin itirazı üzerine, itirazı inceleyen merci İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.01.2019 tarihli ve 2019/282 değişik iş sayılı kararı ile "itirazın reddine" karar verildiği, kararın bu şekilde usulüne uygun olarak kesinleştiği, B.

Şüphelinin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığına dair şüphe üstüne sulh ceza hâkimliğinden alınan karara istinaden vücudundan numune alındığı, 12.03.2019 tarihinde uyuşturucu madde kullandığının belirlenmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 27.05.2019 tarihli ve 2018/69260 Soruşturma, 2019/32993 Esas, 2019/26726 sayılı iddianamesi ile İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C.

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.10.2019 tarihli ve 2019/475 Esas, 2019/534 Karar sayılı kararı ile sanığın beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Kanun yararına bozma istemi ve tebliğnamede "sanığın beraatine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." yerine "sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." yazılması maddi hata kabul edilmiştir.

Dosya kapsamına göre, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2018 tarihli ve 2018/69260 Soruşturma, 2018/3544 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine kararının şüphelinin doğrudan MERNİS adresine tebliğ edildiği, her ne kadar bu şüphelinin bilinen son adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebligat çıkarılmadan doğrudan MERNİS adresine tebliği yapılması usulsüz ise de; şüphelinin itirazı üzerine İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.01.2019 tarihli ve 2019/282 değişik iş sayılı kararı ile "itirazın reddine" karar verildiği,

kararın bu şekilde usulüne uygun olarak kesinleştiği şüphelinin tekrar 12.03.2019 tarihinde uyuşturucu madde kullandığının belirlenmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak kamu davasının açıldığı anlaşılmakla, yargılamaya devamla hüküm kurulmasının yerinde olduğu, kararın Kanun'a uygun olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiş, istemin reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/13567
Karar No
2024/25769
Tarih
9 Aralık 2024
Konu
Dolandiricilik İban Magduriyeti

İlgili Rehberler

  • Forex Dolandırıcılığı Mağduru Ne Yapmalı?
  • Kripto & Dolandırıcılık Toplu Talep
  • Dolandırıcılık / IBAN Makaleleri

İlgili Kararlar

  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13564 K.2024/25767
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13559 K.2024/25764
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13553 K.2024/26333
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13545 K.2024/26043
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13544 K.2024/26042
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/13537 K.2024/26036

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.