Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2023/14205 E. , 2023/10200 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri (Sanık ... yönünden ayrıca re'sen) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kan
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2023/14205 E. , 2023/10200 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri (Sanık ... yönünden ayrıca re'sen) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, sanık ... yönünden re'sen de temyize tabi olan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Temyiz incelemesi; 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası, 1412 sayılı Kanun'un 318 ve 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddeleri uyarınca, yöntemine uygun davetiye tebliğine rağmen müdafiinin duruşmaya gelmemesi ve geçerli bir mazeret de bildirmemesi nedeniyle sanık ... ve duruşma talebinde bulunulmayan diğer sanıklar hakkında duruşmasız olarak yapılmakla, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık ... yönünden, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2015/76 Esas, 2015/223 Karar sayılı kararı ile İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/42 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/42 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. B. Sanık ... yönünden, İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarihli ve 2015/347 Esas, 2015/416 Karar sayılı kararı ile İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/42 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/42 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. C. Sanık ... yönünden, İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2015/18 Esas, 2015/170 Karar sayılı kararı ile İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/42 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/42 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. D. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2018 tarihli ve 2018/195 Esas, 2018/367 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 22 yıl 17 ay 7 gün hapis ve 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, b) Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 22 yıl 17 ay 7 gün hapis ve 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, c) Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir. E. Sanıklar Tugay ve Muhammed yönünden re'sen de temyize tabi olan İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanıklar ve müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.09.2019 tarihli ve 2019/1407 Esas, 2019/5552 Karar sayılı kararı ile; "A) Sanıklar Tugay ve Ahmet hakkındaki hükümlerin incelenmesinde; Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, 20.10.2014 tarihli eylemin sanık ... tarafından, 19.11.2014 tarihli eylemin sanıklar Tugay ve Ahmet tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 19.11.2014 tarihli eylemde, sanıklar Tugay ve Ahmet'in 5237 sayılı TCK'nın 37. maddesi kapsamında birlikte hareket ederek uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri sabit ise de; olay sırasında üzerinde 5 paket satışa hazır hale getirilmiş kokain ele geçirilen sanık ...'in müstakil hareket ettiği, TCK'nın 37. maddesi kapsamında sanıklar Tugay ve Ahmet'in suçlarına iştirak ettiğine dair yeterli delil bulunmadığı, olay yerinin yakınında polisleri görünce bu sanıklara yönelik onları ikaz etmek için "ayık ol" diye bağırması şeklinde gerçekleşen eyleminden dolayı TCK'nın 39 uncu maddesi kapsamında "yardım eden" sıfatı ile sorumlu olduğundan uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun üç veya daha fazla kişi tarafından TCK'nın 37. maddesi kapsamında "fail" sıfatı ile birlikte işlenmesi durumunun söz konusu olmadığı gözetilmeden, sanıklar hakkında hükmolunan cezaların TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca artırılması, Yasaya aykırı, sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, sanık ... yönünden re'sen de temyize tabi olan hükümlerin BOZULMASINA, tutuklama koşullarında değişiklik olmaması ve tutuklama tarihine göre sanık ... hakkındaki salıverilme isteğinin reddine, B) Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde; Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, 19.11.2014 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenlerin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Sanığın savunması karşısında, 30.10.2014 tarihli eyleme ilişkin olarak Rapor, Güven Alımı ve Teslim Tesellüm Tutanağı ile Fiziki Takip, Kimlik Tespit ve Savcı Görüşme Tutanağını düzenleyen alıcı görevlilerin ve sorumlu kolluk görevlilerinin sanık ve müdafiine soru sorma olanağı da tanınarak tanık olarak dinlenmeleri, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. 19.11.2014 tarihli eylemde, sanıklar Tugay ve Ahmet'in 5237 sayılı TCK'nın 37. maddesi kapsamında birlikte hareket ederek uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri sabit ise de, olay sırasında üzerinde 5 paket satışa hazır hale getirilmiş kokain ele geçirilen sanık ...'in müstakil hareket ettiği, TCK'nın 37. maddesi kapsamında sanıklar Tugay ve Ahmet'in suçlarına iştirak ettiğine dair yeterli delil bulunmadığı, olay yerinin yakınında polisleri görünce bu sanıklara yönelik onları ikaz etmek için "ayık ol" diye bağırması şeklinde gerçekleşen eyleminden dolayı TCK'nın 39. maddesi kapsamında "yardım eden" sıfatı ile sorumlu olduğundan, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun üç veya daha fazla kişi tarafından TCK'nın 37. maddesi kapsamında "fail" sıfatı ile birlikte işlenmesi durumunun söz konusu olmadığı, aynı zamanda üzerinde satmak amacı ile kokain bulundurmaktan dolayı "fail" olduğu gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan cezanın TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca artırılması, 3. Sanık müdafiinin savunması, sanığın doğum tarihi ile nufusa tescil tarihi arasındaki süre dikkat alınarak MERNİS doğum tutanağı da getirtilmek suretiyle sanığın suç tarihlerinde kaç yaşında olduğuna dair uzman bir kurum ya da kuruluştan rapor alınarak, sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması," nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. F. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2023 tarihli ve 2019/511 Esas, 2023/85 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, b) Sanık ...'in 30.10.2014 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; 19.11.2014 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, c) Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir. G. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanıklar hakkındaki hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkûmiyet için yeterli, kesin ve şüpheden uzak delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, 3. Adli arama kararı bulunmadığına, aramaların usule aykırı olduğuna, bu nedenle delillerin hükme esas alınamayacağına, 4. Eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 5. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. 30.10.2014 tarihli olay yönünden; mahkûmiyet için yeterli, kesin ve şüpheden uzak delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına, 2. 19.11.2014 tarihli olay yönünden; birden fazla suç işlendiği iddiası karşısında her eylem için ayrı ceza mı, yoksa zincirleme suç hükümlerinin mi uygulanması gerektiği tartışılmadan hüküm kurulduğuna ilişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Mahkûmiyet için yeterli, kesin ve şüpheden uzak delil bulunmadığına, yapılan arama ve olay tutanağının yasaya aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 20.10.2014 tarihli eylem yönünden; durumundan şüphelenilerek sokak üzerinde durdurulan sanık ...'ın elindeki şeffaf poşet içinden 37 paket halinde kokain ele geçirildiği, ele geçen madde miktarı, satışa hazır şekilde yakın gramajlarda paketlenmiş olması değerlendirildiğinde sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği, 30.10.2014 tarihli eylem yönünden; İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/660 değişik sayılı kararına istinaden gizli soruşturmacılar tarafından sanık ...'den 20,00 TL karşılığında 1 gr esrar alındığı, ele geçen madde miktarı, sanık ile gizli soruşturmacılar arasında geçen dialoglar ve tutanaklar değerlendirildiğinde sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği, 19.11.2014 tarihli eylem yönünden; Demirbaş Sokak ile Narçil Sokak kesişiminde durumundan şüphelenilen sanık ...'in kolluk görevlilerini fark edip kaçarken Demirbaş Sokak No: 21 de bulunan boş binaya doğru "ayık ol" şeklinde bağırarak bu binadaki şahıslara polisin kendisini fark ettiğini haber verdiği, bir kısım kolluk görevlileri sanık ...'i takip ederken, geri kalan görevlilerin metruk binaya girdikleri, üst katta Demirbaş Sokağa bakan odada diğer sanıklar Tugay ve Ahmet'in bulunduğu, oda içinde beyaz renkli poşet içinde 53 parça halinde 22 gr, kilitli şeffaf poşette 1,62 gr kokain, ayrıca hassas terazi, uyuşturucu madde paketlemede kullanılan çok sayıda şeffaf kilitli poşet ve zımba ele geçirildiği, kesintisiz takipte sanık ...'in yakalandığı ve üzerinde metruk binada bulunan maddeye benzer nitelik ve paketleme şeklinde 5 pakette kokain ele geçirildiği, metruk binada ele geçen uyuşturucu madde miktarı, satışa hazır halde yakın gramajlarda paketlenmiş olması dikkate alınarak tüm sanıklar yönünden uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun sabit olduğu, sanıklar Tugay ve Muhammed'in eylemleri arasında fiili kesintinin gerçekleşmediği, bu nedenle sanıklar Tugay ve Muhammed'e zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği, bununla birlikte sanık ...'in sanıklar Tugay ve Ahmet'e yönelik "ayık olun" şeklindeki ifadesinin suçu doğrudan icra eden sanıklar Tugay ve Ahmet'in eylemi gerçekleştirmelerini kolaylaştırmak amacı taşıdığından sanık Muhammed'in 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi kapsamında "yardım eden" olarak değerlendirilmesi gerekeceği, Gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Adli Emanetin 2014/15090 sırasında kayıtlı olan ve sanık ...'dan elde edilen kokain hakkında Mahkemesince karar verilmesi mümkün görülmüştür. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, metruk binada yapılan aramada ve sanığın avucunda görülen şeffaf poşette uyuşturucu maddelerin ele geçmesi karşısında Mahkemenin, aramaların usule uygun yapıldığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm ile sanık ... hakkında 19.11.2014 tarihli eylem nedeniyle kurulan hüküm yönünden Dairemizin 16.09.2019 tarihli ve 2019/1407 Esas, 2019/552 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere sanık ..., diğer sanıklara hitaben "ayık olun" diye bağırması şeklinde gerçekleşen eyleminden dolayı "yardım eden" sıfatı ile sorumlu ise de; sanığın üzerinde satışa hazır 5 paket kokain ele geçmesi nedeniyle "fail" sıfatı ile sorumlu olduğu gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca cezasında indirim yapılması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, metruk binada arama yapılmış olması ve sanık ...'in kaçması üzerine takip sonucu kaba üst yoklamasında uyuşturucu maddelerin ele geçmesi karşısında Mahkemenin, aramanın usule uygun yapıldığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, eleştiri ve aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanıklar hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği hususunun ihtarına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. C. Sanık ... hakkında 30.10.2014 tarihli eylem nedeniyle kurulan hüküm yönünden Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesine göre gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesi için, işlenen suçun kanunda sayılan ve gizli soruşturmacı kullanılabilecek suçlardan olması, suçun işlendiği konusunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka yolla delil elde etme imkanının bulunmaması, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması ve yetkili ve görevli mahkemece bir karar verilmesi gerekir. Dava konusu suç uyuşturucu madde ticareti yapma suçu olduğu halde, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç olmadığı, zira suç tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceği; yine aynı Kanun'un "Teknik Araçlarla İzleme" başlıklı 140 ıncı maddesindeki düzenlemeye göre, sanığın teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir karar bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karara dayanılarak ve 5271 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesi uyarınca ayrıca bir karar alınmadan teknik araçlarla izleme ve görüntüleme ve ses alma işlemi yapıldığının anlaşılması karşısında bu şekilde elde edilen deliller hukuka aykırı olup hükme esas alınamaz. Dosyada mevcut GS 509 ve 505 kod numaralı alıcı görevlilerin beyanları, 30.10.2014 tarihli "Rapor", "Güven Alımı ve Teslim Tesellüm Tutanağı", "CD Fotoğraflama ve Deşifre Tutanağı" ile 31.10.2014 tarihli "Fiziki Takip, Kimlik Tespit ve Savcı Görüşme Tutanağı" içeriklerine göre sorumlu kolluk görevlilerinin güven alımına katılmadıkları, alıcı görevlilerin de sanığın kimliğinin tespiti çalışmasına katılmadıkları, hukuka aykırı olarak alınan görüntü kaydına dayanılarak sorumlu kolluk görevlilerince sanığın kimlik tespitinin yapıldığı, bu şekilde elde edilen delilin de hukuka aykırı olduğu ve hükme esas alınamayacağı, başkaca mahkûmiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı nitelikte delil elde edilemediği anlaşıldığından sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünün "A" bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2023 tarihli ve 2019/511 Esas, 2023/85 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, re'sen de temyize tabi olan hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm ile sanık ... hakkında 19.11.2014 tarihli eylem nedeniyle kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünün "B" bendinde açıklanan nedenle İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2023 tarihli ve 2019/511 Esas, 2023/85 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322'nci maddesi gereği hükmün; "2" nolu bendinin 6 ncı paragrafından ve "3-b)" bendinin 7 nci paragrafından “ödenmeyen adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52/4 maddesi uyarınca hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına (ihtarat yapılamadı)” ibareleri çıkartılarak yerlerine "adli para cezasının ödenmemesi halinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edileceğinin ihtarına'' ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C. Sanık ... hakkında 30.10.2014 tarihli eylem nedeniyle kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünün "C" bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2023 tarihli ve 2019/511 Esas, 2023/85 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2023 tarihinde karar verildi.