Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2023/15497 E. , 2023/10582 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onanma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2023/15497 E. , 2023/10582 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onanma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2016 tarihli ve 2011/232 Esas, 2016/197 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 07.03.2017 tarihli ve 2017/372 Esas, 2017/405 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.11.2022 tarihli ve 2021/13340 Esas, 2022/12128 Karar sayılı kararı ile; atılı suç için öngörülen ceza miktarına göre zorunlu müdafi gerekmesine rağmen tayin edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. D. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2023 tarihli ve 2023/11 Esas, 2023/280 Karar sayılı kararı ile sanığın, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün düzeltilerek onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Kolluk görevlilerince bilinen bir muhbirin, Özkan ve İzzet isimli şahısların uyuşturucu madde sattıklarını ihbar etmesi üzerine, bu muhbire verilen tespitli para ile sanık ... ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen Özkan ile buluşan muhbirin Özkan'dan suç konusu kokaini satın aldığı olayda, dosya kapsamına göre Özkan'la fikir ve eylem birliği içinde hareket eden sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen "Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir" hükmü karşısında; Açık kimliği kollukça bilinen muhbirin, İzzet ve Özkan isimli şahısların uyuşturucu madde sattıklarını ihbar etmesi üzerine, Cumhuriyet savcısının bilgisi olmaksızın, kolluk görevlilerinin talimatları ile muhbirin Özkan'ı telefonla arayarak kokain alma konusunda anlaştığı, buluşma noktasına Özkan ile sanık ...'ın birlikte geldikleri, muhbirin seri numaraları alınmış tespitli parayla Özkan'dan kokain aldığı olayda; 5271 sayılı Kanun'un 2/e maddesi ve 161 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun Ek 6 ncı maddesi uyarınca, edinilen bilgi veya alınan ihbar veya şikâyet üzerine veya kendiliğinden bir suçla karşılanan kolluğun olay yerinde kişilerin ve toplumun sağlığına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına zarar gelmemesi ve suçun delillerinin kaybolması ya da bozulmaması için gerekli acele tedbirleri aldıktan sonra durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda gerekli soruşturma işlemlerini yapması gereklidir. Dosya içeriğine göre; olay tutanağında işlenmekte veya henüz işlenmiş olan ya da pek az önce işlenmiş bir suçun mevcudiyetini ortaya koyan somut şüphe sebepleri belirtilmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin (j) bendi ile 2559 sayılı Kanun'un 13/A maddesi kapsamında suçüstü halinin varlığından bahsetmenin mümkün olmadığı, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair bilgi alınması üzerine Cumhuriyet savcısına haber verilerek bilgisi dahilinde sanık hakkında işlem yapılması gerekirken, Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun'un 160 vd. maddelerine göre yaptığı yazılı veya sözlü bir görevlendirme bulunmaksızın sanık Özkan ile telefon irtibatı sağlanarak, sanık serbest iradesi dışında uyuşturucu madde satışına teşvik edilmiştir. Böylece kolluk görevlileri kışkırtıcı ajan gibi hareket etmişlerdir. Somut olayda; kolluk görevlilerinin Cumhuriyet savcısının bilgi ve talimatı bulunmaksızın, görev ve yetkileri dışına çıkarak, sanıkları suça teşvik etmeleri suretiyle elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu ve Anayasanın 38 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, sanık ...'ın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, kanuna aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2023 tarihli ve 2023/11 Esas, 2023/280 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedenine göre bozma kararının hakkındaki hüküm kesinleşen sanık Özkan'a SİRAYETİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.