İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/16500 Karar: 2025/1356 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/16500 K.2025/1356

10. Ceza Dairesi 2023/16500 E. , 2025/1356 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/69 Değişik İş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın Reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİ

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/16500 E. , 2025/1356 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/69 Değişik İş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın Reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİ

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/16500 E. , 2025/1356 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/69 Değişik İş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın Reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/220 Esas, 2021/487 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararına yönelik itirazın "reddine" kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 2022/34490 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90276 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90276 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 15/06/2021 tarihli ve 2021/693 sayılı iddianamesi ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediğinden bahisle 5237 sayılı Kanun'un 188/3. maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açıldığı, Mahkemesince sanığın eyleminin uyuşturucu madde kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilmek suretiyle mahkûmiyetine karar verildiği ve sanık hakkında daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar verilmemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191/8-a. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/12/2021 tarihli kararı ile sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile birlikte 5237 sayılı Kanun'un 191/3. maddesi gereğince 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmiş ise de, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 08/02/2018 tarihli ve 2017/2699 esas, 2018/681 karar sayılı ilâmı ile de belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 191/3. maddesindeki "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir." şeklindeki düzenlemeden de anlaşılacağı gibi, anılan maddenin uygulama alanın uyuşturucu madde bulundurmak veya kabul etmek suçundan başlatılan soruşturma aşamasında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesi hâli ile sınırlı olduğu gözetilmeksizin, kovuşturma aşamasında sanık hakkında denetimli serbestlik ve tedavi tedbirine hükmedilemeyeceğinin gözetilmeyerek, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 20.10.2020 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2021 tarihli ve 2020/14560 Soruşturma, 2021/6109 Esas, 2021/1212 sayılı iddianamesi ile Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Yapılan yargılama sonucunda, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli ve 2021/220 Esas, 2021/487 Karar sayılı kararı ile, sanığın eyleminin değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 191/3. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, sanık hakkında tedavi tedbiri uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, C. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına, sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine, itirazı inceleyen mercii Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.01.2022 tarihli ve 2022/69 değişik iş sayılı kararı ile, itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. D. 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir. (3)(Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir." şeklinde yeniden düzenlenmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesinde "Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." ve aynı Kanun'un 191/9. Maddesinde de "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenlemelere yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; Yargılamaya konu eylemin, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunu ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçunu oluşturduğu iddiasıyla açılan kamu davasında görevli Mahkemece delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi sonucunda, eylemin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçunu oluşturduğu kanaatine varılması halinde, 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesinde yer alan amir hüküm gereği, yine 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı nitelikte olduğu ve aynı hukuki sonuçları doğuracağı dolayısıyla, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilmesi için aranan tüm koşulların hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için de geçerli olduğu, 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği kabul edilmektedir. Ancak, usulüne uygun olarak verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi doğrultusunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği, aynı şekilde 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi kapsamında usulüne uygun şekilde verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı var ise şüphelinin bu suçtan işlediği başka eylemi yönünden ayrı bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği kabul edilmektedir. Somut olayda, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda sanığın eyleminin değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 191/3. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlenen 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, geçiş hükmü olan 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi çerçevesinde verilen herhangi bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin, talep gerekçesi ile bağlı olarak yapılan incelemesi sonucunda reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla