İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/17339 K.2026/1518

Bozmaya uyulduğu, yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun…

Esas2023/17339Karar2026/1518Tarih12 Şubat 2026Okuma5 dk · 904 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2023/17339 E., 2026/1518 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Şubat 2026
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2021/165 E., 2022/164 K.
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm
Mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

904 kelime·5 dk okuma

Bozmaya uyulduğu, yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. 17.02.2010 tarihli eyleme dair Dairemizin 11.09.2017 tarihli ve 2017/1933 Esas, 2017/4365 Karar sayılı bozma ilâmına uyularak, Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.01.2023 tarihli ve 2023/90 Esas, 2023/44 Karar sayılı kararı ile verilen durma kararının gereği olarak sadece tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilip, ihlali halinde dosyasına bildirimde bulunulması ile

yetinilmesi gerekirken, “durma kararının” davayı sonlandıran nihai bir hüküm olmadığı ve yargılamanın bu dosya üzerinden yürütülmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında 26.11.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının düzenlendiği, sanığın yükümlülüklere uymaması nedeniyle ikinci kez açılan 14.11.2019 tarihinde düzenlenen iddianame ile Bakırköy 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/246 Esas sayılı dosyasının asıl davaya ilişkin 2021/165 Esas sayılı dosya ile birleştirildiği ve yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği aynı eylemin daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş olması nedeniyle Dairemizin görevli olduğu anlaşılmakla,

5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince 17.02.2010 tarihli eylemden dolayı sanık hakkında mükerrer dava açılmış olması nedeniyle, durma kararı verilen dosyalar ile incelenen dosyanın birleştirilip, ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin birleşen dosya üzerinden tartışılması,

14.11.2019 tarihli iddianame ile açılan kamu davası yönünden mükerrer açılmış olması nedeniyle ayrı hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mükerrer açılan dava ile asıl davaya konu eylemler aynı eylem olduğu halde birleşen dosyada, eylemlerin zincirleme suç oluşturduğu kabul edilerek belirlenen cezadan 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırım yapılması,

Kabule göre;

B. Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği.

5271 sayılı CMK'nın hükümden sonra yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251/1. maddesinde yer alan "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5/1-d bendinde yer alan "01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş,

hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de.

Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un geçici 5/1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından.

Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, 5271

sayılı CMK'da yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251/3. maddesine göre; " mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddesinde yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun "Basit Yargılama Usulü" yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

C. UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, sanık hakkında.

05.03.2010 tarihinde işlediği iddia edilen "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçu nedeniyle 06.04.2010 tarihinde düzenlenen iddianame ile açılan kamu davasında, Bakırköy (Kapatılan) 17. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.04.2014 tarihli ve 2013/1063 Esas, 2014/556 Karar sayılı kararı ile TCK’nın 191/1, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına hükmedildiği ve hükmün kesinleştiği, temyize konu dosya yönünden ise sanık hakkında, 17.02.2010 tarihli eylemi nedeniyle "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan 25.03.2010 tarihinde iddianame düzenlendiği,

iki suç arasında hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla; söz konusu dosyanın aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına konulması ve tüm delillerin değerlendirilerek her iki suçun “bir suç işleme kararının icrası kapsamında” işlenip işlenmediğinin, sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi;

zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

D. Sanığın eylemi nedeniyle, bozma öncesi hükümde 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 23.06.2014 tarihli hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine 11.09.2017 tarihli bozma ilâmı ile bozulduğunun anlaşılması karşısında, 1412 sayılı Kanun'un, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326/4. maddesinde.

"Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291. maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz" şeklindeki düzenleme gereğince 23.06.2014 tarihli hükümle tayin edilen 6.000,00 TL adli para cezasının sonuç ceza açısından sanık bakımından kazanılmış hak olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama sonucu 1 yıl 15 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini,

SONUÇ / HÜKÜM

Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/17339, K. 2026/1518, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/17339
Karar No
2026/1518
Tarih
12 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/17451 K.2026/910
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/17973 K.2026/892
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/17981 K.2026/769
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/18240 K.2026/761
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/18433 K.2026/821
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/19170 K.2026/885

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.