İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/17373 Karar: 2024/16284 Tarih: 2024

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/17373 K.2024/16284

10. Ceza Dairesi 2023/17373 E. , 2024/16284 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/25 E., 2023/85 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi it

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/17373 E. , 2024/16284 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/25 E., 2023/85 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi it

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/17373 E. , 2024/16284 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/25 E., 2023/85 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, hükmolunan cezanın süresine göre, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2013 tarihli ve 2010/1 Esas, 2013/4 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklar hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 2. Sanık ...'ın, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. B. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile sanıklar ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 02.11.2020 tarihli ve 2014/13828 Esas, 2020/6406 Karar sayılı kararı ile; "...D-Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde: Sanık hakkında 23.10.2009 tarihli suçtan dolayı 28.01.2010 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; UYAP ve adli sicil kaydına göre, 22.10.2009 ve 25.10.2009 tarihli suçlar nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 25/05/2010 tarihli iddianamesi ile açılan dava üzerine, Ankara (Kapatılan) 12. Ağır Ceza Mahkemesince 2010/111 esas ve 2012/137 karar sayılı ilam ile TCK'nın 188/3. maddesi uygulanarak sanık hakkında 4 yıl 2 ay hapis ve 1.500 TL adli para cezasına hükmolunduğu, bu hükmün temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşıldığından, bu dava ile ilgili dosyanın getirtilerek bu dosya içine konulması, daha sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek, inceleme konusu 23.10.2009 tarihli suç ile kesinleşen davaya konu 22.10.2009 ve 25.10.2009 tarihli suçların müstakil suçlar olup olmadığının veya “bir suç işleme kararının icrası kapsamında” işlenip işlenmediğinin ve buna bağlı olarak belirtilen suçların zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının tartışılarak belirlenmesinde, zincirleme suç oluşturduğunun saptanması durumunda, bunlardan en ağır sonuç doğuran suç esas alınarak tayin edilecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılmasında ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunmasında” zorunluluk bulunması, K- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ... hakkında suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde: Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenlerin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçu ile ilgili yukarıda (J) bendinde belirtilen bozma nedenine göre, koşulları bulunmadığı halde, sanıkların cezasının TCK’nın 188. maddesinin 5. fıkrası uyarınca artırılması, 2. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, " Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. C. Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; 1. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan ve lehe olan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 2. Sanık ...'ın, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan ve lehe olan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca belirlenen cezadan kesinleşen dosyadaki cezanın mahsubu ile neticeten 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar hakkındaki hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanıklar ..., ... ve ... müdafileri ile sanık ...’in temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ilişkindir. B. Sanık ...’nın temyiz sebepleri özetle; Cezanın düşürülmesi talebine ilişkindir. C. Sanık ...’ın temyiz sebepleri özetle; Eksik inceleme yapıldığına ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden: Gerekçeli kararda suç tarihlerinin 21.10.2009 (Sanık ... için), 28.10.2009 (Sanık ... için) ve 21.10.2009 ve 23.10.2009 ( Sanık ... için) şeklinde yazılması gerekirken, "17.09.2009- 20.11.2009" şeklinde gösterilmesi, mahkemesince düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, eleştiri dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden: Gerekçeli kararda suç tarihinin, sanık ... yönünden "21.10.2009 ve 23.10.2009" şeklinde yazılması gerekirken, "17.09.2009- 20.11.2009" şeklinde gösterilmesi, mahkemesince düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, eleştiri ve aşağıdaki hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Sanık hakkında bozma öncesi kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmamış olması ve hükme yönelik aleyhe temyiz olmaması nedeniyle, bu hususun 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiğinin ve bozma sonrasında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, 2. Sanık hakkında hüküm kurulurken, bozma ilamına uyularak kesinleşen hükme konu cezanın mahsubundan önceki aşamada, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 62 gün karşılığı adli para cezası belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca gün cinsinden para cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi sırasında günlüğü 20 TL'den olmak üzere 62 gün karşılığı 1.240,00 TL adli para cezası yerine, hesap hatası sonucu 1.000,00 TL adli para cezası belirlenmesi, yine bir sonraki bentte, sonuç hapis cezasının maddi hata sonucu "4 yıl 2 ay" olarak gösterilmesi, Hukuka aykırı olarak değerlendirilmiş; ancak her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. C. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden: 1. 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanıkların üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, bozma sonrası karar tarihi olan 08.03.2023 tarihinde, 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanıkların savunma haklarının kısıtlanması, 2. Gerekçeli kararda suç tarihlerinin 04.09.2009, 14.09.2009 ve 04.10.2009 (Sanık ... için), 07.10.2009 (Sanık ... için) ve 04.09.2009 ve 14.09.2009 ( Sanık ... için) şeklinde yazılması gerekirken, "17.09.2009 -20.11.2009" şeklinde gösterilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden: Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden: Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle ilgili Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322'nci maddesi gereği hükmün; 1. Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür uygulanmasına ilişkin "C-) 10-)" ibareli paragrafının hükümden çıkarılması, 2. Sanık ... hakkındaki "C-)" ibareli hüküm fıkrasının "4-)" ibareli bendinde yer alan "1.000,00 TL" ibaresinin çıkarılarak, yerine "1.240,00 TL" ibaresinin yazılması; "4-)" ibareli bendinde yer alan "4 yıl 2 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para" ibaresinin çıkarılarak, yerine " 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 1.240,00 TL adli para" ibaresinin yazılması, Suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden: Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla