Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2023/22172 E. , 2025/6305 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/735 E., 2022/38 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Beraat KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞ
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2023/22172 E. , 2025/6305 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/735 E., 2022/38 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Beraat KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2. maddesinin (a) bendi uyarınca beraatine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 09.04.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/9844 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB-2023/115542 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB-2023/115542 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1-Dosya kapsamına göre, Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/01/2022 tarihli kararı ile sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın usulüne uygun kesinleşmemesi sebebi ile sanığın beraatine ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştirme işlemleri yapılmak ve sanık hakkında denetim uygulanmak üzere Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına karar verilmiş ise de, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 26/04/2022 tarihli ve 2021/41361 esas, 2022/1181 karar sayılı ilamında yer alan ''...CMK'nın 231/11. maddesinde yer alan düzenlemeye göre, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması yerine sanığın beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirdiğinden,...'' şeklindeki açıklama değerlendirilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemesince sanık hakkındaki hüküm açıklanırken açıklanması geri bırakılan hükümde değişiklik yapılmaksızın mevcut haliyle açıklanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabule göre de, Şüpheli hakkında, incelemeye konu 28/04/2014 tarihinde işlediği uyuşturucu madde kullanmak suçundan dolayı Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12/12/2014 tarihli ve 2014/1074 soruşturma, 2014/17 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın şüpheliye yapılan tebligatının 19/12/2014 tarihinde iade gelmesi üzerine yeniden tebligat yapılmadan kesinleştirildiği anlaşılmakla kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davası hakkında durma kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde beraat kararı verilerek davanın esasını çözen bir kararla yargılama sonlandırıldıktan sonra, sanki durma kararı verilmişcesine "...kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştirme işlemleri yapılmak ve sanık hakkında denetim uygulanmak üzere Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına...” karar verilerek hükümde çelişki ve karışıklığa neden olunmasında, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 28.04.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2014 tarihli ve 2014/1074 Soruşturma, 2014/17 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "tebliğ"den itibaren başlayacağının açıkça gösterilmediği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere çağrıya uymayarak uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2015 tarihli ve 2015/2682 Soruşturma, 2015/1057 Esas, 2015/1050 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli ve 2015/1259 Esas, 2016/60 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı CMK'nın 231/5 ve 231/8. maddeleri uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 11.02.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, D. Sanığın denetim süresi içinde 19.10.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.01.2022 tarihli ve 2021/735 Esas, 2022/38 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın usûlüne uygun kesinleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2. maddesinin (a) bendi uyarınca beraatine ve "Sanığın 28/04/2014 tarihinde uyuşturucu madde bulundurduğu tespit edildiğinden 5237 Sayılı TCK'nın 191/1 maddesinde tanımlı "Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ve Kullanmak" suçundan KADEK kararının kesinleştirme işlemleri yapılmak ve sanık hakkında Denetim Uygulanmak üzere Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılmasına" karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanık hakkında 28.04.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.12.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı takiben, şüphelinin kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere çağrıya uymayarak uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine 08.10.2015 tarihli iddianame üzerine açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın usûlüne uygun kesinleşmediği gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiş ise de; 1. 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesinde yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemesince sanık hakkındaki hüküm açıklanırken açıklanması geri bırakılan hükümde değişiklik yapılmaksızın mevcut haliyle açıklanması gerektiği gözetilmeden beraat kararı verilmesi, 2. 5721 sayılı CMK'nın 223/1. maddesinde, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında ise, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, açılan kamu davasında yapılan yargılama üzerine kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde “durma kararı” verilerek, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirin infazının sonucunun beklenilmesi, tekrar tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden “beraat” kararı verilmesi ve dosyanın kesin olarak sonuçlandırılması ve davanın esasını çözen "beraat" kararıyla yargılama sonlandırıldıktan sonra, sanki durma kararı verilmişcesine, "...kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştirme işlemleri yapılmak ve sanık hakkında denetim uygulanmak üzere Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına” karar verilerek hükmün karıştırılması, Kanun'a aykırı olup sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2022 tarihli ve 2021/735 Esas, 2022/38 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (c) bendi uyarınca uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde karar verildi.