İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/23236 Karar: 2025/6316 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/23236 K.2025/6316

10. Ceza Dairesi 2023/23236 E. , 2025/6316 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/887 E., 2017/90 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEB

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/23236 E. , 2025/6316 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/887 E., 2017/90 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEB

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/23236 E. , 2025/6316 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/887 E., 2017/90 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihine göre lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi, aynı Kanun'un 62. ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 16.03.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/11706 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB-2023/118444 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB-2023/118444 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca uyuşturucu madde kullanma suçu nedeniyle yapılan soruşturma sonucunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesi zorunlu olduğu gibi 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında da“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenlemenin bulunduğu nazara alındığında, Her ne kadar Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 29/01/2015 tarihli kararı ile sanık hakkında 23/03/2014 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde kullanmak suçundan dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 03/03/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 15/09/2015 tarihinde suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu işlediğinden bahisle 5728 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına dair karar verilmiş ise de, 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinin amir hükmü gereğince, anılan kararın esasen 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun uyarınca zorunlu olarak verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğunun kabul edilmesi gerektiği cihetle, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 17/06/2019 tarihli ve 2019/2211 esas, 2019/3926 karar sayılı ilâmı ile "....bu durumda CMK’nın 231. maddesindeki genel kurallar değil, TCK’nın 191. maddesindeki özel hükümlerin uygulanması gerektiği, buna göre de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde TCK’nın 191/4. maddesindeki kuralların geçerli olacağı anlaşıldığından, sanığın ancak 'kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi veya tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması' hallerinde hüküm açıklanabileceğinden.." şeklinde değinildiği üzere, denetim süresinde işlenen suçun kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak veya kabul etmek suçu ile aynı neviden olması gerektiğinden, sanığın denetim süresi içerisinde 15/09/2015 tarihinde aynı neviden olmayan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 23.03.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2014 tarihli ve 2014/514 Soruşturma, 2014/457 Esas ve 2014/218 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2015 tarihli ve 2014/717 Esas, 2015/64 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. ve 8. fıkraları uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 03.03.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirildiği, C. Sanığın denetim süresi içinde 15.09.2015 tarihinde işlediği suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 2016/185 Esas, 2016/623 Karar sayılı kararı ile hükmedilen mahkûmiyet kararının 08.06.2016 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu, 15.02.2017 tarihli ve 2016/887 Esas, 2017/90 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; 1. Sanık hakkında 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği için, bu durumda, uyuşturucu madde kullanma suçları için özel bir düzenleme olması nedeniyle, aynı Kanun'un dördüncü fıkrasında belirtildiği üzere; Sanığın erteleme süresi zarfında; a. Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b. Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, Hâllerinde hakkındaki hükmün açıklanabileceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde işlediği "suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği gerekçesiyle, şartları oluşmadan hükmün açıklanması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2017 tarihli ve 2016/887 Esas, 2017/90 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla