İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/23246 Karar: 2025/6329 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/23246 K.2025/6329

10. Ceza Dairesi 2023/23246 E. , 2025/6329 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi 2. Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesi 2. 14.09.2021 SAYISI : 1. 2021/222 E., 2021/467 K. 2. 2021/356 E., 2021/415 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma 2. 11.07.2013 TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yar

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/23246 E. , 2025/6329 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi 2. Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesi 2. 14.09.2021 SAYISI : 1. 2021/222 E., 2021/467 K. 2. 2021/356 E., 2021/415 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma 2. 11.07.2013 TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yar

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/23246 E. , 2025/6329 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi 2. Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesi 2. 14.09.2021 SAYISI : 1. 2021/222 E., 2021/467 K. 2. 2021/356 E., 2021/415 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma 2. 11.07.2013 TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2021/222 Esas, 2021/467 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihine göre yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 31/3. ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince genel hükümlere göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin 14.03.2014 tarihli ve 2012/536 Esas, 2012/789 Karar sayılı ek kararının kesinleşmesini takiben, kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verildiği, hükmün, itiraz edilmeksizin 12.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli ve 2021/356 Esas, 2021/415 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 12.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2023 tarihli ve 2023/9574 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB-2023/118597 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB-2023/118597 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1-Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin 04/11/2021 tarihli ve 2021/22 esas, 2021/467 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesince, suça sürüklenen çocuk hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün itiraz edilmeksizin 16/05/2014 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresinde işlediği iddia edilen Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/04/2021 tarihli ve 2019/1065 esas, 2021/656 sayılı kararına konu suç tarihinin ise 16/04/2019 olduğu, 3 yıl olarak belirlenen denetim süresinin 16/05/2017 tarihinde dolması sebebiyle ihbar konusu suçun denetim süresinden sonra işlendiğinden bahisle şartları oluşmadığından hükmün açıklanmasına yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de, Adı geçen suça sürüklenen çocuk hakkında, 14/06/2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da kullanmak suçundan yapılan soruşturma evresi sonunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 06/08/2015 tarihli ve 2015/34082 soruşturma, 2015/650 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, anılan kararı müteakip suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 16/04/2019 tarihinde aynı türden suç işlemesi nedeniyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/04/2021 tarihli ve 2019/1065 esas, 2021/656 sayılı kararı ile mahkûmiyetine dair karar verildiği, 5237 sayılı Kanun'un 191/5. fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme uyarınca Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/04/2021 tarihli kararına esas suç tarihinin 14/06/2015 olup erteleme süresi içerisinde 16/04/2019 tarihinde sanığın tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmasının ihlâl nedeni olduğu nazara alındığında, Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin 14/03/2014 tarihli ve 2012/536 esas, 2012/789 sayılı kararının itiraz edilmeden 04/05/2015 tarihinde kesinleştiği ve bu tarihten itibaren başlayan 3 yıllık denetim süresinin 04/05/2018 tarihinde sona ereceği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde yer alan, "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın denetim süresi içerisinde 14/06/2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/09/2021 tarihli ve 2021/356 esas, 2021/415 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca uyuşturucu madde kullanma suçu nedeniyle yapılan soruşturma sonucunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesi zorunlu olduğu, ancak aynı maddenin 6. fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca daha önceki bir kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ve bu kararın ihlâl edilmesi nedeniyle dava açılmışsa artık sonraki suçlar nedeniyle yapılan soruşturmalarda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği; diğer taraftan 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca da, hakkında daha önceden denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerin devam eden yargılamalarında mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasının zorunlu olduğu nazara alındığında, somut olayda, sanığın 11/07/2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 05/06/2014 tarihli ve 2013/29067 esas sayılı iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2015 tarihli kararıyla sanığın mahkûmiyetine, 5728 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına dair karar verilmiş ise de, anılan kararın esasen 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun uyarınca zorunlu olarak verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğunun kabul edilmesi gerektiği gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/09/2021 tarihli ve 2021/356 esas, 2021/415 sayılı kararı ile her ne kadar sanık hakkında Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin 2012/536 esas, 2012/789 sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik kararı bulunduğu, 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesi gereğince ikinci işlenen eylemin ilk eylem nedeniyle verilen kararın ihlâl nedeni sayılacağı ve ikinci eylemin ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, mahkemedeki eylemin ikinci eylem olduğunun belirlendiği gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de, Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin 2012/536 esas, 2012/789 sayılı dosyasına konu suçun suç tarihinin 07/06/2012, inceleme konusu dosyadaki suçun işlendiği tarihin ise 11/07/2013 olduğu gözetildiğinde, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” düzenlemenin suç tarihinde yürürlükte olmadığı, dolayısıyla anılan maddenin sanık bakımından uygulama imkanı bulunmadığı kaldı ki, 6545 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinin uygulanma imkanı olsaydı bile düşme yerine durma kararı verilmesi gerektiği cihetle, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2021/222 Esas, 2021/467 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: Kanun yararına bozma istemi ve Tebliğnamede Mahkeme esas numarasının "2021/222 Esas" yerine "2021/22 Esas" olarak yazılması maddi hata olarak kabul edilmiştir. 1. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre 01.05.1995 doğumlu olup inceleme konusu suçun işlendiği 07.06.2012 tarihinde 17 yaşında olan suça sürüklenen çocuk hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 31.07.2012 tarihli ve 2012/67079 Soruşturma, 2012/28915 Esas, 2012/2704 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin 28.11.2012 tarihli ve 2012/536 Esas, 2012/789 Karar sayılı kararı ile, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın kesinleşmesinin ardından, yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin 14.03.2014 tarihli ve 2012/536 Esas, 2012/789 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1., 31/3. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 6 ay 20 gün hapis cezasının, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. ve 8. fıkraları uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın üç yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 16.05.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirildiği, 3. Sanığın denetim süresi içinde 14.06.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04.11.2021 tarihli ve 2021/22 Esas, 2021/467 Karar sayılı kararı ile "ihbara konu suç tarihinin 16.04.2019 olup, denetim süresinin 16.05.2017 tarihinde sona erdiğinden" bahisle hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verildiği, hükmün, itiraz edilmeksizin kesinleştiği, B. Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli ve 2021/356 Esas, 2021/415 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 11.07.2013 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 05.06.2014 tarihli ve 2013/29067 Soruşturma, 2014/6927 Esas, 2014/3869 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.04.2015 tarihli ve 2014/967 Esas, 2015/316 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. ve 8. fıkraları uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 04.05.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 3. Sanığın denetim süresi içinde 14.06.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.09.2021 tarihli ve 2021/356 Esas, 2021/415 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında daha önce aynı nev'i suçtan hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlediğinden bahisle "düşme" kararı verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, C. Dosya arasında bulunan Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1065 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde: Sanık hakkında, 14.06.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan yapılan soruşturma sonunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 06.08.2015 tarihli ve 2015/34082 Soruşturma, 2015/650 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, 06.08.2015 tarihli erteleme kararı kaldırılarak Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2017 tarihli ve 2015/34082 Soruşturma, 2017/5133 Esas, 2017/4694 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2018 tarihli ve 2017/68 Esas, 2018/682 Karar sayılı kararı ile ısrar koşulunun oluşmadığı gerekçesi ile "durma" kararı verildiği, kararın 10.09.2018 tarihinde kesinleştirilmesinin ardından bu kez sanık hakkında aynı 14.06.2015 tarihli eylemi nedeniyle ikinci kez Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2019 tarihli ve 2018/51356 Soruşturma sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, anılan 04.02.2019 tarihli erteleme kararını müteakip denetim süresi içerisinde 16.04.2019 tarihinde aynı türden suç işlemesi nedeniyle erteleme kararı kaldırılarak, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2019 tarihli ve 2018/51356 Soruşturma, 2019/14461 Esas, 2019/13321 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2021 tarihli ve 2019/1065 Esas, 2021/656 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine dair karar verildiği, kararın, istinaf edilmeden 22.04.2021 tarihinde kesinleştirildiği, Anlaşılmıştır. D. Dosyalar kapsamına göre; 1. Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2021/222 Esas, 2021/467 Karar sayılı kararı yönünden; İhbara konu Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2021 tarihli ve 2019/1065 Esas, 2021/656 Karar sayılı kararı yönünden mükerrer dava bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesi amacıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına gönderilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede; Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2021 tarihli kararına esas suç tarihinin 14.06.2015 olup erteleme süresi içerisinde 16.04.2019 tarihinde sanığın tekrar uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle bu 16.04.2019 tarihli eylem ihlâl kabul edilerek sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği anlaşıldığından, inceleme konusu genel hükümler kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin 14.03.2014 tarihli ve 2012/536 Esas, 2012/789 Karar sayılı kararının itiraz edilmeden 04.05.2015 tarihinde kesinleştiği ve bu tarihten itibaren başlayan 3 yıllık denetim süresinin 04.05.2018 tarihinde sona ereceği, 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesinde yer alan, "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın denetim süresi içerisinde 14.06.2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, ihlâl sayılıp 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmayan 16.04.2019 tarihli eylem, suç tarihi olarak kabul edilip yazılı şekilde hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 2. Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli ve 2021/356 Esas, 2021/415 Karar sayılı kararı yönünden; a. Dosyada içeriğine göre, 11.07.2013 günü kolluk ekibinin, ..... of İstanbul inşaatı arasında kalan yeşil alan üzerinde bulunan sanık ve inceleme dışı 2 şahsın çevresinde yaptıkları araştırmada suça konu esrar maddesinin bulunduğu, şahısların üst aramalarında herhangi bir suç unsuru bulunmadığı, soruşturma aşamasında şahısların ele geçen madde ile ilgisi olmadıklarını savundukları, ancak sanık ... ve diğer sanık Metin'in daha önce esrar kullandıklarını beyan ettiği anlaşılan olayda; kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilmeyen, olayı müteakip kamu davası açılmadan önce uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanmayan, tüm aşamalarda alınan savunmalarında ele geçen madde ile ilgisi bulunmadığını söyleyerek suçlamaları kabul etmeyen sanığın, daha önce kullandığını söylediği uyuşturucu maddelerin ele geçmemesi nedeniyle niteliklerinin belirlenmesi de mümkün olmadığından, ele geçen uyuşturucu maddelerle ilgisi bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine eylemi sabit kabul edilerek daha önce hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlediğinden bahisle sanık hakkında "düşme" kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. b. 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesinde yer alan "Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez." şeklindeki düzenleme ile 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinde yer alan "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2021/222 Esas, 2021/467 Karar sayılı kararı yönünden: 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2021/222 Esas, 2021/467 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, B. Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli ve 2021/356 Esas, 2021/415 Karar sayılı kararıyönünden; 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli ve 2021/356 Esas, 2021/415 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "11.07.2013 tarihli eylem yönünden sanığın üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2. fıkrasının (e) bendi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle BERAATİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, 4. Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla